8. Hukuk Dairesi 2022/5712 E. , 2024/3370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/22 E., 2022/65 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtaya (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı sırasıyla 2.661,78; 4.844,20; 16.309,94; 393,36; 4.373,86; 1.026,83; 1.943,41; 15.385,48; 591,50; 1.650,00 ve 302,16 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlardan, 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ... ve müşterekleri ve 125 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ... adına tespit edildikten sonra, ... ve ...'nin itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca, itirazın kabulü ile 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazların ölü oldukları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle ... ve ... adlarına tespitine karar verilmiş, 127 ada 134 parsel sayılı 531,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek "ham toprak" vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Sivas ili ... ilçesi ... Köyü 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazların davalı ... ile ortak murisleri olan ... ve ... adına tespit edilmiş olmakla birlikte mirasçılardan ...'nin kendisine düşecek miras payını, muris ...'nin sağlığında 29.04.1962 tarihli senet karşılığında aldığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ... ve ...'nin davalı ... dışındaki mirasçıları adına tescilini; birleşen dava dosyasında ise, çekişmeli 127 ada 134 parsel sayılı taşınmazın 1951 yılında üçüncü kişilerden satın alındığını ve bu tarihten beri zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile muris ...'nin ... dışındaki mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Davalı taraf cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararı ile; "... tespit maliki ...isimli kişinin esasen isminin ... olup, tarafların müşterek miras bırakanı ...'nin ilk eşi ve davalı ...'nin ise annesi olduğu, davacı yanın davalı ...'in taşınmazlarda bir payı bulunmadığını ileri sürmekle birlikte dayanılan 1962 tarihli sözleşme içeriğine göre, sözleşmenin ...'den intikal eden yerlere ilişkin olup, dava konusu yerlere ilişkin olmadığı, diğer yandan çekişmeli taşınmazların ... ...'den intikal ettiği ve muris terekesinin taksim edilmediği, ayrıca çekişmeli taşınmazlardan olup Hazine adına tespit edilen 127 ada 134 parsel sayılı taşınmazda ise zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği ...." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanaklarının iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına, 127 ada 134 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2016/4243 Esas, 2017/2578 Karar sayılı ilamıyla; "...çekişmeli 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2 ve 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazların Kadastro Komisyonunca ölü oldukları kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle ... ile ... adlarına tespitine karar verildiği, davacı ...'nin dava dilekçesinde, çekişme konusu taşınmazların müşterek muris ... ve ...'den kaldığını, davalı ...'nin miras hakkını 1962 tarihli senetle aldığını ve davalının miras ... bulunmadığını ileri sürerek taşınmazların davalı ... dışındaki mirasçılar adına tescili isteminde bulunduğu, yargılama sırasında ise çekişme konusu taşınmazların müşterek muris ...'den intikal ettiğini ve davalı ...'nin miras hakkını aldığını, ayrıca tespit maliki ...adında birinin olmadığını ileri sürerek taşınmazların davalı ... dışındaki ... mirasçıları adına tapuya tescili isteminde bulunduğu, yine yargılama sırasında ... ... ve ...'den olma davalı ...'nin nüfus kayıtlarına göre ...olan anne adının, hükmen ... olarak düzeltildiği, bu halde, çekişme konusu taşınmazların kimden kaldığı, tespit maliki ...payının çekişme konusu olup olmadığı, davalı ...'in hem ... ..., hem de ...mirasçısı olup olmadığı, tespit maliki ... ile ...'nin aynı kişi olup olmadığı hususlarının anlaşılamadığı, dolayısı ile İlk Derece Mahkemesince davacının iddiası ve talebi açıklığa kavuşturulmadan karar verildiği açıklanarak, davacı tarafa iddiasının açıklattırılması, çekişme konusu taşınmazların ... ...'den mi yoksa ... ... ve ...' den mi intikal ettiği, tespit maliki ...payının çekişme konusu olup olmadığı, davalı ...'in kimin mirasçısı olduğu hususlarının belirlenmesi, tespit maliki ... ile ...'nin aynı kişi olup olmadığının araştırılması, davacının talebine göre de taraf teşkili sağlandığı takdirde davaya devamla tarafların bildirdikleri deliller toplanarak uyuşmazlığın esastan çözüme kavuşturulması ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "... tarafların müşterek miras bırakanı ...'nin mirasçılarını / çocuklarını 1960'lı yılların başında toplayarak, imam nikahlı eşi ...'ye babasından kalan taşınmazlar ile birlikte tüm taşınmazlarını paylaştırdığı, paylaştırma sebebininde biri ölü diğeri sağ iki eşinin olması ve bu her iki hanımından da ayrı ayrı çocuklarının olması nedeniyle çocukları arasında bir ihtilaf çıkmasını engellemek amacına yönelik olduğu, mirasçılarından olup, ...'den olma kızı ...'ın isteği ile, bu mirasçıya annesinden düşecek haklarla birlikte babasından kalacak haklarının ...'e verildiği, bu surette yapılan paylaşım sonucunda ...'ye bir kısım taşınmazların verildiği ve bu tarihten itibaren taşınmazların ...'nin zilyetliğinde bulunduğu, mirasçılardan esasen ... kızı olup, Selvi üzerine kayıtlı olan ...'nın ise annesinden kendisine intikal edecek payı taşınmazların bölünmemesi ve ilerleyen zamanlarda problem çıkmaması adına babasına devrettiği, bu hususların davacı yanın dayandığı 1962 tarihli senet içeriği ile de doğrulandığı, çekişmeli 127 ada 134 parsel sayılı taşınmazın ise davacının kök murisine ait olmayıp, köyün genel kullanımına ait yerlerden olduğu ..." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 127 ada 134 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro tespitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 127 ada 138 parsel sayılı taşınmaza yönelik Mahkeme'nin önceki tarihli 2012/91 Esas, 2014/67 Karar sayılı ilamı temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... ve müşterekleri vekilinin esasa yönelik temyizi dava konusu 125 ada 2 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... ve müşterekleri vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Ne var ki, çekişmeli 114 ada 21, 31, 115 ada 5, 124 ada 38, 125 ada 2, 16, 127 ada 111, 112, 128, 132 ve 135 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sonucu oluşan tespitleri, komisyon kararı ile değiştirildiğine ve davanın bu taşınmazlar yönünden kabulüne karar verildiğine göre, kadastro komisyon kararlarının iptaline karar verildikten sonra tescil hükmü kurulması gerekirken, kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ve müşterekleri vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde "... parsel sayılı taşınmazların ..." ibarelerinden sonra gelen "... kadastro tespitlerinin iptaliyle ..." sözlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "... kadastro komisyon kararlarının iptali ile ..." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve müştereklerine iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!