8. Hukuk Dairesi 2022/6795 E. , 2023/4329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2022/12 K.. ...
KARAR : Davanın Reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, Tatvan ilçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 68 ada 28 parsel sayılı 3.651,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 3.563,99 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin -ada ve parsel numarası belirtmeksizin- davalılara ait komşu taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 27.08.2014 tarih ve 2014/53 Esas, 2014/83 Karar sayılı kararıyla, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Tatvan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.08.2014 tarih ve 2014/53 Esas, 2014/83 Karar sayılı kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarih ve 2017/4474 Esas, 2018/3968 Karar sayılı ilamıyla; "Çekişmeli taşınmazların tutanağının 02.07.2014 tarihinde askıya çıkarıldığı, 30 günlük askı süresinin 31.07.2014 tarihinde dolduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi hükmüne göre Hazine harçtan muaf olup dava dilekçesi üzerine mahkeme hakimi tarafından yapılan 31.07.2014 tarihli havale ile davanın süresinde açıldığı, uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesi'nin görevli olduğu açıklanarak, çekişmeli taşınmazlara ait uygulama tutanak asıllarının getirtilmesi, başka davanın konusu iseler dosyaların birleştirilmesi ve işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görev yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, son yapılan 41 inci madde uygulaması sonucu oluşan alan ile yenileme öncesi tescilli iki alan arasında 0003.52 metrekare fark bulunduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; çekişmeli 68 ada 28 numaralı parsel olan taşınmazın 22/a yenileme çalışmalarında mahalle taksimatı yapılırken ... Mahallesi 68 ada 28 numaralı parsel olarak güncellendiği, 22/a yenileme çalışmalarından sonra ... Kadastro Müdürlüğüne bağlı Tatvan Birimi tarafından 3402 Sayılı Kadastro Kanunun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesine tabi tutularak eski paftasına göre düzeltme yapıldığı ve ilk kadastro durumundaki alan olan 3651.02 metrekare ve yakın 3647.50 metrekarelik alanın tespit ve tescil edildiği, daha sonra tescil edilen 3647.50 metrekarelik alana göre ifraz işlemi yapılarak 68 ada 34 ve 35 numaralı parsellerin oluştuğu, tapu kaydına güven ilkesi gereği yenileme kadastrolarına itiraz davasında dikkat edilmesi gereken hususun; uygulama faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesi olduğu, açıklanan hususlar dikkate alındığında; Kadastro Yenileme Çalışmalarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmayıp taşınmazın alanındaki azalmanın teknik yöntemlerin farklılığından ileri gelmekte olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, dava konusu ... ili Tatvan ilçesi Eski Dumlupınar Mahallesi 68 ada 28 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, uygulama kadastrosunun eksik ve hatalı yapıldığını belirterek, bu nedenler ve resen belirlenecek sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan kadastrosu işleminin usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi,
3. Değerlendirme
1. Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek olup, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
2. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
3. İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
4. Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazda yapılan uygulama kadastrosununun yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; Hükmüne uyulan bozma ilamında; çekişmeli taşınmazlara ait uygulama tutanak asıllarının getirtilmesi, başka davanın konusu iseler dosyaların birleştirilmesi ve işin esasına girilmesi gereğine işaret edildiği halde İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazineye ait taşınmazın sınır komşusu olan taşınmazların uygulama tutanak asılları celp edilerek bu taşınmazların uygulama kadastro tutanakları davalı hale getirilmemiş, yine tesis kadastrosuna esas alınan ölçü krokisi, tesis kadastrosu tarihlerine yakın hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski uydu fotoğrafları, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritalarda değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ile eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar gibi bilgi ve belgeler dosya arasına celp edilmemeksizin ve yukarıda detaylı şekilde açıklanan kapsamda bir değerlendirme içermeyen, sadece davacı Hazinenin taşınmazında uygulama kadastrosundan sonra 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi ile düzeltme yapıldığı yönünde açıklamaya yer verilen bilirkişi raporu esas alınmış olup, davacı Hazineye ait taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesine göre her hangi bir işlem yapılıp yapılmadığı ilgili yerlerden sorulmamış ve uygulama kadastrosunun usul ve yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığı yeterli şekilde tartışılıp değerlendirilmeden hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
5. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
6. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı Hazineye ait taşınmazın sınır komşusu olan taşınmazların uygulama tutanak asılları celp edilerek bu taşınmazların uygulama kadastro tutanakları davalı hale getirilmeli; yine tesis kadastrosuna esas alınan ölçü krokisi, tesis kadastrosu tarihlerine yakın hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski uydu fotoğrafları, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritalarda değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ile eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar gibi bilgi ve belgeler dosya arasına celp edilmeli, davacı Hazinenin taşınmazında uygulama kadastrosundan sonra 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca her hangi bir işlem yapılıp yapılmadığı ilgili yerlerden sorulup buna ilişkin tüm kayıt ve belgeler dosya arasına alınmalı; dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde, harita ya da jeodezi mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenmeli, ayrıca taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, özellikle önceki tarihli rapor içeriği de değerlendirilmek suretiyle, sabit nitelikte sınır bulunup bulunmadığı, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapılıp yapılmadığı ve sınırlandırma hatasının hangi teknik verilerle açıklandığı hususları tartışılarak, denetime imkan verecek şekilde ortaya konulmalı ve bundan sonra yapılmış ise 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulaması da dikkate alınmak suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
7. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!