WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/7900 E.  ,  2024/3378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/29 E., 2022/67 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz (şerhe yönelik) davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım Kadastrosu sırasında İzmir ili ... ilçesi ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 2391 ada 73 parsel sayılı 190,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak "arsa" vasfıyla Hazine adına 08.07.2010 tarihinde tespit edildikten sonra; Hazine tarafından askı ilan süresi içerisinde taşınmazda bir kullanım bulunmadığı ileri sürülerek çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan şerhin terkini istemi ile açılan davanın yargılaması sonucunda; İzmir Kadastro Mahkemesi'nin 27.11.2013 tarih ve 2013/227 Esas, 2013/74 Karar sayılı kararı ile; 23.05.2013 tarihinde verilen durma kararının 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 9/2 nci maddesi gereğince devamına, 2391 ada 73 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, mülkiyet ... "davalı" olmadığından tutanak aslı ve dava dosyasının ...s Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine ve şerh yönünden taşınmazın "davalı" olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş ve iş bu kararın davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2014 tarih ve 2014/16204 Esas, 2014/12642 Karar sayılı kararı ile hükmün "onanmasına" karar verilip, davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili'nin tashihi karar isteklerinin de 26.05.2015 tarih ve 2015/1302 Esas, 2015/6786 Karar sayılı karar ile reddedilmesi üzerine hüküm, 26.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı ... Çekemoğlu vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 24.10.2012 tarihli dava dilekçesinde; çekişmeli 2391 ada 73 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 21.02.2004 tarhinde ... isimli kişiden satın alındığını ve bu tarihten itibaren taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunu, buna karşın kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın beyanlar hanesine ... adına şerh verildiği, ancak bu kişinin taşınmazda fiili kullanımı bulunmadığını ileri sürerek taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan şerhin terkini ile davacı lehine kullanıma yönelik şerh verilmesini istemiş; ...s 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.11.2017 tarihli 2012/678 Esas, 2017/430 Karar sayılı kararı ile taşınmazın kadastro tespitinin henüz kesinleşmediği gerekçesi ile Kadastro Mahkemesine yönelik olarak görevsizlik kararı verilmesi ve iş bu kararın temyiz edilmeksizin 09.04.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazın tespit günü itibari ile boş ve kullanımsız olduğunu ileri sürerek; davalı ... vekili ise cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın davalı gerçek kişinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli taşınmazın 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesine 6831 Sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edildiği, Hazine tarafından açılan davanın yargılaması sonucunda Mahkeme'nin 2013/227 Esas, 2013/74 Karar sayılı kararı ile 23.05.2013 tarihinde verilen durma kararının 6292 Sayılı Kanun'un 9/2 maddesi gereğince devamına ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği ve hükmün kesinleştirilerek Tapu Müdürlüğü'ne infaz için 27.04.2015 tarihinde gönderildiği ancak sözü edilen davanın yargılaması sırasında eldeki dava dosyasında, davacı ... tarafından aynı taşınmaza yönelik dava açılmış olması karşısında anılan hükmün kesinleşmiş sayılamayacağı, çekişmeli 2391 ada 73 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 2391 ada 74 ve 75 parsel sayılı taşınmazların önceden bir bütün olarak 2391 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar olup, bu taşınmazlar Hazine adına kayıtlı iken 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında ifraz edilerek 2391 ada 73, 74 ve 75 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, davalı Hazine'nin dayandığı Milli Emlak Müdürlüğü'ne ait tutanaklarda çekişmeli taşınmazın öncesini oluşturan 2391 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların 1998 yılında dava dışı kişiler tarafından kullanıldığının, aynı yerle ilgili 2008 tarihli tutanaklarda ise taşınmazların boş olduğunun belirtildiği, bu tutanaklarda davacı ...'nun ya da dayandığı 21.04.2004 tarihli enkaz devir sözleşmesinde devir eden sıfatıyla imzası bulunan ...'nın isimlerinin bulunmadığı, sunulan enkaz devir sözleşmesinde taşınmazın yerini belirten herhangi bir veri bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda tespit tarihi olan 2010 yılından önceki yıllara ait uydu görüntülerinde taşınmazın doğu ve güney sınırlarında yapraklı ağaçlar bulunduğu, tespit tarihinden sonraki 2011 yılına ait uydu fotoğraflarında taşınmazın orta kesiminde yapraklı ağaçlar bulunduğu, 2012 yılına ait uydu fotoğraflarında taşınmazın boş olduğu, 2014 ve 2016 yılına ait uydu fotoğraflarında ise taşınmazın kuzey ve doğusunda yapraklı ağaçlar bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında taşınmaz üzerinde olduğu belirtilen ağaçların tespit tarihinden sonra dikildiği, davacı ... ve bir kısım tanık tarafından davacının dava konusu taşınmazda yapmış olduğu yapıların belediye tarafından kaldırıldığı beyan edilmekle beraber yıkım kararı ve belediye emlak vergi beyannamelerinin sunulmadığı ve bu nedenle davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği, tüm bu hususlar dikkate alındığında dava konusu taşınmazın tespit tarihi ve öncesinde davacı ... tarafından kullanıldığının ispat edilemediği..." gerekçesi ile dava tarihi itibariyle dava konusu 2391 ada 73 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak dava bulunması nedeniyle taşınmaz hakkındaki kadastro tespitinin kesinleşmediği anlaşılmakla Mahkeme'nin 27.11.2013 tarih ve 2013/227 Esas, 2013/74 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına, davacı ... tarafından açılan davanın subut bulmadığından reddine, davacı Hazine tarafından açılan davanın 6292 Sayılı Kanun'un 9/2 nci maddesi gereğince durdurulmasına, çekişmeli 2391 ada 73 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhine yönelik Hazine tarafından açılmış bir dava bulunduğu ve bu davanın 6292 sayılı Kanun'un 9/2 nci maddesi gereğince durdurulduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.