WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5243 E.  ,  2024/3808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/13 E., 2022/1725 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/143 E., 2020/351 K.

Taraflar arasında Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının dernek üyeliğinden 04.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile çıkartıldığını, davalı tüzüğünde aidat borcunu ödememenin doğrudan dernekten ihraç sebebi olarak sayılmadığını, aidat borcu nedeni ile genel kurula katılamamış olmanın genel kuruldan çıkarma sebebi olarak düzenlendiğini, bunun için de 6 aylık sürenin geçtiğini, ihraca dair kararın kesin olmadığını ileri sürerek; Mahkemece derneğin üyeliğinin devam ettiğinin belirlenmesine, çıkarılma kararının butlanla batıl sayılmasına, 30.03.2019 tarihli genel kurulun toplanmasının tedbiren önlenmesine veya genel kurula katılma kararı verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üyelik aidatını zamanında ödememesi sebebiyle hakkında Tüzüğün 8.3 maddesi yönetim kurulunca tatbik edilerek üyelikten çıkarılma kararı verildiğini, çıkarılma kararının ayrıca 30.03.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile onaylandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davalı Federasyon Tüzüğünün 31. maddesi ile aidat borcunun belli bir zaman diliminde ödenmesi gerektiğinin ön görüldüğü, Tüzüğün 8. maddesi ile de aidat borcu nedeniyle genel kurula katınılmamasının bağımsız bir şekilde üyelikten çıkartma sebebi olduğu, maddeye göre üyelikten çıkartma kararının yönetim kuruluna ait olduğu, prosedür gereği çıkarılma işleminin 01.03.2019 ile 01.09.2019 tarihi aralığında başlatılması gerektiği oysa çıkartma kararının 03.01.2019 tarihli 1 numaralı karar ile gerçekleştirildiği, işlemin Tüzüğün 8. maddesine aykırı olarak azami hak düşürücü sürenin bitiminden 3 aylık bir süre sonrasında bir sürecin başlatıldığı, bu nedenle bu işlemin beklenen sonuçları doğurmaması gerektiği gerekçesi ile "davanın kabulüne, davalı yanca tesis edilen 04.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline, iptal kararının derneğe üyeliğin teyidi olmakla derneğe üyeliğin tespitine ilişkin hüküm tesis edilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı Federasyon yönetim kurulunca, davacının aidatı ödememesi nedeniyle Tüzüğün 8.2/A maddesi uyarınca üyelikten çıkarılmasına karar verildiği, ancak Tüzüğün 8.3 maddesinde çıkarma sebebinin doğduğu tarihten itibaren 6 ay geçtikten sonra çıkarma kararı verilemeyeceğinin düzenlendiği, çıkarma kararının bahse konu süre geçtikten sonra verildiği, böylece çıkarma kararının tüzüğe aykırı ve geçersiz olduğu, genel kurul onayının da geçersiz çıkarma kararına istinaden yapıldığı gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, davacı derneğin 2018 yılı aidatlarını ödemediği gerekçesi ile fererasyon üyeliğinden 03.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edilmesine dair kararın iptali istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece davacının davalı federasyondan ihracına dair yönetim kurulu kararının iptaline, iptal kararının derneğe üyeliğin teyidi olmakla derneğe üyeliğin tespitine ilişkin hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki, davacı vekili 26.03.2019 tarihli dava dilekçesinde davacının davalı Federasyon üyeliğinden ihracına dair 03.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararının iptalini istemiştir; ancak bu tarihte henüz üyelikten ihracının onaylanmasına ilişkin 30.03.2019 tarihli genel kurul kararı alınmadığından iptali istenen yönetim kurulu kararına karşı iç hukuk yolları tüketilmeden açılan davada davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Fakat yargılama henüz devam ederken ihraç kararı genel kurulda onaylandığından davacının başlangıçta mevcut olmayan hukuki yararı sonradan yerine gelmiş olup usul ekonomisi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Öte yandan, davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görev olduğuna, federasyon üyeliklerinden ihraca dair son kararı verme yetkisi genel kurula ait bulunduğuna, bu sebeple davacının talebinin federasyon üyeliğinden çıkarılmasının onaylanmasına dair genel kurul kararının iptalini de kapsadığına göre, Mahkemece davacının federasyon üyeliğinden ihracının onaylanmasına dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteğinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine; "1.Davanın kabulü ile davacının, davalı federasyon üyeliğinden çıkarılmasının onaylanmasına dair 30.03.2019 tarihli genel kurul kararının iptaline," kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.