8. Hukuk Dairesi 2022/6052 E. , 2023/4081 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/239 E., 2022/676 K.
KARAR : Asli müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölköy Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/4 E., 2021/62 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahiller vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; ... ili ... ilçesi .../.... Mahallesi çalışma alanında bulunan 341 ada 1 sayılı 795,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Güzelyurt Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın adına tescilini istemiştir.
3. Asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ... müdahale dilekçesinde; taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.
4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.07.2017 tarihli ve 2008/2549 Esas, 2017/19 Karar sayılı kararı ile asli müdahillerin davasının reddine, davacının davasının talebi oranında kabulüne, çekişmeli 341 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 4/6 oranında iptali ile ... adına, 2/6 hissesinin tespit gibi tesciline karar verilmiş, kararın asli müdahillerden ... ve ... istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 14.09.2018 tarihli ve 2018/1136 Esas, 2018/1055 Karar sayılı kararı ile "yetersiz tapu kaydı uygulamasına dayanarak karar verildiği, davacıların dayanağı olan mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulması gerektiği, çekişmeli taşınmazın kimin kullanımında olduğu hususunun araştırılması gerektiği" gerekçesiyle asli müdahiller ... ve ...'nın istinaf başvurusunun kabulüne ,İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın ne davacının ne de asli müdahillerin dayanak tapuları kapsamında kaldığı, aynı zamanda taşınmaz üzerinde taraflardan hiçbirinin malik sıfatıyla zilyetliği bulunmadığı, taşınmazın ezelden beri köyün ortak kullanımında olduğu ve muhdesatın da köy halkından birbirinden farklı bilinmeyen bir çok kişi tarafından oluşturulduğu " gerekçesiyle davacı ve asli müdahillerinin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; tespit bilirkişileri ... ve ... ile asli müdahil ... arasında akrabalık bağı bulunması nedeniyle tarafsız açıklamalarda bulunmadıklarını ve İlk Derece Mahkemesince bu beyanların dikkate alındığını, asli müdahillerin ihtilaf konusu taşınmazla herhangi bir ilgilerinin bulunmadığını, harita mühendisi tarafından tanzim olunan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, tapu malikinin adına kayıtlı taşınmazı kullanmıyor yönündeki gerekçenin dosya ile örtüşmediğini, söz konusu yerin meyve bahçesi ve müvekkilin maliki olduğu diğer taşınmazın sınırında olup, meyvelerini toplamak şeklinde zilyetliği ve kullanımının hiçbir zaman kesintiye uğramadığın açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Asli müdahiller vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tanık ve mahalli bilirkişilerin tamamına yakının birbirini destekleyen beyanlarında dava konusu yerin kadimden bu yana müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu, üzerinde bulunan ağaçların müvekkilleri ve murisleri tarafından dikilip yetiştirildiği hususunda beyanda bulunduklarını, buna göre müvekkillerin muhdesat ile ilgili taleplerinin kabulü gerekirken reddi aleyhine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve muhdesat taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "müdahilin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının anlaşılmasına ayrıca muhdesatların müdahiller tarafından yapıldığının ispatlanamamasına göre müdahillerin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı," gerekçesiyle asli müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, "mahkemece kaldırma sonrasında yazılı gerekçeyle davacının davasının reddine karar verilmişse de mahkemenin önceki kararında davacının davasının kabulüne taşınmazın 4/6 payının davacı adına tesciline, 2/6 payının ise tespit gibi tesciline karar verilmiş, bu karar yalnızca katılanlar tarafından istinaf edilmiş, davacı ve davalı tarafından istinaf edilmemiştir. Hal böyle olunca bu hüküm davacının davalı ile olan davası açısından usulü kazanılmış hak teşkil etmekte olup müdahillerin davası reddedildiğine göre davacı ile davalı arasında istinaf edilmeyip kesinleşen davanın kabulüne ilişkin hükmünün aynen kurulması ve buna göre de taşınmazın 4/6 'ünün davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz" olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asli müdahillerin davasının reddine, davacının davasının kabulüne, çekişmeli 341 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 4/6 oranında iptali ile ... adına, 2/6 hissesinin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahiller vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar etmiş ve davacının murisi Salih Topal'ın Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/199 Esas, 1976/380 Karar sayılı dosyasında köy tüzel kişiliği aleyhine açtığı davadan feragat etmiş olması nedeniyle taşınmazın köy tüzel kişiliğine ait olduğu hususunun dikkate alınmadığı gerekçesini ilave ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının murisi ...'ın Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/199 Esas, 1976/380 Karar sayılı dosyasında köy tüzel kişiliği aleyhine açtığı davadan feragat etmiş olması nedeniyle verilen ret kararının kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükmün istinaf edilmemesinin davacı yararına usuli kazanılmış hak doğurmayacağını ve ilk hükmün davacı taraf aleyhine kaldırıldığını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 13 üncü ve 19 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davalı ... ve asli müdahillerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!