8. Hukuk Dairesi 2022/7600 E. , 2024/3787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/18 E., 2022/39 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Samsun ili Havza ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 197 ada 3 parsel sayılı 65.958,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 4/8 payla davalı ..., 1/8'er payla dava dışı ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazdaki ...'un 4/8 payının müvekkili olan davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2017/4222 Esas, 2020/6015 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Davacı dava dilekçesiyle, çekişmeli taşınmazın tamamında davalı payının adına tescili istemiyle dava açmış ise de, mahkemece 28.04.2014 tarihinde yapılan keşifte davalının davacıya verdiği kısmın tespit edilerek fen bilirkişi raporunda 9525 metrekare olarak gösterildiği, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı tarafından davacıya verilen yerin 9525 metrekarelik bu kısım olduğunun her iki tarafında kabulünde olduğu, dava, yalnız davalı ...'un payına yönelik olduğuna göre, çekişmeli taşınmazın tamamında dava dışı diğer tespit maliklerinin haklarının da devam ettiği, hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 9525 metrekarelik kısmın ifraz edilip yeni parsel numarası verilerek davalıya ait 4/8 payın davacı ..., 1/8'er payın dava dışı diğer tespit malikleri ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline, kalan kısmın aynı parsel numarası ile tespit gibi tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak; "28.04.2014 tarihinde yapılan keşifte hazır bulunan tüm mahalli bilirkişi ve tanıklara okunan 02.05.2007 tarihli köy senedine göre, senedin kapsadığı sınırların açıkça fen bilirkişisine gösterildiği ve krokide açıkça belirtildiği, tüm tanık ve mahalli bilirkişilerin fen bilirkişisine 2007 tarihli senedin kapsadığı alanı göstermesi sonucu dava konusu taşınmazda 2007 tarihli senedin kapsadığı alanın 9525 metrekare olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 197 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 08.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide kırmızı ile işaretli 9525 metrekarelik kısmının ifraz edilerek, 197 adanın son parsel numarası verilerek yeni parsel numarası altında, davalıya ait 4/8 payın davacı ... adına, 1/8'er payın ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline, kalan 56433,20 metrekarelik kısmın aynı parsel numarası ile tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; işbu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi uyarınca, davanın taraflarının kararda doğru ve eksiksiz şekilde gösterilmeleri gerekir. İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafından, dava konusu taşınmazın davalı ... dışındaki paydaşları ..., ..., ... ve ...'un payına yönelik olarak dava açılmadığı halde, bu kişilerin, karar başlığında davalı olarak gösterilmiş olmaları doğru değildir.
Öte yandan; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Hükme esas alınan 08.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporunun incelenmesinden; çekişmeli 197 ada 3 parsel sayılı taşınmazın rapora ekli krokide kırmızı ile işaretli 9525 metrekarelik kısmının ifrazı sonrası, taşınmazda birbirinden bağımsız iki parça yer kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ifraz sonrası kalan 56433,20 metrekarelik kısmın aynı parsel numarası ile tesciline dair verilen hükmün infazı mümkün değildir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 197 ada 3 parsel sayılı taşınmazın rapora ekli krokide kırmızı ile işaretli 9525 metrekarelik kısmının ifrazı sonrası, taşınmazdan arta kalan birbirinden bağımsız iki parça yerin yüzölçümlerinin fen bilirkişisine hesaplattırılarak, ayrı parsel numaraları verilmek suretiyle tespitteki payları oranında tespit malikleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazı mümkün olmayacak şekilde aynı parsel numarası ile tesciline karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davacı ... vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!