8. Hukuk Dairesi 2022/5505 E. , 2024/2650 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/4 E., 2022/1 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 103 ada 165 parsel sayılı 1.710,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ..., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 103 ada 165 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/1868 Esas, 2021/1947 Karar sayılı ilamı ile "Davaya konu taşınmazın, tarafların müşterek murisi ...'den intikal ettiği ve murisin terekesinin mirasçıları arasında taksim edildiği, önceki bozma ilamı ile de kabul edilerek kesinleşmiş olup, bozma ilamında da değinildiği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tespit malikinin murisi ... ... tarafından sürdürülen zilyetliğin asli zilyetlik mi yoksa davacıların murisi ... ... adına sürdürülen fer'i zilyetlik mi olduğu hususundadır. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının yanı sıra, bozma sonrası yapılan keşifte dinlenen davacı tanığı ...'ün beyanlarından, taşınmazda zilyetliği bulunan ... ...'in, davacıların murisi ... ...'e ve ölümünden sonra ise mirasçılarına taşınmazın mahsullerinden gönderdiği dikkate alındığında, ... ...'in şehir dışında çalışan ... ... adına taşınmaza fer' i zilyed olduğu, bu durumun davacıların murisi ... ...'in ölümünden sonra da devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "davacıların davasının kabulüne, dava konusu Karaman ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 103 ada 165 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile yüzölçümü ve niteliği aynı kalmak suretiyle ve de taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek; 1/2 payın ... ... ve ... kızı, ... adına, 1/2 payın ... ... ve ... kızı, ... adına olacak şekilde el birliği mülkiyeti hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş olup; hükme karşı davacı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut olayda, Mahkemece, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya içeriği incelendiğinde, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine, davacılar davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri gibi davalıların davayı kabulleri de söz konusu olmadığına göre, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması doğru olmamıştır. O halde, Mahkemece yapılacak iş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında davacılar lehine hüküm kurulması olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, hatalı değerlendirme ile karar verilmesi yanlış olup, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden ... mirasçılarından alınmasına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ... 'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!