8. Hukuk Dairesi 2022/7856 E. , 2024/3700 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1010 E., 2022/937 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/121 E., 2021/17 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1196 ada 1 parsel sayılı 36.095,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2008 yılından beri ... Hurdacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın öncesinde müvekkillerinin murisi ...'in, ölümü ile mirasçılarının kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkillerinin miras payları oranında kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; muris ...'in tüm mirasçıları olan davacıların, 2008 yılında noterde düzenlenen muvafakatnamelerle o tarihlerde 23 nolu orman parseli olarak tanımlanan arazide hiç bir haklarının bulunmadığına dair müvekkili şirket lehine muvafakat verdiklerini ve taşınmaz üzerindeki zilyetliklerini müvekkili şirkete teslim ettiklerini, o tarihten beri taşınmazın müvekkili şirketin kullanımında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın kullanıcı belirlemesinin müvekkili idare tarafından yapılmadığından yapılan işlem ile ilgili Kadastro Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu belirterek, davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın önceden davacıların murisi ... ve onun ölümünden sonra mirasçıları tarafından tarla olarak kullanıldığı, ...'den kalan tapulu 928 parsel sayılı taşınmazın 2008 yılında davalı şirkete satıldığı sırada, tapusuz olan ve orman sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir haklarının bulunmadığı ve tüm haklarını davalı şirkete devrettiklerine dair ... mirasçılarının tümü tarafından noterde düzenlenmiş muvafakatname verildiği, davalı taşınmazın tapulu araziyle birlikte davalı şirkete satıldığı ve bu tarihten itibaren davalı şirketin kullanımında olduğu, Aliağa Malmüdürlüğü'nün 28.01.2013 tarihli yazısında, davalı şirketçe işgal edildiği belirtilen ve Hazine'ye ait olan taşınmazın tahliye edilmesi ve eski haline getirilmesi hususunda davalı şirkete ihtarat yapılması üzerine, davalı şirket tarafından Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/8 Değişik İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunulduğu ve alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete ait tesislerin bulunduğu alanı ve davalı şirket tarafından ekili olan alanı gösteren krokinin davalı taşınmaza uyduğunun alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu, davacı tarafça talep edilen Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/13 Değişik İş sayılı tespit dosyası kapsamından da, tespit tarihinde dava konusu taşınmazın davalı şirket tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının davalı şirket tarafından 2014 yılından beri hurda şantiyesi olarak kullanıldığı, (B) harfi ile gösterilen kısmının ise tarım arazisi niteliğinde olup 5 yıldır kullanıma ara verildiği belirtilmiş ise de Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/8 Değişik İş ve 2015/13 Değişik İş sayılı dosyalarında tespit tarihlerinde davalı taşınmaz üzerinde tesisler dışındaki tarım alanının davalı şirket tarafından ekildiğinin belirtildiği, davalı şirketin dava konusu taşınmazı 8-10 yıldan beri kullandığına dair tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihinde ve öncesinde davalı şirket tarafından fiilen kullanıldığı, davacıların kadastro tespit tarihinde taşınmaz üzerinde fiili kullanımlarının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya kapsamı, yapılan keşif ve alınan beyanlara göre, kullanım kadastrosu tespit tarihinde, çekişmeli taşınmazın davalı tarafından kullanıldığının anlaşılması sonucunda, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle;
Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80.70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!