WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5536 E.  ,  2024/3415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1566 E., 2021/1925 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kiğı Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2010/82 E., 2018/6 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, temyize konu asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, birleşen dosyanın davacıları vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesisine şeklinde karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, birleşen davanın davacıları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 169 ada 97, 98, 170 ada 43 ve 175 ada 63 parsel sayılı sırasıyla 12320,16, 11964,12, 2342,15, 17516,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ayrı vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü oldukları tutanakların beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, 1/2' şer hisse ile ... ve ... adına tespit edildikten sonra Kadastro Komisyonunca, taşınmazların tam hisseyle ... adına tespitlerine karar verilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde, tapu kayıtları, vergi kaydı, satın alma, irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bingöl ili ... ilçesi ... Köyü 170 ada 43 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile eşit paylarla davacılar adına tescilini talep etmiştir.

Birleşen dosyada ise, davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde, tapu kayıtları, vergi kaydı, satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bingöl ili ... ilçesi ... Köyü 169 ada 97, 98 ve 175 ada 63 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 2/3 hissenin ... mirasçıları, 1/3 hissenin ise ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının tamamının taş, meşe gibi hudutlardan oluşması sebebiyle keşiflerde uygulanamadığı, davacı vekilince de keşif sırasında tapu kayıtlarının uygulanmasına yönelik bir talebin bulunmadığı, bu kayıtların dava konusu yerlerin ... ailesinden satın alındığına dair iddialarının doğrulanması amacıyla sunulduğunun anlaşıldığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre dava konusu 170 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 1949 yılından beri 'lar tarafından tasarruf edildiği, davacıların murisleri tarafından ...’lardan satın alındığı, taşınmazın kadastro çalışmaları öncesinde nizasız ve fasılasız davacı tarafın elinde olduğu, ’lar arasında yapılan taksim sonucu bu taşınmazın ... ’a düştüğü, ancak davacıların murisi ... ’ın mirasçıları arasında taksim yapılmadığı, davalı tarafın dayandığı 37 tahrir sayılı vergi kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı, sonuç olarak davalı tarafın taşınmaz üzerinde sürdürdüğü bir zilyetliğinin olduğunu herhangi bir delille ispatlayamadığı, dava konusu 175 ada 63 parsel sayılı taşınmazın keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre 1949 yılından beri davacı ...'lar tarafından tasarruf edildiği, 50 yılı aşkın zamandır davacıların murisleri tarafından kullanıldığı, ... ve ... ile müşterekleri arasında taksim yapıldığı, ancak ... ve ... ’ın mirasçıları arasında herhangi bir taksim yapılmadığı, davalı tarafın tespit tarihi olan 2009 yılından önce dava konusu 175 ada 63 parsel sayılı taşınmazda sürdürülen bir zilyetliklerinin olduğunu herhangi bir delille ispatlayamadığı, davalı taraf tanıklarının da dava konusu taşınmazın davalılar tarafından ekilip biçildiğini görmediklerini beyan ettikleri, dava konusu 169 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazlarda mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre davacılar tarafından sürdürülen bir zilyetliğin bulunmadığı, davacı tanığının da davacıların taşınmazları ekip biçmediğini beyan ettiği " gerekçesiyle, davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın kabulüne, çekişmeli 170 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın payları oranında ... mirasçıları adına tesciline, davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 175 ada 63 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın payları oranında ... ve ... mirasçıları adına tesciline, çekişmeli 169 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının ispatlanamadığından reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hükme karşı, birleşen davanın davacıları vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Dava konusu 175 ada 63 parsel ve 170 ada 43 parsel sayılı taşınmazlarda davalı tarafın zilyetliğinin olmadığı, 1949 yılında köyden göç ettiklerinden taşınmazların 1949 yılından beri davacıların tasarrufunda bulunduğu, dava konusu 169 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazlarda mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacılar tarafından sürdürülen bir zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak, dava konusu parseller hakkında komisyon kararları olmasına rağmen hüküm kurulurken komisyon kararları yazılmadan taşınmazların tespit gibi tescillerine ve tespitlerin iptaline şeklinde karar verilerek infazlarında tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün kaldırılması gerektiği " gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan temyize konu davanın kabulüne, çekişmeli 170 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 08.12.2009 tarihli komisyon tutanağının iptali ile taşınmazın Kadastro Komisyon tutanağındaki miktar ve vasfı ile payları oranında ... mirasçıları adına tesciline; davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 175 ada 63 parsel sayılı taşınmazın 08.12.2009 tarihli Komisyon tutanağının iptali ile taşınmazın Kadastro Komisyon tutanağındaki miktar ve vasfı ile payları oranında ... ve ... mirasçıları adına tesciline, çekişmeli 169 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının ispatlanamadığından reddine, taşınmazların 08.12.2009 tarihli Komisyon kararları gibi tapuya tescillerine karar verilmiş ve iş bu karar, birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 ar TL'nin temyiz eden birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları ile davalı ...'tan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.