WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5448 E.  ,  2024/3416 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/1 E., 2022/4 K.
KARAR : Davacı Hazine'nin davasının kabulüne, müdahil davasının reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, müdahil ..., dahili davalı ..., ... ve ...
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sonucu, Adana ili Seyhan ilçesi ... Çiftliği Köyü (yeni ... Mahallesi) çalışma alanında bulunan 1 ada 14 (yeni 12033 ada 105), 1 ada 15 (yeni 12033 ada 106), 1 ada 16 (yeni 12033 ada 107) ve 1 ada 155 (yeni 12033 ada 42) parsel sayılı sırasıyla 13000 (yeni 13042,79), 10000 (yeni 10188,74), 13000 (yeni 13205,46) ve 16000 (yeni 15290,96) metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1946/1550 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, ancak bahsi geçen dava dosyası tüm aramalara rağmen bulunamamıştır.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Adana ili Seyhan ilçesi ... Çiftliği Köyü (yeni ... Mahallesi) 1 ada 14 (yeni 12033 ada 105), 1 ada 15 (yeni 12033 ada 106), 1 ada 16 (yeni 12033 ada 107) ve 1 ada 155 (yeni 12033 ada 42) parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduklarını ileri sürerek, malik hanelerinin Hazine adına doldurulmasını talep etmiş ve yargılama sırasında müdahiller ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2017/2896 Esas, 2020/3553 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " Mahkemece, ..., ... mirasçıları ve ... mirasçıları lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle adı geçen şahıslar adına tesciline karar verilen, 19.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 1 ada 14 parsel sayılı taşınmazın (I) harfi, 1 ada 15 parsel sayılı taşınmazın (F) harfi, 1 ada 155 parsel sayılı taşınmazın (A, C ve E) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 1 ada 16 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 1949 yılında yapıldığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen ve beyanları hükme esas alınan mahalli bilirkişiler ve tanıkların genel olarak, dava konusu bu bölümlerin, lehine tescil hükmü kurulan kişilerce ekildiğini ve kullanıldığını belirtmekle birlikte buranın evveliyatında boş olduğunu, şahıslarca 1960 - 1962 yıllarında kullanılmaya başlandığını beyan ettikleri, yine hükme esas alınan 03.05.2013 tarihli zirai bilirkişi raporunda da taşınmazların 30 - 40 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığının belirtildiği, bu durum karşısında tespit tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde henüz şahısların zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmaz bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, tespitten sonra tarım arazisine dönüştürüldüğü gözetilerek, bu bölümlerin davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

lk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " 19.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 1 ada 14 parsel sayılı taşınmazın (I) harfi, 1 ada 15 parsel sayılı taşınmazın (F) harfi, 1 ada 155 parsel sayılı taşınmazın (A, C ve E) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 1 ada 16 parsel sayılı taşınmaz hakkında keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi raporlarına göre bu bölümlerde ..., ... mirasçıları ve ... mirasçıları lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri 1949 yılında yapılmış olup, mahallinde yapılan keşifte dinlenen ve beyanları hükme esas alınan mahalli bilirkişiler ve tanıkların genel olarak, dava konusu bu bölümlerin lehine tescil hükmü kurulan kişilerce ekildiğini ve kullanıldığını belirtmekle birlikte buranın evveliyatında boş olduğunu, şahıslarca 1960-1962 yıllarında kullanılmaya başlandığını beyan ettikleri, yine hükme esas alınan 03.05.2013 tarihli zirai bilirkişi raporunda da taşınmazların 30 - 40 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığının belirtildiği, tespit tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde henüz şahısların zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmaz bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, tespitten sonra tarım arazisine dönüştürüldüğü " gerekçesiyle, çekişmeli 1 ada 155 (yeni 12033 ada 42) parsel sayılı taşınmazın 19.04.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde A harfi ile gösterilen 2.010,86 metrekarelik kısmının tarla vasfıyla ve 12033 ada 42 parsel numarasıyla davacı Hazine adına tesciline, aynı krokide (C) harfi ile gösterilen 5.961,46 metrekare yüzölçümündeki kısmın ve (E) harfi ile gösterilen 6.551,81 metrekare yüzölçümündeki kısmın tarla vasfıyla, birliğin en son parsel numarası verilerek ayrı ayrı davacı Hazine adına tesciline, 1 ada 16 (yeni 12033 ada 107) parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla ve 12033 ada 107 parsel numarasıyla davacı Hazine adına tesciline, 1 ada 15 (12033 ada 106) parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (F) harfi ile gösterilen 8647,70 metrekare yüzölçümlü kısmının tarla vasfıyla, 12033 ada 106 parsel numarası ile davacı Hazine adına tesciline, 1 ada 14 (yeni 12033 ada 105) parsel sayılı 13.042,79 metrekare taşınmazın aynı krokide I harfi ile gösterilen 3394,17 metrekare yüzölçümlü kısmının tarla vasfıyla ve 12033 ada 105 parsel numarası ile davacı Hazine adına tesciline, diğer kısımlar yönünden kesinleşmiş hüküm bulunduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, ... mirasçıları olan müdahil ... ile dahili davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil ... ile dahili davalılar ..., ... ve ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.