8. Hukuk Dairesi 2022/595 E. , 2023/3194 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1642 E., 2021/2875 K.
KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf üyeliğinin ve prim miktarının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar Dairece ikinci defa bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın Türkiye ... Bankası A.Ş.'nde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı 15.07.1982 tarihi ile emekli olduğu 21.01.2002 tarihleri arası davalı vakfa üyeliğinin ve prim borcunun tespiti istenmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, Vakıf Yönetmeliği Geçici 3 üncü maddesi gereği vakıf üyeliği haklarından faydalanmak için belirtilen süre içerisinde davacının yazılı müracatının olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2015/74 Esas, 2017/32 Karar ... kararıyla; davacının vakfın tabii üyesi olduğunun kabulüne ve tespitine; davacının ödemesi gereken katılım bedeli aslının 3.757,52 TL, dava tarihine kadar işlemiş yasal faiz tutarının 14.258,61 TL olmak üzere toplam ödemesi gereken tutarın 18.016,13 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1064 Esas, 2017/1360 Karar ... kararıyla; davacının 01.02.2002 tarihinde emekli olup davalı vakıf ile ilişiğinin kesildiği bu tarih ile dava tarihi olan 02.03.2015 tarihleri arasında genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 28.06.2018 tarihli ve 2017/17026 Esas, 2018/14574 Karar ... kararı ile; "...Bölge Adliye Mahkemesince, zamanaşımı başlangıcı olarak emeklilik tarihi esas alınmış ise de, geçici 3. madde ile davacı gibi güvenlik görevlilerine borçlanma ve emekli olma hakkı getirildiğinden, bu hakka ilişkin davalar da zamanaşımı başlangıcı emeklilik tarihi değil (çünkü emeklilik tarihinde böyle bir hak mevcut değil) borçlanma hakkı getiren geçici 3.maddeye göre ödemenin yapılması için gösterilen son tarih olan 30.12.2005 tarihidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesine göre bu tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresi davanın açıldığı 02.03.2015 tarihi itibari ile dolmadığından, davanın zamanaşımından reddi doğru değildir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince işin esası incelenerek bir karar verilmelidir." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/1701 Esas, 2018/1208 Karar ... kararıyla; davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 10.03.2021 tarihli ve 2018/16249 Esas, 2021/2152 Karar ... kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş olup, uyulan bozma ilamı ile işin esası hakkında karar verilmesi gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmasına rağmen, işin esası hakkında hüküm kurulması yerine davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde karar verilmesi doğru görülmeyerek ikinci defa Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 1982 yılından itibaren davalı Türkiye ... Bankasında güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 21.01.2002 tarihinde emekli olduğu, Türkiye ... Bankası mensupları munzam Sosyal Güvenlik Ve Yardımlaşma vakfındaki yönetmelik değişikliğinden sonra davacıya bu haktan yararlanıp yararlanmadığı ile ilgili 10.10.2015 tarihinde bildirim mektubu gönderildiği 30.12.2005 tarihine kadar borçlanma talebinde bulunmak ve aynı tarihe kadar borçlarını ödemek ve geçici 3 üncü madde hükümlerinden yararlamak için süre verildiği, davacının bu haktan yararlamak istediği belirterek dilekçe sunduğu ancak davalı tarafın davalı tarafın belirlediği miktar tarafından ihtilafın oluştuğu ve ödemenin bulunmadığı davasını ise 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açtığı ödenmesi gereken katkı paylarının bilirkişi tarafından belirlendiği ve yine Türkiye ... Bankası A.Ş Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik Ve Yardımlaşma Vakıf senedinin 4/a maddesi uyarınca vakfın tabi üyesi olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davanın davasının kabulü ile davacının vakfın tabii üyesi olduğunun kabulüne ve tespitine; davacının ödemesi gereken katılım bedeli aslının 3.757,52 TL, dava tarihine kadar işlemiş yasal faiz tutarının 14.258,61 TL olmak üzere toplam ödemesi gereken tutarın 18.016,13 TL olduğuna, davacının aidat aslı için dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, vakıf mevzuatı uyarınca talebin, hak düşürücü sürenin dolmasından sonra yapıldığı, davanın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra açıldığı, Mahkemenin, davacının vakıf üyesi olduğuna dair kararının hukuka aykırı olduğu, ayrıca davacının sorumlu olduğu prim borcuna Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca faiz hesaplanması gerektiği, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı vakıf senedinde 2005 yılında yapılan değişiklik sonucu davacının vakıf üyesi olduğu ile davalı vakfa ödemesi gereken prim miktarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) vakıflara ilişkin 101 ve devamı maddeleri; 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 4, 5 ve 6 ncı maddeleri, Mülga 818 ... Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi, davalı Vakfın, vakıf senedinin 4/a maddesi ile vakıf senedine dayalı olarak çıkartılan Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliğinin Geçici 3 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!