WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6672 E.  ,  2024/3504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/40 E., 2022/34 K.
KARAR :Asıl ve birleşen davacılar ile davalı - asli müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davacılar ile davalı-asli müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı Davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı - asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

2613 Sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu (2613 sayılı Kanun) uyarınca gerçekleştirilen kadastro sırasında Ankara ili Beypazarı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 121 ada 91 parsel sayılı 918,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun (1580 sayılı Kanun) 159. Maddesi uyarınca ... adına; 121 ada 93 parsel sayılı 65,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yol fazlası olarak ... adına; 121 ada 117, 120 ve 136 parsel ile 122 ada 49, 56, 65 ve 76 parsel sayılı 10.501,00 - 33.767,00 - 4.204,00 - 12.221,00 - 286.426,00 - 45.480,00 ve 807.453 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla ... adına; 121 ada 119 ve 122 parsel ile 122 ada 57, 58, 59, 88 ve 89 parsel sayılı 14.234,00 - 7.450,00 - 3.646,00 -10.368,00 - 30.387,00 ve 85.301,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kamu orta malı niteliğinde mera vasıflı yerden olduğu ve beyanlar hanesinde belirtilen kişiler tarafından fuzulen işgal edilerek tarla getirtildiğinden tarla vasfıyla ... adına; 122 ada 45, 73, 77 ve 85 parsel sayılı 2.924,00 - 15.423,00 - 8.800,00 ve 8.618,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanunu (1617 sayılı Kanun) uyarınca miktar fazlası olarak komisyon kararı ile ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ... ve müşterekleri dava dilekçesinde; Ankara ili Beypazarı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 121 ada 91, 93, 117, 119, 120, 122 ve 136 sayılı parseller ile 122 ada 45, 49, 56, 57, 58, 59, 65, 73, 76, 77, 85, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; Ankara ili Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi çalışma alanında bulunan 122 ada 45, 73, 77 ve 85 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; Ankara ili Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi çalışma alanında bulunan 122 ada 73 ve 85 parsel sayılı tapu kaydı, taksim satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı - asli müdahil Hazine vekili; Ankara ili Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi çalışma alanında bulunan 121 ada 91, 93, 117, 119, 120, 122 ve 136 sayılı parseller ile 122 ada 45, 49, 56, 57, 58, 59, 65, 73, 76, 77, 85, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazların orta malı mera niteliğindeki yerlerden olduğu ve belediye adına tespitinin isabetsiz belirterek mera olarak sınırlandırılmalarını talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "çekişmeli taşınmazların adına tescil edildiği ve davada davalı sıfatı bulunan ... gerekçeli karar başlığında hiç gösterilmediği gibi, kendisine gerekçeli karar tebligatının çıkarılmadığı belirterek yöntemine uygun karar başlığı oluşturulmaması isabetizliğine" değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "tüm taşınmazlar yönünden davacıların dayanağı tapu kaydının taşınmaza uyduğunun ispat edilemediği gibi dava dışı taşınmazlara revizyon gördüğü; 122 ada 58 parsel sayılı taşınmazların zilyetlik yönünden ise taşınmazın ...'nün kullanımında olduğu, 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın ... ve ... ... mirasçılarına adına tesciline; 122 ada 73 ve 85 parsel sayılı taşınmazların ... ve ... ...'nın zilyetliklerindeyken ... ve ... tarafından satın alındığı ve paylaşım sonucunda ...'e kaldığı, 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu edildiği ve mera vasfında olmadığı, bir kısım davacılarında bu taşınmazdaki hakkından feragat ettikleri gerekçesiyle ... mirasçıları adına tesciline; 122 ada 45 ve 77 parsel sayılı taşınmazların ... ve ... ...'nın zilyetliklerindeyken ... ve ... tarafından satın alındığı ve paylaşım sonucunda ...'a kaldığı, 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu edildiği ve mera vasfında olmadığı, bir kısım davacılarında bu taşınmazdaki hakkından feragat ettikleri gerekçesiyle ... ve müşterekleri adına tesciline;
121 ada 117, 119, 120, 122 ve 136 parseller ile 122 ada 49, 56, 57, 59, 65 ve 76 parsel sayılı taşınmazların 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarından tarımsal faaliyete konu edilmediği, ziraat raporunda taşınmazın mera niteliğinde olduğu ve alınan beyanlarda da hayvan otlatılmak suretiyle kullanıldığı gerekçesiyle mera olarak sınırlandırılmalarına;121 ada 91 parsel sayılı taşınmazın 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarından tarımsal faaliyete konu edilmediği, ziraat raporunda taşınmazın mera niteliğinde olmadığı ve alınan beyanlarda da harman yeri olarak kullanıldığı gerekçesiyle harman yeri olarak ... adına tesciline; 121 ada 93 parsel sayılı taşınmazın 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarından tarımsal faaliyete konu edilmediği ve yol içerisinde kaldığu, ziraat raporunda taşınmazın mera niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yol fazlası arsa olarak ... adına tesciline; 122 ada 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazların zilyetlik yönünden taşınmazların ...'nün kullanımında olduğu, 1953 ve 1983 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu edildiği ancak zilyetlikle kazanım yönünden belgesiz sınırlaması şartının sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile ... adına tesciline" karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı - asli müdahil Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Dava konusu 121 ada 93,117, 119, 120, 122 ve 136 parsel, 122 ada 45, 49, 56, 57, 59, 65, 73, 76, 77 ve 85 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı - asli müdahil Hazine vekili, davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Dava konusu 121 ada 91 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilinin tüm ve davalı - asli müdahil Hazine vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın öncesi umumi harman yeri olup, sınırlandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde ... adına tescile ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamakta ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Dava konusu 122 ada 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Davalı - asli müdahil Hazine vekilinin temyiz incelemesine gelince;

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, taşınmazların miktar fazlası olarak belirlendiği ve Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği halde ... adına tescile ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

4.Dava konusu 122 ada 58 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı - asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Davacı ... vekilinin temyiz incelemesine gelince;

3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Ne var ki; dip muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi talep edildiği halde İlk Derece Mahkemesince, yanılgılı değerlendirme ile yakın muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.

Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kanun'un 25/1 inci maddesi hükmü gözetilerek, dip muris ...'ın veraset ilamı, bu davaya özgü olmak üzere Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmeli ve ardından Medeni Kanun'un yürürlük tarihinden önce vefat edenler yönünden terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, yürürlük tarihinden sonra vefat edenler yönünden el birliği mülkiyet hükümlerinin uygulanacağı dikkate alınarak oluşacak usuli kazanılmış haklarda dikkate alınarak infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmaya elverişli bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 121 ada 93, 117, 119, 120, 122 ve 136 parsel, 122 ada 45, 49, 56, 57, 59, 65, 73, 76, 77 ve 85 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA

Yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 121 ada 91 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm yönünden, davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilinin tüm ve davalı - asli müdahil Hazine vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE;

Davalı - asli müdahil Hazine Hazine vekilinin, dava konusu 121 ada 91 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm bölümünün 2. fıkrasının son bendinde yer alan "91," ibaresinin çıkarılarak ayrı bir bent halinde "Dava konusu Ankara ili Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesinde yer alan 121 ada 91 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptaline ve harman yeri vasfı ile orta malı niteliğinde sınırlandırılıp özel siciline kaydedilmesine" ibarelerinin yazılmasına ve dava konusu 121 ada 91 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Yukarıda (3.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 122 ada 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm yönünden, davacı ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (3.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı - asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Yukarıda (4.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 122 ada 58 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm yönünden, davalı - asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (4.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden ..., ... ve arkadaşlarına, Beypazarı Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadelerine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.