WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/6043 E.  ,  2023/4080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/484 E., 2022/1468 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/19 E., 2021/6 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 283 parsel sayılı ve 24.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 161 ada 3 sayılı parsel olarak ve 23.220,72 metrekare yüzölçümüyle ve tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 285 parsel sayılı ve 35.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 161 ada 4 sayılı parsel altında ve 35.714,81 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.

2. İtirazı Kadastro Komisyonu tarafından red edilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait eski 283 parsel sayılı taşınmazının yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalıya ait 285 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını açıklayarak dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi ibraz etmemiş, yargılama aşamasında savunma yapmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosunun 1979 yılında yapıldığı, yapılan tespite itiraz edilmediği ve tespit gibi tescil edildiği, taşınmazların yapılan ölçümün fotogrametrik yöntemle ölçülüp sınırlandırılarak 1/5000 ölçekli kadastro paftasına tersim edilen alanlar planimetrik yöntemlerle hesaplandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda siyah ile boyalı kısmın tesis kadastrosunu, sarı boyalı kısmın ise uygulama kadastro çalışması sınırlarının gösterildiği, sınırların çakıştırılması sonucunda sınırlarda her hangi bir hatanın bulunmadığının açıkça görüldüğü, bilirkişi raporunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi (a) bendi uygulaması kapsamında yapılan çalışmaların ada bazında değerlendirildiği, sabit ve geçerli sınırlara göre yapıldığı, ada raporu ve kadastro tutanağının uygulama yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığı, uygulama öncesi ve sonrası meydana gelen farklılıkların raporda değinilen hususlar ve ilk tesis kadastrosu sırasında parsel sınırlarının fotogrametrik yöntemlerle ölçülüp paftasına tersim edildiği, paftasında her hangi bir ölçü, tersimat ve sınırlandırma hatası olmadığı, zemine aynen uyduğu, 1971 yılından günümüze kadar her hangi bir değişiklik olmadığı, gerek 1971 yılında hava fotoğrafında gerekse günümüze kadar olan süreçte hava fotoğraflarında her hangi bir farklılık olmadığı, ayrıca zemin ile paftanın uyumlu olduğu, tutanak bilirkişileri ve mahalli bilirkişi beyanları ile bunun doğrulandığı, davacı tarafın keşif esnasında zeminde kullanmış olduğu sınırı gösterdiği, gösterilen sınırlar ile paftanın ve uygulama kadastrosu sırasında oluşturulan sınırların örtüştüğü, bunların dışında alanlarda meydana gelen değişikliğin sebebinin ise 1979 yılında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 161 ada 3 (eski 283) ve 161 ada 4 (eski 285) parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümleri ile tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazda oluşan küçülmenin nereden kaynaklandığının tespit edilmediğini, sadece ölçüm hatasına dayandırıldığını, alınan raporun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, yerel mahkeme karanının eksik hatalı ve yetersiz inceleme ile oluşturulduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki küçülmenin tam olarak nereden kaynaklandığının tespit edilmesinin gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.