WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6765 E.  ,  2024/3392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/36 E., 2022/87 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Sivas ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 314 ada 2 parsel sayılı 3.969,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... oğlu ... adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, krokisinde (A) harfi ile gösterilen binanın aynı ada 5 parsel sayılı taşınmaza 13,14 m2 tecavüzlü olduğu belirtilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Sivas ili Merkez ilçesi ... Köyü 314 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olup davalı adına edinme koşullarının oluşmadığı gibi, davalının babasının taraf olduğu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/388 Esaslı dosyasında verilen kararın da aleyhe hüküm oluşturacağını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " ... hükmüne uyulan önceki tarihli bozma ilamında, taraflar arasında tescil, tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesine ilişkin davalarda dava konusu taşınmazı gösterir ölçekli krokiler ile aynı şekilde davacının dayanak tapu kayıt krokisinin, toprak tevzi paftasından da yararlanmak suretiyle kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanması istenildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kroki ve tapu kayıt haritasından şeklen istifade edildiği belirtilmesi sebebiyle yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı açıklanarak, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşif sırasında, taraflar arasında kesin hükme esas teşkil eden anılan davalarda verilen hükme dayanak yapılan krokiler ile davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının okunup hudutlarının mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutların haritasında işaret ettirilmesi, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, davaya konu edilen taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, fen bilirkişisinden, toprak tevzi paftası ile kadastro paftasının ölçekleri ile haritaları ölçekli olduğu anlaşılan kesin hükme esas teşkil eden davaların hükmüne dayanak yapılan krokilerin ölçekleri eşitlenip çakıştırılması suretiyle Hazine tapusu ve kesin hüküm oluşturan ilamlara ilişkin krokilerin çekişmeli taşınmaza uyup uymadığını irdeler şekilde krokili rapor alınması, dava konusu taşınmazın tümünün ya da bir kısmının tapu kaydı veya kesin hükme esas krokilerin dışında kalması durumunda kalan bölümler hakkında zilyetlik araştırması yapılarak zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 314 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi ... ve harita mühendisi ... 'nın 28.04.2022 havale tarihli raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.044,09 metrekare alanın ve (B) harfi ile gösterilen 955,72 metrekare alanın bir bütün olarak toplam 1.999,81 metrekare yüzölçümüyle ifraz edilerek aynı adada son parsel numarası verilerek Hazine adına arsa vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, ifraz edilerek Hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz üzerine isabet eden bir adet kargir evin ve bir adet kerpiç evin davalı ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilen kerpiç evin (tesis kadastro tutanağının beyanlar hanesinde krokisinde (A) harfi ile gösterilen binanın şeklinde yazan) 13.14 metrekaresinin 314 ada 5 parsele tecavüzlü olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, kalan kısmın ise kadastro tespitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.