8. Hukuk Dairesi 2022/7866 E. , 2023/5973 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/10 E., 2022/18 K.
...
...
...
KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki kadastro (genel mahkemeden devreden) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... ili ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 185 ada 64 parsel ... 10.802,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1996 yılında ... tarafından imar ve ihya edilerek tarım alanına dönüştürüldüğü ve halen bu kişinin zilyetliğinde olmakla beraber, zilyetlikle iktisap koşullarının süre yönünden gerçekleşmediği belirtilerek Hazine adına tespit edildikten sonra, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi davalı hale getirilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde, ... İli ... Beldesi Merkez mahallesinde bulunan ve tesis kadastrosu sırasında "taşlık" olarak tescil harici bırakılan yaklaşık 10.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünü, imar ve ihya etmek sureti ile 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek iddiasına konu taşınmaz bölümünün adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmadığı gibi iktisap koşullarının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.02.2010 tarihli ve 2009/627 Esas, 2010/693 Karar ... kararı ile; "...hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın 40 yıldan fazladır davacının zilyetliğinde olduğu, ziraat bilirkişisinin raporuna göre dava konusu yerin imar ve ihyasının 25-30 yıl önce tamamlandığı, dolayısı ile ile davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise DSİ'nin istimlak sahası içinde kaldığı..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 13.03.2009 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokilerde (A) harfi ile gösterilen 8.647,21 metrekare yüzölçümündeki kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.03.2012 tarihli ve 2011/4596 Esas, 2012/1857 Karar ... kararıyla; "...yapılan araştırma ve incelemenin yeterli bulunmadığı, dava konusu taşınmaz Anamur Kadastro Müdürlüğü'nün 21.05.2010 tarihli ve 1454 ... karşılık yazısına göre, 1971 yılında yapılan tapulama çalışmalarında "taşlık" vasfı ile tespit harici bırakıldığı ve kural olarak, taşlık niteliği ile tapulama harici bırakılan yerlerin imar ve ihyaya muhtaç olduklarının kabulü gerektiği halde taşınmazın niteliğinin belirlenmesi amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa bu tutanaklara dayanak kayıt ve belgelerin bulunduğu yerden getirtilerek dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu üzerinde durulmadığı, öte yandan taşınmazın tapulu olup olmadığının ve imar planı kapsamında bulunup bulunmadığının da ilgili yerlerden sorulup saptanılmadığı açıklanarak İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 243 ve 244 üncü maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılması, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenmesi, dava konusu taşınmazın komşularına ait kadastro tutanakları ile dayanak kayıt ve belgeleri getirtilerek yerel bilirkişi ve tanıklar vasıtası ile uygulanması, bu kayıt ve belgelerin dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu, dava konusu taşınmazın kim tarafından hangi tarihte imar ve ihyasına başlandığı, imar ve ihyanın ne şekilde sürdürüldüğü, hangi tarihte tamamlandığı, tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususları ile kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde 6100 ... Kanun'un 261 inci maddesi gereğince bu çelişkilerin giderilmesine çalışılması, keşifte ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle dava tarihine göre 20–25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak taşınmazın niteliği ve ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihinin ayrı ayrı belirlenmesi, ayrıca tescil davalarının konusunu ancak tapusuz taşınmazların oluşturacağı ve çifte tapunun önlenmesi bakımından teknik bilirkişi raporu ve krokisi de eklenmek suretiyle taşınmazın tapulu olup olmadığının ilgili yerden sorulması, imar planı kapsamında kalan taşınmazların imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkün olmadığından, taşınmazın imar planı kapsamında bulunması halinde tespit harici bırakılma tarihi ile imar planı kapsamına alındığı tarih arasında 20 yıllık sürenin geçip geçmediğinin gözönünde tutulması ve toplanacak deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.06.2013 tarihli ve 2012/371 Esas, 2013/522 Karar ... kararı ile; "...yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle..." Kadastro Mahkemesine yönelik olarak görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Anamur Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
2.İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ve 2014/21 Esas, 2015/38 Karar ... kararı ile; "...çekişmeli taşınmazda imar ve ihya sureti ile zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 185 ada 64 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 10.06.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide 1 numara ile gösterilen 42,01 metrekare yüzölçümündeki ahır ile 2 numara ile gösterilen 101,17 metrekare yüzölçümündeki kargir evin ... oğlu ... 'a, 3 numara ile gösterilen 109,50 metrekare yüzölçümündeki kargir evin ... oğlu ...'a ve 4 numara ile gösterilen 37,07 metrekare yüzölçümündeki kargir evin ise ... kızı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesinin 13.12.2017 tarihli ve 2015/17733 Esas, 2017/8887 Karar ... kararıyla; "...dosyanın incelenmesinde; davacı ...'in, Anamur Asliye Mahkemesi'nin 2012/371 Esasına (öncesi Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/381 Esas ... ve Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/627 Esas ... dosyaları) kayıtlı dosyasında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayalı olarak tescil davası açtığı, taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13.3.2009 tarihli raporda davacının iddiasına konu kısımların iki ayrı bölüm halinde (A) ve (B) harfleri ile gösterildiği, yargılama sonucunda ise Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.2010 tarih ve 2009/627 Esas, 2010/693 Karar ... ilamı ile yukarıda sözü edilen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 8.647,21 metrekare yüzölçümündeki bölüm yönünden davanın kabulü ile taşınmaz bölümünün davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan ve (B) harfi ile gösterilen 1.502,28 metrekare yüzölçümündeki bölüm yönünden ise bu bölümün DSİ istimlak sahası içerisinde kaldığı belirtilerek tescil talebinin reddine karar verildiği, anılan hükmün yalnızca Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8 inci Hukuk Dairesi'nin 15.03.2012 tarihli ilamı ile araştırmaya yönelik (A bölümüne ilişkin) olarak bozulduğu ve bilahare ise 03.06.2013 tarihinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 27 inci maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine aktarıldığının anlaşıldığı, dolayısı ile sözü edilen Asliye Hukuk Mahkemesi kararını davacı ... temyiz etmediğine göre bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik hükmün kesinleşmiş olup, aktarılan davanın kapsamının, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin hükmüne dayanak bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yer olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, dava aktarıldıktan sonra Kadastro Mahkemesinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan rapora ekli krokide Asliye Hukuk Mahkemesi'nin hükme dayanak yaptığı haritanın çekişmeli taşınmaza ait pafta ile çakıştırıldığı, bu çakıştırma sonucunda temyize konu dosyada hükme de esas alınan 10.06.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda önceki tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen kısmın (64-A) rumuzu ile, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise (64-B) rumuzu ile gösterildiği, hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince (64-B) rumuzu ile gösterilen kısmın aktarılan davanın kapsamında bulunmadığına göre bu bölüm yönünden olağan usule göre kesinleştirme işlemi yapılmak üzere tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan, aktarılan davanın kapsamında kaldığı anlaşılan (64-A) rumuzu ile gösterilen kısma yönelik araştırma ve incelemenin de yeterli bulunmadığı, zira taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığı, yalnızca 1990 yılına ait hava fotoğrafı incelenmiş olup, aktarılan tescil davasının 2006 yılında açıldığı göz önüne alındığında bu hava fotoğrafının tarihi itibariyle davayı aydınlatmaya elverişli bulunmadığı açıklanarak öncelikle, dava tarihi olan 2006 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait üç farklı tarihe ait hava fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına konulması, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında; mahalli bilirkişi ve tanıklardan aktarılan davanın kapsamında bulunan (64-A) rumuzu ile gösterilen bölümün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılması, ziraat mühendisi bilirkişiden belirtilen bölümün toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, dava konusu taşınmazın imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye, dava konusu taşınmazın (64-A ile gösterilen bölümün) dava tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları tevdi edilip stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak; bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, fen bilirkişisine ise keşfi takibe elverişli krokili rapor düzenlettirilmesi; keşifteki tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, harita bilirkişisinin raporunda (64-B) rumuzu ile gösterilen bölüm yönünden ise aktarılan davanın kapsamı dışında kaldığının anlaşılmasına göre olağan usule göre kesinleştirme işlemi yapılmak üzere tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/47 Karar ... kararı ile; "...hükme esas bilirkişi raporunda A1 rumuzu ile gösterilen kısımda davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, A2 ve A3 rumuzu ile gösterilen kısımların taşlık, kayalık ve hali arazi niteliğinde olup, bu kısımlarda iktisap koşullarının gerçekleşmediği..." gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 185 ada 64 parsel ... taşınmazın 09.10.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide (A1) rumuzu gösterilen 8474.09 metrekare yüzölçümündeki kısmının tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısmın içerisindeki 4 numaralı evin ...'e; 3 numaralı evin ...'a; 2 numaralı evin ve 1 numaralı ahırın ise ... 'a ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh düşülmesine, krokide (A2) rumuzu gösterilen 332.90 metrekare yüzölçümündeki kısım ile (A3) rumuzu gösterilen 585.59 metrekare yüzölçümündeki kısmın ayrı ayrı hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/759 Esas, 2021/4636 Karar ... kararıyla; "...davanın, Hazine ile ... Belde Belediyesi hasım yöneltilerek açıldığı, yargılama sırasında Anamur Belediyesi ile ilgisi bakımında DSİ’nin davaya dahil edildiğinin anlaşıldığı, ancak, karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 ... Kanun) 1. maddesi gereğince ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının tescil davası yönünden ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hasım sıfatını kazandığı, ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu hususun gözden kaçırılarak ... taraf olarak davada yer almaksızın karar verildiği, öte yandan işin esası yönünden yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı, hükme esas alınan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen ağaçların aktarılan dava tarihi göz önüne alındığında yaşları itibariyle zilyetlikle iktisap süresini ispata elverişli olmadıkları anlaşıldığı halde, bu bölümün niteliği, öncesinden itibaren kullanım şekli ve süresi hususlarında dosyadaki tereddütleri ortadan kaldıracak şekilde rapor alınmadığı, ayrıca ziraat mühendisi bilirkişi raporu ile jeodezi bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu halde bu çelişkilerin de giderilmediği açıklanarak İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacıya, davasını ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yönelterek taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınması; bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delillerinin sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması; bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve 3 kişilik jeodezi-fotogrametri uzmanı bilirkişi heyetinin katılımıyla keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, tanık ve yerel bilirkişilerden, çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki durumu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar -ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; tanık ve yerel bilirkişi beyanlarının bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi; beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliği, toprak yapısı, zirai faaliyete konu olup olmadığı, imar-ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı, zilyetliğin kimden kime ne zaman geçtiği ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı ve komşu parseller ile dava konusu taşınmaz arasında nitelik farkı bulunup bulunmadığı hususlarında, önceki bilirkişi raporunu irdeleyecek şekilde, ekinde çekişmeli taşınmaz bölümünün tüm yönden çekilmiş görüntülerini de içeren ayrıntılı rapor alınması, jeodezi mühendisi bilirkişi kuruluna dosyada mevcut stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması; taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması; temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihya işleminin ne zaman tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin sürdürülüş şeklinin ve süresinin belirlenmesine çalışılması ve bundan sonra da iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, aktarılan dava tarihi itibariyle davacı adına imar-ihyaya dayalı olarak tescil koşularının gerçekleşip gerçekleşip gerçekleşmediği tereddütsüz olarak belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...hükme esas bilirkişi raporunda A1 rumuzu ile gösterilen kısımda davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davanın kabulüne, davanın kabulüne, çekişmeli 185 ada 64 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 22/07/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan krokide (A1) rumuzu ile gösterilen 8.474,09 metrekare yüzölçümündeki kısmının tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine 1 numaralı ahırın ... ’a; 2 numaralı evin ... ’a; 3 numaralı evin ...’a ve 4 numaralı evin ...’e ait olduğunun yazılmasına, taşınmazın (A2) rumuzu ile gösterilen 332,904 metrekare ve (A3) rumuzu ile gösterilen 585,587 metrekare yüzölçümündeki kısımlarının Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1.409,418 metrekare yüzölçümündeki kısma ilişkin kadastro tutanağının hükmün kesinleşmesine müteakip olağan usule göre kesinleştirme işlemlerinin yapılması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olup, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olmadığını ileri sürerek ve res'en dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olup, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Dahili davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olup, taşınmazın bir kısmı kamulaştırıldığı halde muhdesatlar yönünden kazanılmış haklar gözardı edilerek karar verildiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazda zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!