WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/7166 E.  ,  2023/5083 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/207 E., 2022/1440 K.
KARAR : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1836 ada 23 parsel sayılı 848,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın üzerindeki iki katlı kargir ev, ahır ve deponun 35 yıldan beri ... oğlu ...’nın kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare dava tarihinden önce taşınmaz ... Reklamcılık ve Turizm A.Ş. adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satılarak tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1836 ada 23 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan ve kullanım kadastrosu sonucunda paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünün kullanım kadastrosuna tabi tutulmadığını, taşınmaz bölümünün müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek müvekkili adına kullanım şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın proje alanında kaldığını ve diğer taşınmazlara geçiş için yol olarak bırakıldığını, müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın proje alanı kapsamında kaldığını, taşınmazın Hazineye ait olduğunu, kullanım kadastrosu sonucunda belirlenecek hakkın ayni olmayıp kişisel hak niteliğinde olduğundan satılması ve değiştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesini 09.05.2017 tarihli ve 2015/131 Esas, 2017/305 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmazın eskiden beri yol olarak kullanıldığına dair bir kayıt ve emare bulunmadığı, davacının çeşitli meyve ağaçları dikmek ve sebze yetiştirmek şeklinde uzun süredir (yaklaşık 35 yıldır) kullanımında olduğu, ancak 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu işlemleri sırasında bu yerin yol olarak ayrıldığı, yapılan yola ayrılma işleminin gerçek fiili durumla örtüşmediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1836 ada 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan 28.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 99,70 metrekarelik bölümün yeni bir parsel numarası verilerek, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2 nci maddesindeki (b) bendine göre Orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 1X nolu 2/B parseli sınırları içerisinde bulunduğu 3402 sayılı Kanun'da değişiklik yapan 5831 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesine göre bahçe olarak kullanıcısının davacı ... oğlu ... olduğuna dair muhdesat kaydı ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/2106 Esas, 2017/2177 Karar sayılı kararıyla; "kullanım kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağının düzenlenmediği ve yol olarak tescil harici bırakıldığı, kullanım kadastrosu yapılmayan yer hakkında idarenin yerine geçerek kullanım kadastrosu yapacak şekilde karar verilemeyeceği, sadece zilyetliğin tespiti yönünde hüküm kurulabileceği" gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, 1836 ada 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve 28.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 99,70 metrekarelik bölümün davacı ... oğlu ...'nın zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 16.11.2021 tarihli ve 2021/6051 Esas, 2021/11328 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmaz bölümünün, tapuya tescilli olmasa da kanun gereği Hazine’nin mülkiyetindeki 2/B parseli içerisinde kalan ancak paftasında yol olarak gösterilen yer olduğu, bu nitelikteki taşınmazların da şartları oluştuğunda Hazine adına tescil edilmek suretiyle ilgilileri adına beyanlar hanesinde kullanım şerhi verilebilmesinin mümkün olduğu, Mahkemece dinlenen davacı tanıklarınca, çekişmeli taşınmaz bölümünün, davacı tarafından davacı adına kullanıcı şerhi verilen 1836 ada 23 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olarak kullanıldığını ve zeminde fiilen bir yolun bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporlarıyla da bu durumun teyit edildiği, davanın açıklanan niteliğine ve dosya kapsamına göre, dava konusu edilen yerin, 2/B parseli dışında kalmadığı, davaya konu taşınmaz bölümü üzerinde, fiili kullanıma göre kadastro parseli oluşturulup Hazine adına tescil edilerek davacı lehine kullanım şerhi verilmesinin hukuken mümkün olduğu" gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay bozma ilamının usul ve kanuna uygun olduğu" belirtilerek davanın kabulüne, 1836 ada 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve 28.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 99,70 metrekarelik taşınmazın yeni parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun ile değişik ek-4 üncü maddesine göre bahçe olarak Hazine adına tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...'nın kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılmasının idari bir işlem olup, idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi, Mahkemece idare yerine geçerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerektiğini ve taleple bağlılık ilkesine uyulmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz hakkında 2/B şerhi verilip verilmeyeceği ve taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.