8. Hukuk Dairesi 2022/5503 E. , 2024/3302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/56 E., 2021/94 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/86 E., 2018/11 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar mirasçıları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davacı ... mirasçıları vekili, davacı ... ... mirasçılarından ... ve ..., davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uşak ili Sivaslı ilçesi Konak Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1991 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında, 22 ada 38 parsel sayılı 1.977,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfında, 22 ada 39 parsel sayılı 2.897,09 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfında, 22 ada 37 parsel sayılı 1.672,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfında, 22 ada 1 parsel sayılı 2.235,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfında, tapu kaydına istinaden ... ve ... adına kayıtlı olduğu, tapu kaydının hudutları ve mevkii itibariyle bu dört parsele uyduğu, taşınmazların halen Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmeyen 1982/68 Esas-1991/15 Karar sayılı dosyasında men'i müdahale davasına konu olmaları nedeniyle davalı oldukları açıklanarak, tutanakların malik haneleri boş bırakılarak tespit edilmiş ve 11.10.1991 tarihinde Sivaslı Kadastro Mahkemesine aktarılmış; Sivaslı Kadastro Mahkemesinin 25.12.1992 tarihli ve 1992/218 Müt. sayılı kararı ile, davanın mülkiyete ilişkin olmayıp meni müdahale davası olduğu gerekçesiyle tutanakların malik hanelerinin doldurulması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi üzerine Kadastro Komisyonu'nun 05.01.1993 tarihli kararı ile, 22.05.1992 tarihinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin tashihi karar talebinin reddi kararı ile kesinleşen Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.1991 tarihli ve 1982/68 Esas, 1991/15 Karar sayılı kararı ile eldeki dosyanın davacıları aleyhine men'i müdahale kararı erildiği, dosyamız davalılarının dayandığı 15.05.1978 tarihli ve 14 sıra sayılı tapunun iptali için açılan davanın Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/67 Esas ve 1982/150 Karar sayılı kararı ile reddedildiği ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 14.06.1983 tarihli ve 1983/6028 Esas, 1983/7085 Karar sayılı kararı ile onandığı, tashihi karar talebinin de aynı Dairenin 03.01.1983 tarihli ve 1983/11095 Esas-11599 Karar sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği gerekçesiyle, 15.05.1978 tarihli ve 14 sıra sayılı tapu kaydına itibar edilerek dava konusu taşınmazların ölü oldukları beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 3/4 hissesinin ... , 1/4 hissesinin ise ... adına tespitine karar verilmiştir.
Davacılar ..., ... ... mirasçıları, ... ... mirasçıları ayrı ayrı açtıkları dava dosyalarına sundukları dava dilekçelerinde; taşınmazların kök murisleri Katip ... ... Efendi'den kendilerine mirasen intikal ettiğini, Katip ... ... Efendi ve oğlu ... 'nın yasal mirasçılarının sadece tespit malikleri ... ve ... olduğuna ilişkin Sivaslı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/124 Esas, 1974/87 Karar sayılı veraset ilamının, aynı mahkemenin 1983/125 Esas, 1983/207 Karar sayılı verasetin iptali kararı ile iptal edildiğini ve kendilerinin de Katip ... ... Efendi'nin torunu olduklarının tespit edilerek, Sivaslı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/124 Esas ve1974/87 Karar sayılı veraset ilamının iptaline ve Katip ... ... Efendi'nin torunu olduklarına ilişkin daha önce alınan Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/16 Esas-1961/103 Karar sayılı veraset ilamının geçerliliğine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.02.1984 tarihli ve 1984/1341-1562 Karar sayılı onama kararı ile kesinleşmesine rağmen, tespit maliklerinin geçersizliğine hükmedilen Sivaslı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/124 Esas ve 1974/87 Karar sayılı veraset ilamına dayanarak hileli yollarla, tespit dayanağı 15.05.1978 tarihli ve 14 sıra sayılı tescil tapusu ile dava konusu taşınmazların adlarına tescilini sağladıklarını, taşınmazları uzun yıllardır malik sıfatıyla zilyet ettiklerin; davacılardan ... ise ayrıca, 22 ada 39 parsel sayılı taşınmazı, 03.02.1966 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, sonrasında Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.03.1987 tarihli ve 1988/46 Esas, 1989/30 Karar sayılı tescil hükmü ile bu yere tapu aldığını ve halen adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, 05.01.1993 tarihli komisyon tutanağı ile 3/4 hissesi davalılar murisi ... , ... adına tespit gören taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adlarına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama neticesinde; "... yapılan tüm yargılama, kadastro tespit tutanakları, dayanağı evrak, birleşik kroki, Sivaslı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/124 Esas ve 1974/87 Karar sayılı veraset ilamı, aynı mahkemenin 28/12/1983 tarihli ve 1983/125 Esas, 1983/207 Karar sayılı kararı, 1961/16 Esas ve 1961/103 Karar sayılı veraset belgesi, Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/02/1991 tarihli ve 1982/68 Esas, 1991/15 Karar sayılı Kararı, Sivaslı Noterliğinin 03.02.1966 tarih ve 67 Yevmiye No'lu Gayrimenkul Satış ve Zilyetliğin Devri Sözleşmesi, 15/05/1978 tarihli Sıra No:14 Cilt No:9 Sahife No:82 numarayı tapu kaydı, 15/05/1978 tarih 14 Sıra ve 15/05/1989 tarih 3 Sıra Nolu tapu kayıtları, icra edilen keşif, keşif sonrası dosyaya ibraz edilen teknik bilirkişi raporları ve bütün bu verilerle uyuşan ve örtüşen mahalli bilirkişi anlatımları, keşif mahallinde dinlenen davacı ve davalı taraf mirasçılarının beyanları ve mahallinde yapılan gözlem ve tüm dosya içeriğinden, 15/05/1978 tarih, Sıra No:14, Cilt No:9, Sahife No:82 sayılı tapu kaydının bu dört parseli birlikte kapsadığı, Katip ... ... Efendinin çocukları tarafından bu yerlerin taksim edildiği, veraset ilamları ve özellikle yukarıda anılan Sivaslı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1961/16 Esas ve 103 Karar sayılı veraset belgesi karşısında 15/05/1978 tarih ve 14 sıra nolu tapu kaydının hileli olduğu, iş bu hatalı tapu kaydına dayanılarak yapılan 3/4 hissesi ... ile 1/4 hissesi oğlu ... Karaya adına şeklindeki tespitin hatalı olduğu, taşınmazın bir bütün halinde tarla iken harici intikal, bağış ve satış suretiyle dava konusu 22 ada 1 nolu parseli ... ...'ın ve ölümü ile mirasçılarının tarla olarak kullandıkları, parselin halen mirasçılarının elinde olduğu, ... ... ve mirasçılarından başka bu yerde hiç kimsenin bir kullanımının olmadığı, 38 no'lu parselin ... ve ölümü ile mirasçılarının kullanımında olduğu, 37 nolu parselin ... ... ve ölümü ile ... evlatları ... ..., ..., ..., ... 'ın birlikte kullandıkları, 39 nolu parseli ...'in ... 'nın torunu Nimet ve kocası ...' dan Sivaslı Noterliğinin 03/02/1966 tarih ve 67 yevmiye nolu Gayrimenkul Satış ve Zilyetliğin ... ile satın aldığı, senedin ve 15/05/1989 tarihli 3 Sıra Nolu Tapu kaydının bu yere uyduğu, bu yerin halen ... oğlu ...'in mirasçılarının zilyed ve tasarruflarında bulunduğu, dava konusu bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufundaki mer'a, orman, harman yeri, köy orta malı, Hazine gibi yerler ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, netice olarak 3402 sayılı yasanın 14.maddesindeki edinme koşullarının davacılar adına ve yararına gerçekleştiği " gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 22 ada 37 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi dosyada mevcut 30.10.2017 tarihli krokili raporundaki geometrik şekli ve 1.672,02 m2 miktarı ve tarla vasfı ile ... ... adına tespit ve tapuya tesciline, bu dosya ile birleştirilen Sivaslı Kadastro Mahkemesinin 1993/30 Esas ve 1996/39 Karar sayılı dosyasında; dava konusu 22 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi dosyada mevcut 30.10.2017 tarihli krokili raporundaki geometrik şekli ve 2.235,02 m2 miktarı ve tarla vasfı ile ... adına tespit ve tapuya tesciline, bu dosya ile birleştirilen Sivaslı Kadastro Mahkemesinin 1993/31 Esas ve 1996/38 Karar sayılı dosyasında; dava konusu 22 ada 38 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi dosyada mevcut 30.10.2017 tarihli krokili raporundaki geometrik şekli ve 1.977,05 m2 miktarı ve tarla vasfı ile ... adına tespit ve tapuya tesciline, bu dosya ile birleştirilen Sivaslı Kadastro Mahkemesinin 1993/29 Esas ve 1996/53 Karar sayılı dosyasında, dava konusu 22 ada 39 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi dosyada mevcut 30.10.2017 tarihli krokili raporundaki geometrik şekli ve 2.897,09 m2 miktarı ve tarla vasfı ile ... adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; " Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların, 05/01/1993 tarihli kadastro komisyonu tespit tutanağı ile 3/4 hissesi davalıların murisi ... oğlu ... , 1/4 hissesi ... oğlu ... adına oluşturulan 15/05/1978 tarih ve 14 sıra sayılı tapu kaydına ve dosyamız davacılarının dava konusu taşınmazlara yaptıkları müdahalenin önlenmesine ilişkin olarak verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1982/68 Esas-1991/15 Karar sayılı kararına ve anılan kararın gerekçesinde bahsi geçen ve dosyamız davacıları tarafından 15/05/1978 tarih 14 sıra sayılı tapu kaydının iptali istemi ile Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1987/67 Esas-1982/150 Karar sayılı dosyasında açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek ret ile sonuçlanan mahkeme kararına dayanılarak, 15/05/1978 tarihli tapu kaydında belirtilen hisseleri oranında davalılar murisleri adlarına müştereken tespit edildiği, ilk derece mahkemesince, dava konusu taşınmazların mahallinde yapılan keşif ve uygulama sonucuna göre, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, dava konusu 4 parça taşınmazın, davalıların dayandığı, Sivaslı ilçesi Merkez Mahallesi Karadede Mevkii 15/05/1978 tarih ve 14 sıra sayılı, doğusu:..., batısı:yol, kuzeyi: ..., güneyi:... taşınmazları ile çevrili, 6.430,70 m²'lik, 1/4 hisse oranında davalıların murisi ... oğlu ... ile 3/4 hisse oranında davalıların murisi ... oğlu ... adına kayıtlı tapu kaydı ile taraflar arasında görülen ve dava konusu taşınmazlardaki dosyamız davacılarının müdahalelerinin menine ilişkin, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 22/05/1992 tarihli tashihi karar talebinin reddi kararı ile kesinleşen, Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/02/1991 tarihli ve 1982/68 Esas, 1991/15 Karar sayılı kararı kapsamında kaldığının anlaşıldığı, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ve taraflar arasında görülen Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1982/68 Esas, 1991/15 Karar sayılı müdahalenin önlenmesi kararı ile Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1987/67 Esas, 1982/150 Karar sayılı, davalıların dayandığı tapu kaydının iptali talebi ile açılan davanın reddine ilişkin kararların, özü itibariyle mülkiyete ilişkin olmaları nedeniyle, taraflar arasındaki mülkiyete ilişkin eldeki somut uyuşmazlığın anılan mahkeme kararları ile çözüldüğü, ancak eldeki dava ile konularının farklı olması nedeniyle, eldeki dava yönünden anılan mahkeme kararlarının kesin hüküm oluşturmayacakları sonucuna varıldığı, dosyada davacıların dayandığı verasetin iptaline ilişkin mahkeme kararının 20/02/1984 tarihinde, davacıların dava konusu taşınmazdaki müdahalelerinin önlenmesine ilişkin verilen 08/02/1991 tarihli mahkeme kararından önce, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinin davacı tarafça bildirilmiş olduğu, buna göre, davacıların dayandığı verasetin iptaline ilişkin kesinleşen mahkeme kararının, meni müdahale dosyasında ileri sürülme imkanı varken, o dosyada ileri sürülmeyip, daha önce Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen, mülkiyete ilişkin mahkeme kararının etkisini ortadan kaldıracak şekilde, bu kez eldeki dosyada, ileri sürülmesi imkanının bulunmadığı, her ne kadar davacılardan ... ayrıca, davaya konu ettiği 22 ada 39 parsel sayılı taşınmazı, 03/02/1966 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, sonrasında bu taşınmaza ilişkin olarak Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/03/1987 tarihli ve 1988/46 Esas, 1989/30 Karar sayılı tescil hükmü ile tapu aldığını ileri sürmüş ve bu tapu kaydının da yapılan uygulama ile 22 ada 39 parsel sayılı taşınmaza uyduğu tespit edilmiş ise de, davalıların murisleri adına olan tapu kaydının iptaline ilişkin bir mahkeme kararı getirilmedikçe, davalıların dayandığı tapu kaydının hukuken geçerli olması nedeniyle, davacı ...'in dayandığı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine itibar edilmesinin mümkün olmadığı, aynı şekilde tapuda kayıtlı bir taşınmaza TMK.nun 713/1 maddesi kapsamında yeniden tapu verilmesi yolsuz tescil niteliğinde olacağından, davacı ... Demir'in dayandığı daha yeni tarihli tapu kaydına itibar edilmesinin de mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, açıklanan nedenlerle, asıl davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı reddi ile dava konusu taşınmazların, 15/05/1978 tarihli 14 sıra sayılı tapu kaydının esas alınması ile beyanlar hanesinde ölü oldukları yazılmak suretiyle, 1/4 payının davalıların murisi ... oğlu ..., 3/4 payının davalıların murisi ... oğlu ... adına tespit ve tesciline karar vermek gerekirken, kararda gösterilen hukuka uygun olmayan gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, belirtilen eksikliğin, yeniden yargılama yapılmadan giderilebilecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığı " gerekçesiyle, davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 ve 355 inci maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı reddi ile dava konusu taşınmazların, 15.05.1978 tarih ve 14 sıra sayılı tapu kaydının esas alınması ile beyanlar hanesinde ölü oldukları yazılmak suretiyle 1/4 payının davalıların murisi ... oğlu ..., 3/4 payının davalıların murisi ... oğlu ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili, davacı ... ... mirasçıları vekili, davacı ... ... mirasçılarından ... ve ..., davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davacı ... ... mirasçıları vekili, davacı ... ... mirasçılarından ... ve ..., davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ... mirasçıları, davacı ... ... mirasçılarından ..., ..., davacı ... mirasçılarından ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!