8. Hukuk Dairesi 2022/7004 E. , 2024/4183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/432 E., 2014/293 K.
KARAR : Davanın kabulüne
... görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm, Teftiş Makamı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, vakıf senedinde yapılan değişikliklerin tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 3294 Sayılı Kanunda yapılan değişiklikler ve ilçe idari birimlerinin yeniden teşkilatlanmasına dair düzenlemeler gözetilerek yapılan düzenleme yasaya uygun olduğu, tadil senedinin kuruluş senedine uygun olduğu, yetkili organ ve kişilerce imza edildiği anlaşılmış, yöntemine ve yasaya uygun tadil senedinin tescili isteminin kabulü ile "Davanın kabulü ile Nazilli İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın Nazilli 1. Noterliği'nin 3.12.2013 tarih ve 7659 yevmiye numaralı vakıf senedinin, Nazilli 1. Noterliği'nin 2.5.2014tarih 2688 yevmiye numaralı senetle birinci, üçüncü ve dokuzuncu maddelerinde yapılan değişikliklerde birlikte ve değiştirilmiş haliyle 4721 Sayılı TMK m 101 uyarınca tasdik ve tesciline; Senedin bir suretinin mahkememiz siciline kaydedildikten sonra bir suretinin Resmi Gazete'de ilan edilmek üzere ...'ne TMK m. 104 uyarınca gönderilmesine" karar verilmiştir.
Teftiş Makamı ... vekili İlk Derece Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde, tesciline karar verilen senet değişikliği hakkında ...'nün görüşünün alınmadığı, Vakıf tadil senedinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın düzenlemiş olduğu ve tüm Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakıflarına göndermiş olduğu tip senete uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, ancak iş bu davada tesciline karar verilen senet hiçbir şekilde Bakanlık tarafından gönderilen tip senede uygun olmadığı, bu nedenle tescil kararının kaldırılması gerektiği, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, vakıf senedinde yapılan değişikliklerin tescili istemine ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; dava açılırken harç alınmaksızın yapılan inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, yargı harcı, Devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır (YİBK, 16.12.1983 tarihli ve 1983/5 E.-1983/6 K.) Buna göre, bir hizmetin harç konusu olabilmesi için kişilerin bir kamu kurumundan yararlanmaları, kişilere kamu eliyle özel bir yarar sağlanması ve kamu idaresinin kişilerin özel bir işiyle uğraşması gerekmektedir.
Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de kanunda yer almasına bağlıdır.
Nitekim T.C. Anayasası'nın 73. maddesinde "vergi, resim, harç vb. mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır" hükmü öngörülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.04.2017 tarihli ve 2017/1-1201 Esas, 2017/716 Karar sayılı içtihatında açıklandığı üzere; Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.
3294 sayılı Kanun'un 5263 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesinin (c) bendinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları yapacakları tüm muameleler dolayısıyla her türlü harçtan muaf tutulmuş olup, bu muafiyet vakfın doğrudan yapacağı işlemleri kapsamaktadır. Vakfın yargı harcından bağışık tutulabilmesi için bunun yasada açıkça belirtilmiş olması gerekir.
Dava açılırken alınması gereken başvurma ve maktu peşin harç Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ilişkin bir iş ve işlemle ilgili olmayıp yargı işiyle ilgilidir ve anılan Kanun maddesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının yargı harcından bağışık ve istisna tutulduğuna ilişkin açık bir hüküm de yer almamaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32. maddesinde, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.
Anılan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava açılırken başvurma harcı ile peşin maktu karar harcının yatırılmadığı, İlk Derece Mahkemesince bu harçların daha sonra ikmal edilmesine ilişkin bir ara kararı da bulunmadığı halde yargılamaya devamla işin esasının incelenmesi,
Kabule göre de;
2. Vakfın sadece değiştirilmesi istenilen maddeler dışında gerekli olmadığı halde vakıf senedinin tamamının yeniden düzenleme şeklinde noterden hazırlanması sırasında maddi hatalar yapılması,
3. Davacı Vakıf, 3294 sayılı Kanun'la kurulduğuna ve sermayesi bu Kanun'la 1.000.000,00 TL olarak tespit edildiğine göre, bu tespitin dışına çıkılarak vakfın kuruluş sermayesinin 1,00 TL olarak değiştirilmesi,
4. 5072 sayılı Dernek Ve Vakıfların Kamu Kurum Ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanun'un 2. maddesinin "e" bendi gereği "Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlileri, bu görevleri nedeniyle ücret, huzur ... veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık alamaz." düzenlemesi getilmiş ancak aynı Kanun'un 1. maddesinin 2.fıkrasında ise, kanunla kurulan dernek ve vakıfların, bu Kanunun kapsamı dışında tutulmuş olup, davacı Vakıf da, 3294 sayılı Kanun'la kurulduğuna göre bu kanun hükümlerine tabi olmadığından, kurucu iradeye aykırı olarak Senedin 12. maddesinin mütevelli heyetinin ... çalışacağı ve huzur ... veya herhangi bir ad altında ödeme yapılmayacağı şeklinde değiştirilmesi,
5. Davacı Vakfın adı senedin 1.maddesinde "Nazilli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı" olduğu halde tadil senedinde "... İli Nazilli İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı" olarak; karar başlığında ise "Nazilli İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı" olarak yazılması,
6. Vakıf senedinin vakfın amacını açıklayan 3. maddesinin, 3294 sayılı Kanuna uygun olarak "Bu vakfın amacı, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun amaç ve kapsamına giren faaliyet ve çalışmalar yapmak, diğer kanun ve bu doğrultuda düzenlenmiş mevzuatla vakıflara açıkça tevdi edilmiş görevleri ifa etmektir" şeklinde düzenlenmesi gerekirken bu hususlara dikkat edilmeden hazırlanan değişikliğin tesciline karar verilmesi,
7. Mütevelli heyetine dair 9.maddenin vakfın kuruluşundan sonra değişiklik yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise değişikliğin tesciline dair kesinleşmiş mahkeme ilamı dosya arasına alınmaksızın 5263 Sayılı Yasa'nın 19. maddesi ile değişik 3294 Sayılı Kanun'un 7. maddesi gereği oluşturulan mütevelli heyeti kararı esas alınarak düzenlenen noter senedinin tesciline karar verilmesi,
8.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 104. maddesinin 3. fıkrasına göre mahkemenin tescil kararından sonra Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezi sicile kaydolunan vakfın sadece Resmi Gazete ile ilân edileceği hükme bağlanmış olup, senet değişikliklerinin ilân edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı halde mahkemece değişiklik kararının Resmi Gazete'de ilânına karar verilmesi,
9.4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 103. maddesindeki; "Mahkemenin verdiği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuran veya ... tarafından temyiz edilebilir." düzenlemesine rağmen mahkeme kararının ...'ne tebliğe çıkartılmaması,
Doğru görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; davacı tarafa öncelikle gerekli harcı yatırması için süre verilip, bu eksiklik giderildikten sonra, davacı vakfın kuruluşundan sonra vakıf senedinde yapılmış değişiklikler varsa bunların dosya arasına alınması, değişikliler için yürürlükteki vakıf senedine göre vakfın yetkili organının vereceği karar doğrultusunda yeniden düzenleme şeklinde noter senedi hazırlatılması ve Türk Medeni Kanunu’nun 112-113 ve Vakıflar Yönetmeliği’nin 14. maddeleri gereğince ...’nün de görüşü alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!