WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/7408 E.  ,  2024/3583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2904 E., 2022/780 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/20 E., 2021/28 K.
BİRLEŞEN DAVALAR : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/554 E. , Kocaeli
Kadastro Mahkemesi 2016/48 E. , 2016/11 E. , 2016/22 E. ,2016/23 E. , 2016/24 E. , 2016/26 E. , 2016/28 E.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... İdaresi vekili, davacı / davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili, davacı / davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro çalışmaları sonucunda, Kocaeli ili ...ilçesi ... /... Mahallesi çalışma alanında bulunan Dağ Altı mevkii 4010 parsel sayılı 652,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, ... kullanımında olduğu; 4011 parsel sayılı 958,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bir katlı yığma ev, bir katlı prefabrik ev ve bahçesi vasfıyla, üzerindeki yapılarla birlikte ... kullanımında olduğu; 4012 parsel sayılı 1342,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bir katlı yığma ev, bir katlı yığma samanlık ve bahçesi vasfıyla, üzerindeki yapılarla birlikte ... kullanımında olduğu; 4013 parsel sayılı 772,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, iki adet bir katlı yığma ev, bir katlı ahşap samanlık ve bahçesi vasfıyla, üzerindeki yapılarla birlikte ... kullanımında olduğu; 4014 parsel sayılı 651,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, ... kullanımında iken 17.07.1989 tarihinde ...’a satıldığı ve bu kişinin kullanımında olduğu; 4015 parsel sayılı 173,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, ... kullanımında iken 1998 yılında ... ve ...’a satıldığı ve bu kişilerin kullanımında olduğu ve 4017 parsel sayılı 588,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, ... ve ...’un müşterek kullanımlarında olduğu belirtilerek tespit edilmişse de, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/554 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduklarından bahisle 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 5. maddesi gereğince malik haneleri boş bırakılmıştır.

Asıl dava olan 2016/10 Esas sayılı ve birleşen 2016/11 Esas, 2016/22 Esas, 2016/23 Esas, 2016/24 Esas, 2016/26 Esas ve 2016/28 Esas sayılı dosyalar, sırasıyla 4012, 4010, 4017, 4015, 4014, 4013 ve 4011 parsellere ilişkin olup, bu parsellerin Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/554 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduklarından bahisle. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilerek yukarıdaki esas numaralarına kaydedildikten sonra asıl dava olan 2016/10 Esas sayılı dosyada birleştirilmişlerdir.

Bu davayla birleşen 2016/48 Esas sayılı dosyanın davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; Kadastro Mahkemesinin 2016/10 Esas sayılı dosyası ile ... tarafından açılan davaya konu taşınmazlardan 4010, 4011 ve 4009 parsel numaralı taşınmazlar hakkında, ... tarafından Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/21 Esas numaralı dosyasıyla açılan davada, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduklarından bahisle, açılan davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın onanarak kesinleştiğini ileri sürerek, bu parsellere ilişkin kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında 4009 parsel yönünden tefrik kararı verilmiştir.

Bu davayla birleşen Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/554 Esas sayılı dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; babası ... Koç’un ölüm tarihi olan 2007 yılından 50 - 60 sene evvel köy senedi ile satın aldığı ...... Mahallesi Kayısı Sokakta bulunan 5000 m2 ve yine aynı yer İspiriye Sokakta bulunan 5000 m2 olmak üzere toplam 10000 m2 yüzölçümündeki taşınmazları ekip biçtiğini, içerisinde 2 adet betonarme ev ile 1 adet ahşap ev, sebze ve meyve ağaçlarının mevcut olduğunu ileri sürerek, tapusu çıkarılmadığından bu taşınmazların mirasçılar adına tapuya tescilinin yapılmasını talep etmiş ve yargılama sırasında müdahil ..., dava konusu edilen yerin 600 m2 lik kısmının kendisine ait olduğunu ileri sürerek, adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmış olup, dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda D ve E harfleri ile gösterilen yerlerin 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi kapsamındaki parsellerden oldukları, 129 ada 1 ve 2 parsel numaralarını aldıkları ve Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/76 ve 2010/77 Esas sayılı dosyalarında dava konusu oldukları gerekçesiyle, bu taşınmazlara ilişkin dava tefrik edilmiş, dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda A, B ve C harfleriyle gösterilen yerlerin ise 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi gereği yapılan çalışmalarda 4010, 4011, 4012, 4013, 4014, 4015 ve 4017 parsel numarası verilen yerler oldukları ve 3402 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereği kadastro tutanaklarının Kadastro Mahkemesine gönderildiği bildirildiğinden 27.04.2016 tarihinde Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2016/10-11-22-23-24-26-28 Esas sayılı dosyaları ile bu dosya arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

Asıl dava olan 2016/10 Esas sayılı dosyada, müdahil ... vekili, dava konusu edilen yerin 4014 parsel olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 22.11.2017 tarihli 7. celsede, gerek davacı ...' nın avukatı gerekse kendisi 4010 parsel dışındaki dava konusu yerlerden feragat ettiklerine dair beyanda bulunmuş, imza ve parmak izleri alınmış olup, davacı ... bizzat 22.12.2017 tarihli keşif beyanında da, dava konusu ettiği yerin 4010 parsel olduğunu, bu taşınmazın adına tescile karar verilmesini talep ettiğini, dava konusu edilen 4011, 4012, 4013, 4014, 4015 ve 4017 parsellere ilişkin davasından feragat ettiğini yinelemiş ve parmak izi alınmıştır.

Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2016/10 Esas sayılı dosyası ile yürütülen yargılama neticesinde, davacı ...'nın davasının 4012,4013,4014,4015 ve 4017 parseller açısından feragat nedeniyle reddine, 4012 parsel sayılı taşınmazın 1 katlı yığma ev, 1 katlı yığma samanlık ve bahçesi niteliği ile, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi kısmında belirtildiği gibi ... ve ... oğlu ... adına, 4013 parsel sayılı taşınmazın 2 adet 1 katlı yığma ev, 1 katlı ahşap samanlık ve bahçesi niteliği ile, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi kısmında belirtildiği gibi ... ve ... oğlu ... adına, 4014 parsel sayılı taşınmazın bahçe niteliği ile, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi kısmında belirtildiği gibi ... ve ... oğlu ... adına, 4015 parsel sayılı taşınmazın bahçe niteliği ile, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi kısmında belirtildiği gibi ... ve ... kızı ... ve ... ve ... kızı ... adına, 4017 parsel sayılı taşınmazın bahçe niteliği ile, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi kısmında belirtildiği gibi ... ve ... oğlu ... ve ... ve ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 4010 parsel açısından davacı ...'nın davasının kabulüne, birleşen 2016/48 esas sayılı dosya davacısı Hazinenin davasının reddine ,4010 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... kızı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 4011 parsel açısından davacı ...'nın davasının feragat nedeniyle reddine, birleşen 2016/48 esas sayılı dosya davacısı Hazinenin davasının reddine , 4011 parsel sayılı taşınmazın 1 katlı yığma ev, 1 katlı prefabrik ev ve bahçesi niteliği ile, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi kısmında belirtildiği gibi ... ve ... kızı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ..., davalı - birleşen dosya davacısı Hazine ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince; eksik araştırma ve inceleme yapılmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığından bahisle, HMK' nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca Kocaeli Kadastro Mahkemesi’nin 2016/10 Esas ve 2018/22 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

İlk Derece (Kocaeli Kadastro) Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; " taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları, memleket haritası vehava fotoğrafları gözetildiğinde taşınmazların 40 yıldan fazla zamandır kök muris ... Koç tarafından kullanılarak sağlığında mirasçıları arasında taksim ettiği, bir kısmı mirasçların ise kendilerine düşen yerleri satış senedi ile sattıkları " gerekçesiyle, davacı ...'nın, Kocaeli ili ...ilçesi ... - ... Mahallesi 4011, 4012, 4013, 4014, 4015 ve 4017 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davasının reddine, davacı Hazine'nin 4011 ve 4012 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davasının reddine, 4010 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun7 un Geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro tespitindeki nitelikleri ile ... ve ... kızı ... adına, 4011 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... kızı ... adına, 4012 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... oğlu ... adına, 4013 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... oğlu ... adına, 4014 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... oğlu ... adına, 4015 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... kızı ... ve ... ve ... kızı ... adına, 4017 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... oğlu ..., ... ve ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... İdaresi vekili, davacı / davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " 1958, 1981 ve 1997 tarihli memleket haritalarında taşınmazların açık alan olarak görüldükleri, 1958 tarihli memleket haritasında boş arazi iken 1981 ve 1997 tarihli memleket haritalarında 4012 ve 4013 nolu parsellerde yapıların bulunduğu, 1979, 1994 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında ağaçlık - bahçe olarak görüldüğü, 1958 ila 1979 yılları arasında hava - uydu fotoğrafı veya haritası bulunmadığından imar ve ihyanın tam olarak ne zaman başladığının tespit edilemediği, ancak gerek 1979 tarihli hava fotoğrafı ve gerekse 1981 tarihli memleket haritasında bu tarihlerde imar ve ihyanın tamamlanarak taşınmazların bahçe vasfına dönüştüğünün, bu nedenle zilyetliğin 1979 yılından önce başladığının anlaşıldığı, imar planına alındığı 2005 tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolduğu, yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın tarafların murisi ... Koç'a ait iken ölmeden önce mirasçıları arasında taksim ettiği ve dava tarihine kadar bu şekilde kullanıldığı, 4014 ve 4015 nolu parselleri murisin sağlığında müdahillere sattığı, birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin açtığı dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu 4009, 4010 ve 4011 parsel sayılı taşınmazların Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/21 Esas ve 2008/174 Karar sayılı dosyasında orman olarak tesciline karar verildiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu dosyadaki bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazlarla çakıştırılması sonucunda 4009 nolu parsele ait olduğunun, 4010 ve 4011 nolu parselleri kapsamadığının anlaşıldığı, 4009 nolu parselin dosyadan tefrik edildiği görülmekle, 4010 ve 4011 nolu parsellere yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... İdaresinin istinaf sebepleri yönünden ise Orman İdaresinin davada yasal hasım konumunda bulunduğu, bu nedenle davanın husumetten reddine yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, yasal hasım olması nedeniyle lehine vekalet ücreti takdiri edilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle " davalı ... İdaresi vekili, davacı - davalı Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... İdaresi vekili, davacı / davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre davalı ... İdaresi vekili, davacı / davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından 4010 ve 4011 parsellerin dava konusu edildiği anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçe kısmında açıkça Hazinenin dava konusu ettiği yerlerin 4010 ve 4011 parseller olduğu belirtildiği halde, hüküm fıkrasının ikinci bendinde maddi hataya düşülerek 4010 parsel yerine davacı Hazine tarafından dava konusu edilmeyen 4012 parsel ifadesinin yazılması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... İdaresi vekili, davalı - davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı ... İdaresi vekili, davalı - davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan "4012" rakamının çıkarılarak yerine "4010" rakamının yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.