8. Hukuk Dairesi 2022/7823 E. , 2024/2363 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1440 E., 2022/985 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulüne/Davanın Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/122 E., 2021/115 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama Kadastrosu sırasında Muğla ili ...ilçesi ...Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda kat mülkiyeti olarak tesis edilmek suretiyle davacılar adına kayıtlı bulunan eski 1966 parsel sayılı 34.751,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 1 parsel numarasıyla ve 33.508,64 metrekare yüzölçümlü olarak ve Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan eski 853 parsel sayılı 8.142,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 2 parsel numarasıyla ve 8.996,81 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında davacılara ait 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalı Hazineye ait 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını belirterek davalı Hazineye ait taşınmaza eklenen 1.243,06 metrekarelik kısmın taşınmazdan terkini ile davacılara ait taşınmaza eklenerek 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 34.751,70 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, bilahare yargılama sırasında talebini ıslah ederek 1.247,76 metrekarelik kısmın 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "davanın, hukuki nitelik olarak 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde ikame edildiğini ancak davacı vekiline istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince dava dilekçesini açıklaması için süre verildiği, davacı vekilinin 23.02.2021 tarihli dilekçesi ile davasının mülkiyet hakkına dayalı olarak ikame edilen tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu yönünde beyanda bulunduğu, bu nedenle, davanın uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın, sunulan bilirkişi raporlarında da belirtilen mükerrerlik oluşturan bölüm yönüyle tescil talebinin, mülkiyete yönelik bir hakka ilişkin olduğu, 102 ada 1 nolu parselin evveliyatı olan 1966, 1966 parsellerin evveliyatı olan 1671, 1672, 1673, bu parsellerin evveliyatı olan 1394, 1395, 1396 ve bu parsellerin evveliyatı olan 334, 337, 338, 339, 340, 348, 349, 350, 351, 357, 358 ve 359 kadastral parseller ve bu parsellerin bulunduğu ...Mahallesinde 14.06.1972 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre Tapulama çalışmalarına başlanıldığı, 22.12.1973 yılında kesinleştiği ve 05.04.1974 yılında tapuya devredildiği, bilirkişi raporuna göre 22/a çalışmalarının doğru olarak yapıldığı, eski 1966 ve 853 parsellerin 102 adayı oluşturduğu, davacılara ait 1966 parselin 102 ada 1, Hazine'ye ait 853 parselin ise 102 ada 2 parsel olduğu, bilirkişi raporuna ekli kroki de (D) harfi ile gösterilen davacıların sitesi de dahil olan binanın 102 ada 2 parsele tecavüzlü konumda olduğu, (A) harfi ile gösterilen 1.247,76 metrekarelik kısmın mükerrer tecavüzlü konumda olduğu, bu mükererliğin nedeninin 1394, 1395, 1396 parsellerin imar uygulamasına tabi tutulduğunda, yürürlükteki imar uygulamasına göre 853 parselin bu uygulamaya dahil edilerek, mükerrerlik arz eden kısmın 853 parselden ifraz edilmek suretiyle 1673 parsele ilave edilmesi gerektiğinin belirtildiği, 102 ada 1 ve 2 parseller arasında mülkiyet ihtilafı olduğu ve bu ihtilafın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışması ile çözülemeyeceği, uyuşmazlığın ayrı bir yargılama gerektirdiği, bu nedenle 22/a çalışması sonucu davacıların parselinden davalı Hazine parseline ilave edilen 1.247,76 metrekarelik kısmın davalı parselinden ifraz edilerek davacılara ait 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 102 ada 2 parsel (eski 853 parsel) sayılı taşınmazın, 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide mavi ve siyah renk ile taralı (A) harfi ile gösterilen 1.247,76 metrekarelik kısmının, bu taşınmazdan ifraz edilerek, davacılara ait 102 ada 1 parsel (eski 1966 parsel) sayılı taşınmaza dahil edilmesi suretiyle, 102 ada 1 parsel (eski 1966 parsel) sayılı taşınmazın 34.756,40 metrekare olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "davanın, mülkiyet iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacılar tarafından, adlarına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde uygulama kadastrosu sonucu azalma olduğu iddiasıyla kesinleşen uygulama kadastro tespitine itiraz talebiyle dava açıldığı, yargılama sırasında alınan beyanlardan, davacılar vekilinin davalarının 3402 Sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olmayıp mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğunu beyan ettikleri, hükme esas alınan 16.10.2018 ve Dairece verilen geri çevirme kararı gereğince alınan 15.01.2020 havale tarihli ek rapora göre, dava konusu edilen taşınmazlarda 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, dava konusu taşınmazların geldisi olan 1394, 1395 ve 1396 parsellerin, 1996 yılında yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğu, her üç parselin arasında kalan yolların komşu eski 853, yeni 102 ada 2 parsel dikkate alınmadan mevcut imar planındaki ada sınırları esas alınarak 1671 nolu ihdas parselinin oluşturulduğu ve 1394, 1395 ve 1396 parsellerle birleştirilerek 1672 parselin oluştuğu, bu parselin de yola, parka ve yeşil alana terkleri yapıldıktan sonra plan gereği ifraz edilerek 1673, 1674 parsellerin oluştuğu, bu uygulama nedeniyle ihdas edilen 1671 parsel ile tapulama çalışmalarında tespit gören eski 853, yeni 102 ada 2 parselle, krokide (A) harfiyle gösterilen 1.247,76 metrekarelik kısmın mükerrer konuma düştüğü, mülkiyet ihtilafına neden olan bu hususun 3402 sayılı Kanun'un 22/a ve 41 maddeleri gereğince düzeltilemeyeceği fakat krokide (A) harfi ile gösterilen 1.247,76 metrekarelik kısmın eski 853, yeni 102 ada 2 parselden ifraz edilerek imar uygulaması sonucu oluşan eski 1966, yeni 102 ada 1 parsele ilave edilmesi gerektiğinin belirtildiği, davalıya ait taşınmazın teknik bilirkişilerce düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 1.247,76 metrekarelik kısmının (imar uygulamaları sonrasında yol olarak ayrılan) davacılara ait taşınmaz sınırları içinde kaldığı fakat imar uygulaması sırasında davalıya ait eski 853 parsel sınırları içerisinde gösterilerek mükerrerlik oluşturduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına kayıtlı 102 ada 1 parsele eklenerek tesciline karar verilmesi isabetli ise de hükümde dava konusu kısmın tapusunun iptaline karar verilmeden ifrazına karar verilmesi ve öncesinde yol olan kısma ilişkin davada anlaşmazlığın imar uygulanmasından kaynaklanması nedeniyle yasal hasım olan davalı Hazine'nin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 102 ada 2 parsel (eski 853 parsel) sayılı taşınmazın, 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide mavi ve siyah renk ile taralı (A) harfi ile gösterilen 1.247,76 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptaline, bu kısmın taşınmazdan ifraz edilerek, davacılara ait 102 ada 1 parsel (eski 1966 parsel) sayılı taşınmaza dahil edilmesi suretiyle, 102 ada 1 parsel (eski 1966 parsel) sayılı taşınmazın 34.756,40 metrekare olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!