8. Hukuk Dairesi 2022/5272 E. , 2023/4308 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/11 E., 2022/37 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Samsun ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 112 ada 28 parsel sayılı 2364.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre ... mirasçıları adına adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 112 ada 28 parsel sayılı taşınmazın muris babaları ... 'den kaldığını, evin de babaları tarafından yaptırıldığını, davalının ise evin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle evin tamamının davalıya ait olduğuna dair tutanağın iptali ile evin 1/2 kadarının adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı 20.10.2008 tarihli ilk duruşmada, taşınmazın ortak murisleri olan babaları ... 'den kaldığını, babalarının ölümü ile miras kalan taşınmazları kardeşler olarak kendi aralarında paylaştıklarını, davacının da dava konusu taşınmazı arazi sözleşmesi ile kendisine verdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/6 E. 2019/7 K. sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne; 112 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi toplam 32 pay kabul edilerek; 13 pay ... oğlu ..., 13 pay ... oğlu ..., 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... (...) adlarına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı kargir evin davalı ...'e ait olduğunun şerhine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/2229 Esas, 2021/4703 Karar sayılı kararıyla, davacının dava dilekçesinde "çekişmeli 112 ada 28 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki katlı kargir evin tamamının davalıya ait olduğuna dair tutanağın iptali ile bu evin 1/2 oranında hissesinin adına tescili" isteminde bulunduğu, taşınmaza ait tespit tutanağının beyanlar hanesinde herhangi bir şerh bulunmamakla birlikte bu husus tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde anıldığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca hakimin, tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, yargılamaya ilişkin bu prensip dikkate alındığında; eldeki davada taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacı tarafından beyanlar hanesine şerh düşülmesine yönelik herhangi bir talep de mevcut değilken yazılı şekilde temyize konu evin davalı ... 'e ait olduğu yönünde tapuya kaydına şerh verilmesine karar verilmesi isabetsiz olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. Bozma ilamına karşı; davacı vekili ile davalı ... ... vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/2046 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi 32 pay kabul edilerek, 3 pay ... oğlu ..., 13 pay ... oğlu ..., 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı... (...), 1 pay ... kızı ... (...), 1 pay ... kızı ... Taştemir (...), 1 pay ... kızı ... (...) adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz üzerindeki evin muris ... tarafından yaptırıldığını, davalıya hibe etmediğini, alınan beyanlarında bu yönde olmasına rağmen davacı aleyhine karar verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın üzerinde bulunan ev ve avlusunun davalıya ait olduğunu ancak mahkemece verilen karar ile tüm mirasçıların taşınmazda hak sahibi olduğunu, mahkemece 10.03.1994 tarihli muris tarafından düzenlenen hibe senedinin dikkate alınmadığını, bu bağış senedine göre taşınmazı üzerindeki evin davalıya bağışlandığının açık olduğunu, taraflarının kardeşlerinin de bunu kabul ettiklerini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temyize konu 112 ada 28 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin 1/2 payının davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 15, 19 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70'er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15'şer TL'nin temyiz eden davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!