8. Hukuk Dairesi 2022/7364 E. , 2024/4184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/225 E., 2022/2258 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/457 E., 2019/321 K.
Taraflar arasında İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacı ...'in Şanlıurfa'da kurulu Mülhak Rakka Valisi Arapgirli ... Paşa (Vezir Hamamı ... Paşa Camii) Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, vakfiyede galle fazlasının vakıf evladına bırakıldığıyla ilgili hükmün olduğu ve batın şartı olmaksızın ikili birli sistemle galle fazlasının kız ve erkek evlada bırakıldığının açıklandığı, İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Eski Beyoğlu 3.Asliye Hukuk Mahkemesi) 2006/212 esas 2008/4 sayılı kararında huzurdaki davanın davacısı ...'ın kardeşleri ... ve ... ... 'ın dava konusu vakfın galle fazlasına müstehik vakıf evladı olduklarına karar verildiği, ayrıca dosya kapsamındaki nüfus kayıt örneklerinin de adı geçenlerin davacıyla kardeş olduklarını doğruladığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı ...'ın dava konusu Şanlıurfa'da kurulmuş Mülhak Rakka Valisi ... Paşa Vakfı'ın galleye müstehik vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu vakfın vakfiyesinde galle fazlasının vakıf evladına bırakıldığıyla ilgili hükmün olduğu ve batın şartı olmaksızın ikili birli sistemle galle fazlasının kız ve erkek evlada bırakıldığı, İstanbul 9 Asliye Hukuk Mahkemesinin (Eski Beyoğlu 3 Asliye Hukuk Mahkemesi) 2006/212E-2008/4K sayılı kararında huzurdaki davanın davacısı ...'ın kardeşleri ... İskender Ayyıldız ve ... ... Ayyıldız'ın dava konusu vakfın galle fazlasına müstehik vakıf evladı olduklarına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dosya kapsamındaki nüfus kayıt örneklerinin de adı geçenlerin davacıyla kardeş olduklarını doğruladığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ile vakfeden arasındaki soybağının tam olarak kurulamadığını, Mahkemece, hüküm kurmaya ve bilimsel denetime elverişli olmayan eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verdiğini, arz edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3 üncü maddesine göre, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince ...'nce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Vakıflarla ilgili açılan davalarda yetkili mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.
Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2 nci madde de, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı, maddede düzenlenen yetkinin, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir.
Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili mahkeme ise, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 ncı maddesinde düzenlenmiş buna göre; yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanunun 19/4 üncü maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili ... gelir. Hakim doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremez.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 51 inci maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu hükme bağlanmıştır. İntifa haklarının (tevliyet, sükna ve galle) tespit ve tahsili için; mülhak vakıflar aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, vakfın yerleşim yeri (kurulduğu yer); mahkemeleri kesin yetkilidir.
Dava konusu vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf yani “mülhak vakıf"tır. Dosyada bulunan ve ...'nden gelen belgelerde dava konusu mülhak vakfın Şanlıurfa'da kurulu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nin 114 üncü maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115 inci madde gereği yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanunun 19 uncu maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda mahkemece, vakfın merkezinin bulunduğu (kurulu olduğu yer) Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemelerinin açılan dava da kesin yetkili olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!