WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5471 E.  ,  2024/4093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/86 E., 2021/32 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davaların reddine karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.05.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde ... vekili Av. ... ve Av. ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Erzurum ili Köprüköy ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 22, 23 ve 24 parsel sayılı sırasıyla, 3.503.49, 20.310,97 ve 22.814,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 103 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 103 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 103 ada 24 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına; 101 ada 32, 33, 34, 35, 37 ve 39 parsel sayılı sırasıyla, 36.530.55, 34.568.79, 4.032.74, 16.525.59, 20.286.66 ve 14.196.85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 101 ada 32 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 101 ada 33 ve 39 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 101 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 101 ada 35 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 101 ada 37 parsel sayılı taşınmaz ... adına tespit edilmişlerdir.

Aynı çalışma alanında bulunan 101 ada 107 parsel sayılı 2.586.901,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.

Davacılar ..., ..., ... ve ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 103 ada 22, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.

Davacılar ..., ..., ... ve ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın bazı bölümlerinin kadastro tespitinin iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.

Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı ve satın alma nedenine dayanarak, çekişmeli 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kadastro tespitinin iptali ile müvekkilleri adına tescilini istemiştir.

Davacı Çatak Köyü Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 101 ada 32, 33, 34, 35, 37 ve 39 parsel sayılı taşınmazlar ile 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazların, müvekkili köy tüzel kişiliğine ait kadim mera olduğunu belirterek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile müvekkili köy tüzel kişiliği adına mera olarak tahsisine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... köyü tüzel kişiliği vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın ... köyüne ait mera olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 101 ada 32, 33, 34, 35, 37 ve 39 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davanın reddine dair verilen kararlar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamlarında özetle; "yapılan araştırma ve uygulamanın yöntemine uygun olmadığı gibi hüküm vermeye de yeterli bulunmadığı belirtilerek; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden ve Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının mülki amirlikten sorulup saptanması, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtildikten sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava sonucunda yararı olmayan dava konusu taşınmazın bulunduğu köy yada beldeye komşu belde yada köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, fen bilirkişisi ve ziraatçi bilirkişisinin katılımıyla dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanması, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda bilgi alınması, taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığının gözönünde tutulması, uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazın bizzat mahkemece görülüp gözlenmesi, taşınmazın fiziksel yapısı meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin ... olduğunun ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmesi, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısının bilimsel veriler eşliğinde mukayese edilmesi, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriği ile varsa dayanakları kayıtlar ve özellikle tespit tutanağı içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiğinin incelenmesi, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırmasının yapılması, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi"
" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı Çatak köyü tüzel kişiliğinin 101 ada 107 parsel sayılı taşınmaz hakkında, meranın aidiyetinin tespitine yönelik açtığı davanın, eldeki dava dosyasından tefrikine karar verildikten sonra, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamlarına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 101 ada 32, 33, 34, 35, 37 ve 39 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki davalıların zilyetliğinde bulunduğu, 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olduğu, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmazları kapsamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, temyize konu çekişmeli 101 ada 32, 33, 34, 35, 37, 39 ve 107 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin çekişmeli 101 ada 32, 33, 34, 35, 37 ve 39 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Çekişmeli 101 ada 107 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı Çatak Köyü Tüzel Kişiliği (6360 sayılı Kanun gereğince ...) çekişmeli 101 ada 107 parsel sayılı taşınmaz hakkında meranın aidiyetinin tespiti davası açmış olup, İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında meranın aidiyetinin tespitine yönelik davanın, eldeki dava dosyasından tefrikine karar verildikten sonra, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu durum karşısında meranın aidiyetinin tespitine yönelik davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesince, kadastro sırasında mera olarak tespit edilmiş olan dava konusu 101 ada 107 parsel sayılı taşınmaz hakkında, diğer davacıların açmış oldukları davalar reddedildiğine ve meralar tescile tabi olmadığına göre, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve bozma nedeni ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin çekişmeli 101 ada 32, 33, 34, 35, 37 ve 39 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (3) numaralı bendinin (4.) sırasında yer alan “taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, "taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına” ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.