WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6098 E.  ,  2024/4165 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1324 E., 2022/1622 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/26 E., 2020/78 K.

Taraflar arasındaki dava kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kullanım kadastrosu çalışmalarında dava konusu 113 ada 5, 6 ve 7 parseller sırasıyla 351,86 m2, 434,68 m2 ve 288,26 m2 yüzölçümü ve bahçe vasfıyla tam mülkiyetle Hazine adına tapuya kaydedilmiştir. İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1028 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; davacı ... ve Birleşen davacı ... tarafından Hazine ve ... Aleyhine İstanbul Sultanbeyli ... Mah 113 ada 5 parsel ve 6 parsel ile ilgili fiili kullanım kadastrosu sonucu zilyetlik şerhinin düzeltilmesi amacıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, ... tarafından açılan davanın kabulü ile 5 parsel yönünden Fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 09.07.2014 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile işaretlenen 290,00 m2 kısmın 28.05.2004 tarihinden itibaren dahili davalı ...'un fiili kullanımında olduğu, (B) harfi ile işaretlenen 61,86 m2 kısmın 03.10.1993 tarihinden itibaren davacı ... fiili kullanımında olduğu, 6 parsel yönünden (C) harfi ile işaretlenen 187,73 m2 yerin 03.10.1993 tarihinden beri ...'ın fiili kullanımında olduğu, (D) harfi ile gösterilen 246,95 m2 kısmın kullanıcısının tespit edilemediği hususunun şerhine karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin onaması ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

Asıl dosya davacısı ... vekili; müvekkilinin İstanbul ili Mecidiye Mahallesi 113 ada, 5 parselde bulunan 351 m² ve aynı ada 6 parselde bulunan 434,68 m² taşınmazları 08.01.2005 tarihli satış senetleri ile eski sahibi ... 'dan satın aldığını, o tarihten bu yana da fiili olarak kullandığını, daha önce İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1028 Esas, 2015/141 Karar sayılı dosyası ile açılan davanın takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğinden de haberi olmadığını, o davada 5 parselde bulunan taşınmazda 290 m² yerin davalı ... adına zilliyetliğinde, 61,86 m² yerin ise ...'ın zilliyetliğinde, 6 parselde ise 187,73 m² yerin ...'ın zilliyetliğinde, 246,95 m² yerin ise davacıların zilyetliğinde olmadığına karar verildiğini, oysa söz konusu taşınmazların müvekkilinin kullanımında olduğunu ileri sürerek, zilyetlik şerhlerinin müvekkili lehine düzeltilmesini istemiştir.

Birleşen dosya davacısı ... vekili; 113 ada 7 parsel ve 113 ada 6 parselde yer alan toplam 442,41 m2'lik taşınmazın vekil edeninin kullanımında olduğunu, zilyetliğin 21.01.2007 tarihinde şahitler huzurunda ... 'dan satın ve fiilen teslim alındığını, ... 'ın ise aynı taşınmazı 25.12.1992 tarihinde ... 'ten devraldığını, davacının iş bu taşınmazı devir aldıktan sonra betonarme yapı inşa ederek taşınmazın avlusu ve bahçesi olarak caddeye kadar olan alanı kullandığını, 2010 yılında yapılan 2/B kadastro çalışmaları sırasında sehven kullanıcı hanesinin boş bırakıldığını ileri sürerek, davaya konu taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmazın zilyedi olarak davacının isminin tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "asıl dava davacısı ...'in 5 ve 6 parsel yönünden kadastro tespiti öncesi fiili kullanımı tespit olunamamış, kadastro tespitinden sonra da geçerli bir zilyetten zilyetliği devraldığı usulen ispat edilememiş bu davacı yönünden ispatlanamayan davanın reddine, birleşen davanın 30.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre tespit tarihi itibarı ile; 7 parsele ilişkin olarak (C-2) ile gösterilen 183,91 m2 kısmın birleşen davacı ...'ın fiili kullanımında olduğunun, (B-3) ile gösterilen104,15 m2 kısmın ...'ın fiili kullanımında olduğunun, 6 parsele yönelik 17.09.2019 tarihli raporda (D) harfi ile gösterilen 246,95 m2 kısmın birleşen davacı ...'ın fiili kullanımında olduğunun belirlenmiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, davalı Hazine vekili tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.

1.Dava konusu 113 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden onanmasına karar verilmiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin 113 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (C2) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında asağıdaki bent kapsamı dışında davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları reddine karar verilmiştir.

3. Davalı Hazine vekilinin 113 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (B3) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
HMK'nin 24 üncü maddesi, "Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. (2) Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder."

Asıl davada ... davalı olup, ...'ın usulüne uygun açtığı bir dava bulunmadığı gibi usulüne uygun olarak asli müdahil talebi olmadığı halde 17.3.2019 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen (B3) 104,15M2 kısmı davalı ...'ın filli kullanımında olduğunun tapuya şerh verilmesine kararı doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı Hazine vekilinin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının reddine, 113 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2. Davalı Hazine vekilinin (2) nolu bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.