WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6291 E.  ,  2023/4294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1021 E., 2022/629 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/56 E., 2021/88 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in davasının esastan, asli müdahil Hazinenin davasının ise 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 9/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve asli müdahil/davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve asli müdahil/davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında ... ili Döşemealtı ilçesi, Kovanlık Mahallesi çalışma alanında bulunan 9073 ada 39 parsel sayılı 430,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı ve taşınmazın 2005 yılından beri ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

3. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bir bölümünün mera içerisinde kaldığını ve taşınmazın kullanımsız olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, bir bölümünün mera içerisinde kaldığına dair şerh verilerek Hazine adına, bu talebin kabul görmemesi halinde ise, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, kullanımsız olduğuna dair şerh verilmek suretiyle Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığını ve taşınmaz üzerinde bulunan ahırın müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın müvekkili tarafından davacıya kiraya verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın tespit günündeki somut kullanım durumu belirlenerek kullanıcı şerhi verildiğini, yapılan işlemin kanun, yönetmelik ve genelgelere uygun olduğunu, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun kullanımın bulunmadığı ve taşınmazın kullanımsız olduğu" gerekçesiyle davacı ...'in davasının esastan, asli müdahil Hazinenin davasının ise 6292 sayılı Kanun'un 9/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve asli müdahil/davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın uzun yıllar müvekkilinin kullanımında bulunduğunu, taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından yaptırılmış ahır ve samanlığın olduğunu, dinlenen tanık beyanlarıyla taşınmazın 31.12.2011 tarihi öncesinde ekonomik amaca uygun kullanımın olduğunun ispatlandığını, taşınmaza ilişkin 11.06.2019 tarihli yapı kayıt belgesi alındığını ve bu belgeye istinaden Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müracaat edilerek taşınmazın tescili ile müvekkiline satılması için başvuruda bulunulduğunu ve davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Asli müdahil/davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kadastro tespitinin doğru olmadığı ortaya çıkmasına rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, taşınmazın mera parseli olduğunu, uydu görüntülerinde 2019 yılında yapıldığı tespit edilen ahırın bir kısmının mera parselinin içerisinde bir kısmının ise imar yolunda kaldığının anlaşıldığını, taşınmazın mera yönünden de değerlendirilmesi gerektiğine yönelik taleplerinin dikkate alınmadığını, bu tür taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, eski 1591 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Hakimliği'nin 1960/230 Esas ve 1966/121 Karar sayılı kararı gereğince dört parçaya ifraz edildiğini, bir bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, bir bölümünün orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmesine rağmen bu durumun kullanım kadastro çalışmalarında dikkate alınmadığını, taşınmazın mera vasfında olması durumu dışında bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere taşınmazın hem davacı hem de davalı tarafından 6292 sayılı Kanunun aradığı şekilde 31.12.2011 tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun olarak kullanılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına ve 29.11.2020 tarihli ziraat mühendisi bilirkişisi raporuna göre, dava konusu taşınmazın ilk kullanımının 2016 yılında taşınmazın güneybatı ucunda az bir kısmının temizlenerek ıslah edilmesiyle başlandığı, sonraki yıllarda aralıklarla bu sınırlar genişletilerek açık hayvan ağılı olarak kullanıldığı, 01.09.2019 tarihinde ise açık ağıl olarak kullanılan bölümün tamamının üstü kapatılarak açık ahıra dönüştürüldüğü, dolayısıyla taşınmazda 6292 sayılı Kanun'da öngörülen 31.12.2011 tarihinden önce kullanım olmadığı belirlenerek davacının davasının reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; Hazinenin davaya müdahale tarihinden önce 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin 2 nci bendi ile; "bu Kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar, 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur." hükmü getirildiğinden, mahkemece, anılan hüküm göz önünde bulundurularak 6292 sayılı Kanun'un 9/2 nci maddesi uyarınca ve müdahale tarihine göre Hazinenin davasının “usulden reddine” karar verilmesinin de usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve asli müdahil/davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Asli müdahil/davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkı, asli müdahil Hazinenin ise dava açma hakkının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun'un 9/2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve asli müdahil/davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin davacıdan alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.