WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/7396 E.  ,  2024/3761 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/56 E., 2022/85 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve ...
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Muğla ili Fethiye ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 468 ada 13 parsel sayılı 5.919,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın alma iddiasına dayanarak, taşınmazın tespitinin iptali ve bir kısmının adına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil ... satış sözleşmesine dayanarak davaya katılmıştır. Yine aynı çalışma alanında bulunan ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldukları gerekçesiyle Hazine adına tespit edilen 468 ada ada 11 ve 12 parsel sayılı sırasıyla 5.682,36 ve 383,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ile irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilen 468 ada 14 parsel sayılı 850,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hakkında davacı ... ve arkadaşları tarafından, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan dava, eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacılar ..., ... ve arkadaşları ile ...'nın davalarının reddine, davacı ... ile ...'in davalarının kabulüne, 468 ada 11 ve 12 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, 468 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 30.10.2015 tarihli raporu ve eki krokisinde (L) harfi ile gösterilen 843,93 metrekarelik kısmın ve (K) harfi ile gösterilen 926,20 metrekarelik kısmın ayrı ayrı 468 ada 13 parselden ifrazına, (L) harfi ile gösterilen 843,93 metrekarelik kısmın aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline, (K) harfi ile gösterilen 926,20 metrekarelik kısmın aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline, ifrazdan geriye kalan fen bilirkişisinin 30.10.2015 tarihli raporu ve eki krokisinde (G), (H), (N) harfleriyle gösterilen 4.148,92 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili, davacı ... mirasçıları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2016/14804 Esas, 2020/985 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu 468 ada 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, 468 ada 14 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi nedeni ile kararın bu parsel yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; önceki hükmüne esas alınan 30.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna Ek-5 numaralı krokide tarafların dayandığı satış senetlerinin kapsamlarının uygulandığı, davacıların dayanmış olduğu 09.11.2005 tarihli senedin, (C), (D), (G) harfleri ile gösterilen kısımları kapsadığı, (C) harfi ile gösterilen kısmın 468 ada 11 parsel içerisinde kaldığı ve taşlık,kayalık yapıda olmasından dolayı imar ihya edilen taşınmaz olmadığı gerekçesiyle 468 ada 11 parsele yönelik davaların reddine karar verildiği ve onandığı, (G) harfi ile gösterilen kısmın 468 ada 13 parsel içerisinde kaldığı ancak çalılık formunda olup davacıların zilyetliği söz konusu olmadığından 468 ada 13 parsel yönünden de davalarının reddine karar verildiği ve onandığı; her ne kadar davacılar 468 ada 14 parselin 150 metrekarelik kısmında (krokiye göre (M) harfi ile gösterilen kısımda) hak iddia etmiş iseler de; taşınmaz üzerinde bir zilyetlikleri olmadığının sabit olduğu, dayandıkları satış senedinin miktar ve hudutları itibariyle 468 ada 14 parseli kapsamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.