8. Hukuk Dairesi 2022/6576 E. , 2023/4321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1104 E., 2022/854 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/346 E., 2020/293 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendi uyarınca 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili Serik ilçesi Boğazkent Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı eski 268 parsel sayılı 9.193 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 337 ada 10 parsel numarasıyla ve 8.788,59 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve sınırlarının yanlış belirlendiğini ileri sürerek uygulama kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın evveliyatındaki yüzölçümü ile tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapıldığını öne sürerek, davanın usul ve esasa müteallik nedenlerle reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teknik bilirkişi raporuna göre tesis kadastrosu sırasında oluşturulan paftada açısal hata yapıldığı, uygulama kadastrosu sırasında ise bu hatanın giderildiği, dolayısı ile uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazda meydana gelen eksikliğin hangi nedenden kaynaklandığı hususunda bir saptama bulunmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının göz önüne alınmadığını, dolayısı ile ihtilafın çözümünde yetersiz kalan rapora dayalı hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif neticesi düzenlenen bilirkişi raporuna ve bu raporda yapılan denetime elverişli çakıştırmaya göre, tesis kadastrosu sırasında taşınmazın kuzey kısmında açısal hata yapıldığının, aslında doğru açı ile hesaplandığında davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu ile belirlenen yüzölçümünün de bir miktar aşağısında olması gerektiğinin belirtilmesi karşısında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1. Eldeki dava; 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
2. Bu tür davalarda husumetin, yapılan tespit sonucunda, itiraz edenin taşınmazları aleyhine yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınırı değiştirilen taşınmazların malik ya da maliklerine yöneltilmesi gerekir. Ancak; uygulama kadastrosu sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan veya yüzölçümü artan taşınmaz veya taşınmazların bulunmaması ya da tespit edilememesi halinde Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek de dava açılması mümkündür.
3. Somut olayda, davacı ... vekili, Kadastro Müdürlüğü'nü hasım göstermek sureti ile dava açmış olmakla birlikte, dosyaya ibraz edilen 04.09.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre çekişmeli taşınmazın tesis kadastro sınırı ile uygulama kadastro sınırının çakışmadığı ve sözü edilen bilirkişi raporlarında uygulama kadastrosu sonucunda tesis kadastro sınırına göre davacıya ait bir kısım yerin komşu parsellerde kaldığı belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa teknik bilirkişi raporuna göre iddiasını hangi taşınmazlara yönelttiği hususu açıklattırılıp, bu taşınmazların maliklerini davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınması gerektiği hususu gözardı edilmiştir.
4. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa teknik bilirkişi raporuna göre iddiasını hangi taşınmaz ya da taşınmazlara yönelttiği hususu açıklattırılıp, bu taşınmazların maliklerini davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınmalı, bundan sonra Yargıtay'ın uygulama kadastrosuna ilişkin yerleşik içtihatları çerçevesinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!