WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6623 E.  ,  2024/3283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/519 E., 2022/28 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/56 E., 2020/67 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar ..., ... ve ... ... Aker aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Antalya ili Demre ilçesi Yavu mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 107 ada 5 parsel sayılı 1.853,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 1.699,37 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 107 ada 6 parsel sayılı 746,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 332,71 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 107 ada 1 parsel sayılı 14.607,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 14.064,80 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 107 ada 2 parsel sayılı 16.408,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve 16.829,09 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazine adına kayıtlı taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.

Dava dosyaları birleştirilerek İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda, tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastrosu paftasının çakıştırıldığı, davacı Hazine adına kayıtlı 107 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu sonucunda yüzölçümündeki azalmanın davalı 107 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklanmadığı, davacı Hazine adına kayıtlı 107 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise rapora ekli krokide gösterilen sınırın esas alınması gerektiği" gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... ... Aker aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 24.02.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 16,85 metrekarelik kısmın iptali ile 107 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle 107 ada 1 ve 6 parsel sayılı taşınmazların yeni yüzölçüm ve sınırları dikkate alınarak tespit ve tesciline, çekişmeli 107 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitleri gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmazlarda tapu maliki olmamaları nedeniyle ilk derece mahkemesince davalılar ..., ... ve ... ... Aker aleyhine açılan davaların husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; 1989 tarihli tesis kadastrosu sınırlarının, dava konusu yerde 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu ve güncelleme çalışmaları sırasında dava konusu parsellerin sınırlarının düzeltme işlemine tabi tutularak düzeltildiği ve itirazsız olarak kesinleştiği, ancak eldeki davaya konu uygulama kadastrosu çalışmalarında bu kesinleşmiş düzeltme işlemi dikkate alınmayarak tesis kadastrosundaki takeometrik ölçüler ve kadastro paftası üzerinden yapılan sayısallaştırma işlemiyle elde edilen koordinatlara göre hatalı tanımlanmaları sonucunda 107 ada 1 ve 2 nolu parsellerin ölçülmesinden sonra orman ile arada kalan alanın oluştuğu ve dolayısıyla davaya konu 22/a çalışmasında bu düzeltme sınırlarına uyulmadığından yapılan çalışmanın hatalı olduğu; ana davada dava konusu 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın sınırlandırmasındaki bu hata nedeniyle oluşan yüzölçümü eksikliğinin davalılardan ...adına tapuda kayıtlı bulunan 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile bitişiğindeki tescilsiz orman parselinden kaynaklandığı; bu nedenle ilk derece mahkemesince dava konusu 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 16,85 metrekarelik kısmın davacıya ait 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne eklenmesine karar verilmesi yerinde olup, davacıya ait parsel içerisinde olması gerektiği belirlenen 420,02 metrekarelik kısım yönünden ise komşu tescilsiz orman parseli içerisinde kalmakta olup davalılara ait herhangi bir taşınmazda kalmadığı ve dolayısıyla bu kısım hakkında malikine yöneltilerek açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığı belirlendiğinden, bu kısım hakkında kabul hükmü kurulmayarak davanın yalnızca 107 ada 1 parsel yönünden kısmen kabul edilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; birleşen davada dava konusu 107 ada 5 parsel sayılı taşınmazın sınırlandırmasındaki yukarıda açıklanan aynı hata nedeniyle oluşan yüzölçümü eksikliğinin ise dava konusu 107 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan değil, bütünüyle komşu tescilsiz orman parseli içerisinde kalan 205,23 metrekarelik C kısmı ve 44,49 metrekarelik D kısmından kaynaklandığı, davalılara ait herhangi bir taşınmazdan kaynaklanmadığı ve dolayısıyla bu kısımlar hakkında da malikine yöneltilerek açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından, birleşen davanın da reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.