8. Hukuk Dairesi 2022/7925 E. , 2023/3497 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/17 E., 2018/17 K.
KARAR : Davacı ...'in davasının kısmen kabulüne,
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, müdahiller vekili ve davalı ... ve mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 221 ada 6 parsel sayılı 2905,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu halde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
2.Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
3.... ve arkadaşları vekili, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı gibi dayanak kaydın tedavüllerinin hukuka aykırı şekilde yapıldığını ve tapu kaydına dayanarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2005 tarihli ve 1999/104 Esas, 2005/71 Karar sayılı kararı ile dayanak tapu kaydının taşınmazı kapsamadığını, davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (1). Hukuk Dairesinin 10.03.2006 tarihli ve 2006/14653 Esas, 2006/2469 Karar sayılı kararıyla, davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, uygulamada 1984/53 ve 1994/28 Esas sayılı dava dosyalarındaki uygulama ve krokilerin de eldeki uygulama ile karşılaştırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinin davacı ...'in ilk taleplerinin aksi yönünde beyan verdikleri, yalnızca son taleplerinde olduğu gibi bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen yere ilişkin haklarının olduğunu ve burayı kullandıklarını, yine asli müdahillerin taleplerini kısmen doğruladıklarını, hak iddia edilen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen yerin ...'ten Mustafa ve İbrahim'e kaldığını, üzerindeki evin ise keşiften yaklaşık 10 yıl kadar önce İbrahim ... tarafından yaptırıldığını, ayrıca bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere okunan tapu kayıtlarının davalı taşınmazların kullanım durumuna uymadığını, davalı taşınmazları ve hak iddia edilen yerleri de kapsayacak şekilde çok geniş bir alanı kapsadığını, yine davacı tarafından istenilen 390,45 metrekarelik yer ile asli müdahiller tarafından istenilen 505,94 metrekarelik yerlerin dava tarihinde ve dava tarihinden öncede yani 20 yılı aşkın bir süredir aralıksız nizasız ve fasılasız olarak kullandıklarını, zilyetliklerinin kesilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, asli müdahiller davalarının kabulüne; dava konusu 221 ada 6 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi Adem Tunç'un 02.03.2018 tarihli raporuna ekli krokisinde (C) harfi ile gösterilen 390,45 metrekarenin, bu parselden ifrazı ile aynı ada da son parsel numarası verilerek ahpunluk ve harman yeri olarak davacı ... adına, asli müdahiller'in davalarının kabulüne, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen 505,94 metrekarelik yerin, bu parselden ifrazı ile aynı adada 1 nolu karar gereği verilecek parsel numarasından sonraki numara verilerek muris ... mirasçıları adlarına tesciline, üzerindeki evin Süleyman oğlu 934 doğumlu İbrahim Ecevit tarafından yaptırıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, müdahiller vekili ve davalı ... ve mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün muris ...'ten satın alındığı halde ...'in tüm mirasçıları adına tescil kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bu yönden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını istemiştir.
3.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Asliye Hukuk Mahkemesince tapu kaydının taksimine karar verildiğini ve taraflar arasında kesin hükmün olduğunu, tapu kayıt uygulamalarının yetersiz olduğunu, davacı tarafın tapu kayıtlarının ve müdahillerin senedinin sahte olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13, 14, 17, 20 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Dava, genel mahkemeden aktarılan dava niteliğinde olup, kadastro tutanağının malik hanesi hukuken boştur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu halde mahkemece çekişmeli 221 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan 02.03.2018 tarihli rapor ve eki haritada (C) ve (E) harfiyle işaretli bölümler hakkında hüküm kurulmasına rağmen taşınmazın aynı rapor ve eki haritada (D) ve (A) harfiyle işaretli bölümler yönünden hüküm kurulmaması ve davanın niteliği gereği Hazine ve ilgili tüzel kişiliğin davaya dahil edilmemesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, sair yönler incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!