WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6688 E.  ,  2023/4720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/61 E., 2022/61 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. ... ili Menderes ilçesi ... Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında, 108 ada 2 parsel sayılı 3.653,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki evin ...'ya ait olduğu belirtilmek suretiyle, içinde ev olan tarla vasfıyla, Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili Menderes ilçesi ... Köyü 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 21 yıldır zilyedi olduğunu, kadastro çalışmalarında davacının kullanıcısı olduğu belirtilerek taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın önceki zilyedi olan ...’tan satın alındığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, kadastro tutanağında yazılan muhdesatların ve belirtilen zilyedin terkin edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2015 tarih ve 2013/404 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, çekişmeli 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.09.2015 tarih ve 2013/404 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (kapatılan ) 16. Hukuk Dairesi'nin 29.12.2015 tarih ve 2015/18759 Esas, 2015/16405 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece, çekişmeli taşınmazın adına tescil kararı verilen ... yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için tespit tarihi olan 2013 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılması gerekirken tespit tarihinden 34 yıl öncesi olan 1979 yılı ve 1995 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapıldığı, eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği açıklanarak, taşınmazın tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın tespit tarihinden 20 - 25 yıl öncesinde kimler tarafından neye istinaden zilyet edildiğine ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, taşınmazın imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar - ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi; jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişiler kuruluna dosyanın tevdii ile dava konusu taşınmazın tespit tarihine göre 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın niteliği ile taşınmaz üzerinde imar - ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihinin ayrı ayrı saptanması; üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan, taşınmazın öncesi ne olduğu, zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar - ihyaya başlandığı ve imar - ihyanın ne zaman tamamlandığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarında rapor alınması, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe elverişli krokili rapor düzenlemesinin istenilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına karşı direnilmiş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarih ve 2017/16-2746 Esas, 2018/762 Karar sayılı ilamıyla, direnme kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları dışında kaldığı, üzerinde ve yakın çevresinde eylemli orman bulunmadığı, genel eğiminin % 4 olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşımadığı, mera - otlak gibi ortak kullanılan alanlarından olmadığı, 1995 tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazın ve çevresinin tarım alanı olduğu, taşınmazın içinde yapıların bulunduğu, üzerinde yapılaşmanın ve tarımsal faaliyetin mevcut olduğunun tespit edildiği, 05.12.1992 tarihinden önce ... oğlu ... tarafından, bu tarihten kadastro tespit
tarihi olan 19.02.2013 tarihine kadar da davacı ... oğlu ... tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı ve davacının içerisine ikamet amaçlı tek katlı iki ev yaptırdığı ve bir adette inşa halinde ev bulunduğu, zeytin ve meyve ağaçları diktiği, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerindeki koşulları taşıdığı, davacı lehine zilyetlikle tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ... ili Menderes ilçesi ... mahallesi Köyiçi mevki 108 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın tespitteki yüz ölçümü ve niteliği ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun bilimsel verilere dayanmadığını, raporda belirtilen ağaçların sonradan taşınmaza taşınıp taşınmadığı, yaşları ve niteliği hususlarında araştırma yapılmadığını, taşınmazın 3 üncü derece arkeolojik sit alanında olduğunu, içinde yoğun şekilde seramik parçalarının bulunduğunu, komşu dayanak kayıtlarının dosyaya alınmadığını, deliceden aşılama yapılmasının imar - ihya anlamına gelmeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 14 ve 17 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.