8. Hukuk Dairesi 2022/7336 E. , 2024/4240 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2022/1 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Sivas ili Akıncılar ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 6, 113 ada 18, 114 ada 22, 118 ada 18, 23, 124 ada 38, 125 ada 24, 82, 129 ada 7 ve 22 parsel sayılı sırasıyla 8.851,03 - 13.231,27 - 17.717,72 - 25.022,63 - 12.964,44 - 20.804,43 - 5.641,67 - 266,84 - 471,08 ve 340,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/159 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacı ... ... ve arkadaşları Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Sivas ili Akıncılar ilçesi ... Köyünde bulunan 15 parça taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişler ve Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda verilen davanın reddine dair karar 12.02.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Davaya konu olan parseller hakkında malik haneleri açık olarak kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı ... Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Sivas ili Akıncılar ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 6, 113 ada 18, 114 ada 22, 118 ada 18, 23, 124 ada 38, 125 ada 24, 82, 129 ada 7 ve 22 parsel sayılı taşınmazların Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/159 Esas ve 2006/423 Karar sayılı ilamı ile murisleri ...'a ait olduğunun belirlediğini ileri sürerek, muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; " ... mirasçılarına dava dilekçesinin yöntemince tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gereğine " değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazların muris ...'a ait olduğu ve ölümünden sonra mirasçıları arasında taksim edilmediği, bu hususta Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/159 Esas sayılı dosyasının da kesin delil niteliğinde olduğu " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ... ve davalı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!