8. Hukuk Dairesi 2022/6094 E. , 2023/3981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1434E., 2022/1434 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/43E.,2020/20K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sonucu, ... ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi .. ada 9 parsel sayılı taşınmaz 335,82 metrekare yüzölçümlü arsa vasfındaki taşınmaz 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu çalışmalarında Hazine adına tespit edilirken fiili kullanıcısının tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu tespite karşı dosyamız davalısı ... tarafından açılan ... Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/183 Esas, 2015/8 karar sayılı dosyasında taşınmazın kullanıcısının ... olduğunun tespitine karar verilmiş ve karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleşmiştir.
2.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ..., ..., ... ada 9 parselin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesine istinaden kadastro çalışmaları neticesinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, daha sonra davalının kardeşine ait komşu parselle birleştirilerek 12 parsel haline geldiğini, 9 parselin davacıların murisi ... tarafından 31.11.1989 tarihinde satış senedi ile satın aldığı tarihten beri davacıların murisi ve sonrasında davacılar tarafından kullanıldığını, vergilerinin ödendiğini ileri sürerek; 9 ve komşu 10 parselin tevhidi sonucu oluşan 110 ada 12 nolu parsel sayılı taşınmazın tevhit işleminden önceki 353 m2 lik dava konusu 9 nolu taşınmazın tapusunun iptalini ve davacılar adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıların iddialarının asılsız olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu yeri 30 yılı aşkın bir süre önce aldığını ve o zamandan beri fiilen kullandığını, davacıların ise hiç bir zaman kullanımının olmadığını, taşınmazın müteahhide verilerek bina inşa edilmeye başlayınca davacıların ortaya çıkıp kötü niyetli olarak hak talep ettiklerini, vekil edeninin taşınmazdaki zilyetliğinin ... Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/183 Esas, 2015/8 Karar sayılı Yargıtayca da onanarak kesinleşen kararı ile tespit edildiğini ve buna göre idareden satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin kadastro esnasında taşınmazın boş olduğunu ve taşınmazın kime ait olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri, davalı tanığı ...'nın dava konusu yeri ekip biçtiğini ve davacıları taşınmazda hiç görmediklerini, davacı tanığı ...'in taşınmazı satın alanın ... olduğunu ancak kullanmadığı için ...'nın bina yaptırdığını beyan ettikleri, dava konusu yerin davacılara ait olduğunun ispatlanamadığı, tanık beyanlarında davacılara ait olduğuna ilişkin net bir beyan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak; davacı dayanağı satış belgesi ile özel parselasyon kayıtların ve tanık anlatımları ile iddialarının kanıtlandığını, davalı tarafın süresinde bildirmediği tanık anlatımlarının hükme esas alınamayacağını, davacının hak sahipliği ortada iken İlk Derece Mahkemesince davalı tanık anlatımlarına üstünlük tanımak suretiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuş ve kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; niteliği itibariyle davacının eldeki davayı 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığı ve tapu kayıtlarının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın görülebilmesi mümkün olmadığı, dava konusu taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıktığından ve özel mülkiyete konu olduğundan artık 6292 sayılı Kanun'un uygulanma olanağının kalmadığı, davalı adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali koşullarının gerçekleştiğinin de davacı tarafça kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacıların dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 Sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!