8. Hukuk Dairesi 2022/5309 E. , 2023/4310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/4 E., 2022/3 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Davacı ... ve arkadaşları vekili
Davacılar ... ve ... vekili
Davalı Hazine vekili,
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve ... vekili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; ... ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 144 ada 443 parsel sayılı 15.086,36 m2 yüzöçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, eşit hisselerle ... evlatları ..., ..., ... , ..., ..., ... ve ...'in kullanımlarında olup krokisinde (A) harfi ile gösterilen sera ... oğlu ... ..., (B) harfi ile gösterilen iki katlı ev ... oğlu ..., (D) harfi ile gösterilen ev ... kızı ..., (C) harfi ile gösterilen iki katlı ev ... evlatları Nadir ve ..., (E) harfi ile gösterilen sera ve (I) ve (H) harfi ile gösterilen evler ... oğlu ..., (K) ve (L) harfi ile gösterilen evler ile (M) harfi ile gösterilen sera ... oğlu ..., (F) ve (G) harfi ile gösterilen evler ... oğlu ...'e aittir” şeklinde şerh yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; taşınmazın kendi miras bırakanları ...'den kalıp kendi kullanımlarında olduğu halde başkaca kişilerinde yazıldığını öne sürerek adlarına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
3. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; tutanağın beyanlar hanesinde adlarına kullanıcı şerhi verildiğini ancak kendileriyle ilgili olarak yapılan isim ve baba adı yanlışlıkları yapıldığını öne sürerek bu yanlışlıkların düzeltilmesini istemiştir.
4. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; taşınmazı içindeki evi ile birlikte 2006 tarihinde senetle ... 'den satın alındığını, o tarihten itibaren kendi zilyet ve tasarruflarında olduğnu öne sürerek lehlerine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
5. Müdahil ... 01.07.2010 tarihli dilekçesinde; taşınmazda kendisinin de hakkı olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır.
6. Müdahil ... 10.08.2017 tarihli dilekçesinde; taşınmaz üzerinde 1994 yılında yaptırdığı cam serasının bulunduğunu öne sürerek davaya katılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; taşınmazın kök muristen kaldığını öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.20145 tarihli ve 2010/182 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararı ile davacılar ... ve ...'in davalarının reddine, müdahil ...'in davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, davacılar ..., İsmail ve ... ile ... ve ...'ın davalarının kabulüne, dava konusu 144 ada 443 parselin Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki şerhin silinerek yerine beyanlar hanesine "taşınmaz ... evlatları ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kullanımında olup 21/02/2014 tarihli Fen Bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen sera ... oğlu ..., (B) harfi ile gösterilen 2 katlı ev ... oğlu ..., (C) harfi ile gösterilen 2 katlı kargir ev ... evlatları ... ve ..., (D) harfi ile gösterilen ev ... kızı ..., (E) harfi ile gösterilen sera ve (I), (H) harfleri ile gösterilen evler ... oğlu ..., (K) ve (L) harfleri ile gösterilen evler ... evlatları ..., ... ve ..., (M) harfi ile gösterilen sera ... oğlu ..., (F) ve (G) ile gösterilen ... oğlu ...'e aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmişir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.11.2016 tarihli ve 2016/8786 Esas, 2016/9089 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesinde taşınmazın zemininin ... oğlu ... mirasçıları olan çocukları ..., ..., ..., ... ve ..., ... ve ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazıldığı, davacılar ... ve ...'in taşınmazın tamamının muris babalara ...'e ait olup ölümüyle de kendilerine kaldığını iddia etmiş olduklarına göre davada ... oğlu ... mirasçılarının da davada taraf olması gerektiği, diğer yandan beyanlar hanesinde (K) ve (L) ile gösterilen evler ile (M) ile gösterilen seranın ... oğlu ...'e (C) ile gösterilen muhdesatın ... evlatları ... ve ...'e ait olduğu belirtilmiş olmasına rağmen davada ... oğlu ... ile ... oğlu ...'in davada taraf olarak gösterilmediği, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan ve beyanlar hanesinde isimleri geçen kişilerin gerçekte kimler olduğu tam olarak belirlenmeksizin aleyhlerinde hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması isabetsiz olduğu gibi mahkeme kararın gerekçe bölümünde, "delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" hususunda herhangi açıklık ve kararın denetlenebilirliğinin olmadığı, özellikle davacılar ... ve ... hakkındaki davanın neden reddedildiğine dair hiçbir gerekçenin bulunmamasının dahi isabetsiz olduğu belirtilerek sair hususların incelenmesizin hüküm usulden bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dava konusu 144 ada 443 parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardır kök muris ... oğlu ...'in kullanımında olduğu vefatından sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığı, kök murisin davaya konu taşınmazı sağlığında bağışladığı veya sattığı ve zilyetliğini devrettiği hususu, yine sağlığından sonra mirasçılar arasında taksim olduğu hususu taraflarca ispat edilemediği, her ne kadar davacılar ..., ... ...'in ... oğlu ...'den kendisine intikal eden kısmı satın aldıkları beyan edilmiş ise de, kök muris ... oğlu ...'in terekesi usulüne uygun paylaşılmadığından tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti devam ettiği, mirasçı ...'in taşınmazda mirasçılar dışında kalan üçüncü kişilere devredilecek bir payının olduğundan söz edilemeyeceğinden davacılar ..., ... ...'in davasının reddi gerektiği, davacılar ... ve ... her ne kadar davaya konu taşınmazda sadece kendi kullanımlarının olduğunu iddia etmekte iseler de az önce ifade edildiği gibi kök muris ... oğlu ...'in mirası usulüne uygun taksim edilmediğinden ve sağlığında da satış veya bağış olmadığından taşınmazın kullanımının ...'in terekesine ait olduğundan reddi gerektiği, (A) harfi ile gösterilen seranın ... oğlu ..., (B) harfi ile gösterilen 2 katlı evin ... oğlu ... ve ... oğlu ..., (C ) harfi ile gösterilen 2 katlı kargir evin ... oğlu ..., (D) harfi ile gösterilen evin ... kızı ...'a ait olduğundan davacılar ... ve ...'ın davalarının A ve D harfi ile gösterilen muhdesatlardaki isim düzeltme talebi yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, müdahil davacı ...'in B ve C muhdesatlarındaki sahipliğinin bulunduğu anlaşılmakla davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca (E) harfi ile gösterilen seranın ... oğlu ..., (F) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (G) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (H) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (I) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ...'e ait olduğu, (K) ile gösterilen evin her ne kadar mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında kök murise mi yoksa ...'e mi ait olduğu hususunda çelişki bulunuyor ise de, açılan davada ...'in bir davasının bulunmaması ve dava re'sen araştırma ilkesine tabi olmadığından bu çelişkinin giderilmesine gerek bulunmadığı, davacılar ..., ... ...'in davalarınının (K) ile gösterilen ev bakımından da ...'in kendilerine elbirliği mülkiyetindeki taşınmazdan pay devri mümkün olmadığından reddi gerektiği, bu aşamada davacıların işbu davada ...'e ait olduğu iddia edilen payın kendileri adına beyanlar hanesine yazılmasını talep etme haklarının bulunmadığı, (L) ile gösterilen evin kök muris ... oğlu ...'e ait olduğu, (M) ile gösterilen muhdesatın ... oğlu ...'e ait olduğu anlaşılmakla asli müdahil ...'in davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davacılar ... ve ...'in davalarının reddine, davacılar ..., ..., ...'in davalarını reddine, davacılar ... ve ...'ın davalarının kabulüne, müdahil davacı ...'in davasının kabulüne, müdahil davacı ...'in davasının kabulüne, dava konusu 144 ada 443 parselin Hazine adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesindeki şerhin silinerek, beyanlar hanesine "... evlatları ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... kullanımında olup 19.11.2021 tarihli Fen Bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen seranın ... oğlu ..., (B) harfi ile gösterilen 2 katlı evin ... oğlu ... ve ... oğlu ..., (C ) harfi ile gösterilen 2 katlı kagir evin ... oğlu ..., (D) harfi ile gösterilen evin ... kızı ..., (E) harfi ile gösterilen seranın ... oğlu ..., (F) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (G) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (H) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (I) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (K) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (L) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ..., (M) harfi ile gösterilen seranın ... oğlu ...'e aittir " şerhinin yazılmasına, 19.11.2021 tarihli teknik bilirkişi raporu ve eki krokileri kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ... ve ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve ... vekili, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının davacıların kendi murisleri ... oğlu ... ile davacılar ... ve ...'e ait olduğunu, taşınmaz üzerinde 25-30 yıllık zeytin ağaçlarının evin seraların ve muhtelif meyve ağaçlarının bulunduğunu, 2021 yılında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerce bu durumun ifade edildiğini, diğer davalıların kullandıklarına dair bir bilgi sahibi olmadıklarını, bozma öncesinde ... ve ...'in dava konusu yerde hak ve alacaklarının bulunmadığının bildirilmesine rağmen bu beyanın dikkate alınmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; fiili kullanıma göre karar verilmesi gerekirken taşınmazın kök murisMustafa oğlu ...'den kaldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ... 'in kendisini bu taşınmazda bir hakkınnın bulunmadığını ifade etmesine rağmen dikkate alınmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin bilirkişi raporunda ve haritalarda (K) ve (L) ile gösterilen alanları ...'in verdiği yetkiye dayalı olarak 2006 tarihinde ... 'den satın aldıklarını, taraflar arasında sınır ihtilafı çıkması nedeniyle Kaymakamlığa müracaat ile yapılan tahkikat sonucunda müvekkillerinin hak sahibi olduğunun davalılarca kabul edildiğini, aldıkları kısımları tel ile çevirerek zeytin ağaçlarını diktiklerini, ancak tellerin bir kısım davalılarca kötü niyetli olarak yıkıldığını, keşifte dilenen beyanlarla da bu kısmın müvekkillerine satılan yer olduğunun sabit olduğunu, bozma ilamında müvekkilleri ile ilgili bir bozma yapılmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
4. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın mülkiyeti hususunda bir ihtilaf bulunmadığına göre Hazineye karşı açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, Hazinenin bu işlemde herhangi bir kusurunun bulunmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın ve üzerinde bulunan muhdesatların davacılara ait olup olmadığının belirlenmesi ve beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve ... vekili, davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!