WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/634 E.  ,  2024/1675 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... İdaresi 15.12.2009 havale tarihli dilekçesiyle, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/9 - 129 sayılı acele elkoyma kararı ile 974 parsel sayılı taşınmazın davalı İdare adına tapuya tesciline karar verildiğini, ancak; davaya konu taşınmazın 1965 yılında tapulama mahkemesinin kararı ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakıldığını iddia ederek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu: "davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile dava konusu Bartın ili Amasra ilçesi Kum mahallesi 974 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri tarafından hazırlanmış 16/04/2015 havale tarihli raporda yer alan krokide (D) harfi ile işaretli 538,83 m²'lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2016/5150 - 2017/10272 Esas-Karar sayılı kararı ile "Mahkemece 25.08.1992 tarihinde tamamlanan orman kadastrosu çalışmaları ile dava konusu taşınmazın 2/B kapsamına alınarak orman sınırı dışında bırakıldığı, 2/B uygulamasına Orman Yönetimince süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği, ancak taşınmazın bir kısmının fiilen orman olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, öncelikle yörede 1992 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmişse, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip keşif icra edilmesi ve taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulu ile; Bartın ili, Amasra ilçesi, Kum Mah. 974 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Her ne kadar Mahkemece usul ekonomisi gereğince yeniden keşif icra edilmeden, önceki hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, alınan ek raporda çekişmeli taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde gösterilmediği gibi ek raporda orman bilirkişinin imzası da bulunmamaktadır. Bunun yanında dosya arasında bulunan orman kadastrosuna ait çalışma tutanaklarında dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisine alındığına dair ibare bulunmakla birlikte bilahare 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı da anlaşılamamaktadır. Uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.

O halde Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 2/B madde çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanaklarının tüm sayfaları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenerle: davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.