8. Hukuk Dairesi 2022/7994 E. , 2024/4795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında mükerrer kadastro tespiti nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında Kırklareli Babaeski ... Köyü kadastro çalışma alanında bulunan 85 parsel sayılı taşınmaz, 17.04.1963 tarihinde 10.000,00 metrekare yüzölçümü ile tapu kaydına dayalı olarak dava dışı ... adına tespit edilmiş ve 01.10.1964 tarihinde tescil edilmiştir. Söz konusu taşınmaz 06.09.1968 tarihinde, istimlak nedeniyle 1154 parsel sayılı 6.556,00 metrekare ve 1155 parsel sayılı 1.284,00 metrekare yüzölçümlü parseller olmak üzere ifraz edilmiş, geriye kalan 2.160,00 metrekarelik bölümü yola terk edilmiş, bilahare 1154 parsel sayılı taşınmaz 24.06.2011 tarihinde satış ile davacı ...’a intikal etmiş ve 08.11.2014 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmada 136 ada 1 parsel numarası ve 6.828,16 metrekare yüzölçümü ile tescil edilmiştir. Davalılar adına kayıtlı bulunan ... Köyü 1429 parsel sayılı 6.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 31.07.1970 tarihinde tapu kaydına dayalı olarak davalıların murisi İbrahim Ata adına tespit edilmiş ve tespitin 24.02.1972 tarihinde kesinleşmesiyle tapuya tescil edildikten sonra, 24.09.2012 tarihinde miras yoluyla davalılara intikal etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, adına kayıtlı ... Köyü çalışma alanında bulunan 1154 (yeni 136 ada 1) parsel sayılı taşınmazın, davalılar adına kayıtlı ... Köyü çalışma alanında bulunan 1429 parsel sayılı taşınmaz ile mükerrerlik oluşturduğunu ileri sürerek, 1429 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemsince davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2021 tarihli ve 2018/3218 Esas, 2021/3517 Karar sayılı ilamı ile "... Köyü 1154 parsel (yeni 136 ada 1) sayılı taşınmaz ile ... Köyü 1429 parsel sayılı taşınmazı kapsayan kadastro paftaları getirtildikten sonra mahallinde, bir fen bilirkişisi ve iki harita mühendisi bilirkişinin katılımıyla keşif yapılarak, davacıya ait taşınmaz ile mükerrer olduğu ileri sürülen taşınmaza ait kadastro paftaları çakıştırılmak suretiyle, mükerrerlik bulunup bulunmadığına ilişkin keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı; taşınmazlar arasında mükerrerlik olduğunun belirlenmesi halinde, ilk kadastronun yapıldığı 17.04.1963 tarihi itibariyle mülkiyet hakkının kime ait olduğu konusunda toplanmış ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için bozulmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Köyü 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tahdit ve tespitinin 17.04.1963 tarihinde yapılarak 01.10.1964 tarihinde kesinleştiğini; ... Köyü 1429 parsel sayılı taşınmazın ise 31.07.1970 tarihinde kadastro tahdit ve tespitinin yapıldığı ve 1972 yılında kesinleştiği ve bu itibarla kadastro tahdit, tespit ve kesinleşme evraklarına göre ... Köyü 136 ada 1 parsel (eski 1154 parsel) sayılı taşınmazın tespitlerinin daha önce yapıldığı ve ... Köyü 1429 parselin ise tapu kaydının mükerrer olduğu anlaşıldığından; tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın tescil yoluyla yeniden tapuya bağlanması hukuken mümkün olmadığı, mükerrer tapu oluşturulması halinde ikinci tapuya hiç bir şekilde dikkate alınmaması, mükerrer tapu üzerinden yapılan işlemlere geçerlik tanınmayacağı belirtilerek davanın kabulüne" karar verilmiş, davalılar vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!