8. Hukuk Dairesi 2022/5350 E. , 2024/3804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/537 E., 2022/211 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/393 E., 2021/16 K.
Taraflar arasında Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçıları vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacı ...'in, Mülhak ...'nın tek erkek evladı olduğu ve galle fazlasının sadece davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm deliller toplandıktan sonra vakıflar konusunda 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda; davacı ...'in babasının, dedesinin, amcalarının, erkek kardeşlerinin ve erkek kuzenlerinin vefat ettiği, sağ tek evlat olduğu, 13.06.1973 tarihli mahkeme ilamından anlaşıldığını, gerek mahkeme kararlarında gerek nüfus kayıtlarında gerekse dava dosyasında kanıtlayıcı yeterli belge bulunmadığından davacının dedesi ... adlı kişiden ileri gidilemediğini, dolayısı ile davacının hangi batından evlat olduğunun tespit edilemediğini, ayrıca davaya konu olan diğer vakıf evlatlarıyla da somut bir soy ve akrabalık bağı kurulamadığını, bu nedenle de davacının 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 75 inci ve Vakıflar Yönetmeliğinin 53 üncü maddesi gereğince vakıf fazlasından şimdilik tek başına yararlanamayacağı, ancak davacının evlat listesinde bulunan kişilerle akrabalık, soy ve batın bağının nüfus kayıtlarına göre e-devlet üzerinden veya nüfus kaydı yerine geçebilecek resmi belgelerin mahkemeye ibrazı halinde illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenebileceğinin bildirildiği, eksiklik bilgi ve belgeler dosyaya kazandırıldıktan sonra dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii edilerek ek rapor tanziminin istenildiği, bilirkişi heyetinin 11.11.2020 tarihli ek raporu ile; mahkemelerce verilen kararlarda üst soy silsilesi isimlerinde çelişkiler bulunduğu, gerçekte hangilerinin vakfedenin soyundan gelen vakıf evladı olduklarının anlaşılamadığı, bu mahkeme kararlarının kesinleşmesinin üzerinden uzun süreler geçmiş olması nedeniyle bahsi geçen mahkeme kararları hakkında da herhangi bir tenkit, yorum ve görüş belirtme yetkisinin bulunmadığının bildirildiği, yukarıda bahsedilen tüm nedenlerle davacı tarafça ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; iddia, savunma, getirtilen vakfiye tercümesi, vakfa ilişkin kayıtlar, mahkeme kararlarında kararlarda üst soy silsilesi isimlerinde çelişkiler bulunduğu, gerçekte hangilerinin vakfedenin soyundan gelen vakıf evladı olduklarının anlaşılamadığı yönünde görüş bildiren, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile kayıtlı evlatların evladiyetlerinin kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayandığı, davacının iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... mirasçıları vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, mahkeme kararı ile Mülhak vakfın son batın erkek evladı olan davacının davalı vakfın tek erkek evladı olduğu ve galle fazlasının sadece davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!