WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5610 E.  ,  2023/5849 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1145 E., 2022/1401 K.
...
...
...
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/375 E., 2020/266 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Uygulama Kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 1134 parsel ... 5.187,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 3 parsel numarasıyla ve 5.149,34 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 136 ada 2 parsel ... 5.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 2 parsel numarasıyla ve 4.800,41 metrekare yüzölçümlü olarak ve
... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1078 parsel ... 21.575,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 5 parsel numarasıyla ve 21.205,71 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacılara ait 136 ada 2 ve 3 parsel ... taşınmazların sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait 136 ada 5 parsel ... taşınmazdan kaynaklandığını belirterek

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; 136 ada 2 ve 3 numaralı parsellerin narenciye bahçe sınırını esas kabul edecek kadastro verisinin ... Kadastro Müdürlüğü'nden temin edilemediğinden 1968 yılında üretilen ED50 ülke koordinat sisteminde üretilen 1/5000'lik fotogrametrik pafta ve 1992 yılı İçel Valiliği il özel idare kurulu kararı ile ifraz edilen ED50 ülke koordinat sisteminde üretilen eski kadastro sınırı elde ettikleri ve bu nedenle fiili kullanım sınırı esası alınmasının mümkün olmadığını, eski kadastro parsel sınırı olan 1992 yılı ifrazı işlenmesinden gelen 136 ada 5 parselin 1968 yılı fotogrametrik pafta ve mevcut arazi ile uyuşmadığından geçerli sınır olarak kabul edilmesinin hatalı olacağını, 2014 yılında yapılan 22/a uygulaması ile uyuşmayan sınırların 1968 yılı fotogrametrik pafta ve mevcut araziyle genel olarak uyumlu hale getirildiğini ancak 136 ada 2 ve 3 parsellerin 5 parsel ile olan ihtilaflı sınırının 1968 yılı üretimi sınır ile 2 metre civarında kayıklık olduğunun tespit edildiğini, 22/a uygulamasıyla oluşan sınırın bahçe içinden geçtiğini, mahallinde yapılan keşif sırasında ve sonrasında dava konusu yerde sınır oluşturacak bir detayın bulunamadığını, 1968 yılında ED50 ülke koordinat sisteminde üretilen paftadan sayısallaştırdıkları sınırın tek geçerli veri olduğunu bu nedenle anılan raporda gösterildiği şekilde 2-3-5 parsel ... taşınmazların aralardaki sınırının ve miktarların düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 136 ada 5 nolu davalı adına kayıtlı taşınmazın sınırlarının bilirkişi kurulunun 04.06.2020 tarihli rapor ve eki 3 nolu krokide gösterildiği şekilde (A) harfi ile gösterilen 122,45 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 114,08 metrekarelik yerin 5 nolu davalı adına kayıtlı parselden çıkarılması ile (A) harfi ile gösterilen 122,45 metrekarelik yerin 136 ada 3 nolu davacı ... adına kayıtlı taşınmaza, (B) harfi ile gösterilen 114,08 metrekarelik yerin 5 nolu parselden çıkarılması ile 136 ada 2 nolu davacı ... adına kayıtlı taşınmaza ilave edilerek 2-3-5 nolu parsellerin sınırlarının bu şekilde ve 136 ada 5 nolu parselin 21.205,71 metrekare olan yüzölçümünün 20.969,18 metrekare olarak 136 ada 2 nolu parselin metrekaresinin 4.809,98 iken 4.924,06 metrekare olarak 136 ada 3 nolu parselin yüzölçümünün 5.149,34 metrekare iken 5.271,79 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1 Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alınan bilirkişi heyetine mahkeme keşfinde verilen görevde dava konusu parsellerin öncesi geometrik durumuna uygun yenilenip yenilenmediği hakkında inceleme ve rapor vermeleri gerektiğini, bilirkişilerin 22/A uygulamasında davalının yenileme 22/A uygulama krokisine göre düzenmiş oldukları raporun usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların fiili kullanıma uygun olmadıklarını, ... raporuna göre ... ili ... Mahallesi 136 ada 2,3 ve 5 nolu parseller arasındaki sınırın düzeltilmesine karar verilmesinin davacı adına verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 21.09.2016 tarihinde müvekkili tarafında harita mühendislerine aplikasyon haritası çıkarıldığını, bu harita da sınırlar yönünden herhangi bir hata olmadığını tespit raporunda gerçeğe en yakın sonuç çıkartan son raporun dikkate alındığını, ancak bilirkişi değerlendirmelerini ısrarla fiili kullanım durumuna göre yaptıklarını, vekalet ücreti yönünden de hataya düşüldüğünü, her ne kadar hükmün açıklanmasında kısmen kabul yazılmamış ise de hükmün içeriğine göre hükmün içeriğinde kısmen kabul edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, krokiler getirtilmiş taşınmazlar başında keşif yapılarak uzman bilirkişiden rapor alındığı, 24.08.2020 tarihli bilirkişi ek rapor ve krokilerine göre, (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımların tesis kadastrosu ile davacılar adına tescil edildiği, çapın kesinleşmesinden sonra ifraz ya da fiili kullanımla ilgili değişiklikler yönünden 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22-a maddesi uyarınca herhangi bir talepte bulunulamayacağı anlaşıldığından davacı yanın raporda (C), (D), (E) ve (F) ile gösterilen kısımlara yönelik davasının reddi, (A) ve (B) kısmına yönelik davasının kabulünün isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesi kararının taraflara tebliği üzerine, taraf vekillerince kararın istinaf edildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin de ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak adı geçen davalı vekilinin de istinaf başvurusu hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacılar vekili ile davalı vekilini sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...