8. Hukuk Dairesi 2022/5183 E. , 2023/3303 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/38 E., 2022/434 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Sinop ili, ... ilçesi, ... Köyü ... mevkiinde 1255 parselde 547,00 m2 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 1972 yılından beri ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ... tarafından kullanıldığı şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Sinop ili, ... ilçesi, ... Köyü ... mevkiinde 1255 parselde 547,00 m2 olarak kayıtlı bahçenin tamamının babası ... ile annesi ... tarafından kullanılarak zilyet ettiklerini, 2013 yılında babasından ve annesinden bu yerin zilyetliğini devir aldığını ve bina ve bahçe tarımı yaparak kendisinin kullandığını kadastro tespitinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca davalı Hazine adına tespiti yapılmadığını, dava konusu taşınmazın 329,97 m2'lik kısmının 09.10.2018 tarihinde 5870-6105 yevmiye nolu işlemle davalı ... Hazinesi tarafından diğer davalı ...'a satış yoluyla temlik edildiğini, davalının taşınmaza hiç zilyet olmadığını, kendisinin köylüsü olduğunu, dava konusu taşınmazın yanında komşu taşınmaz maliki olduğunu ileri ürerek; dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı payların iptali ile taşınmazın tamamının kullanımında olduğunun tespitine, zilyetliğinin tapu siciline şerh verilmesine, aksi halde halen içinde binası ile birlikte kullanımında bulunan tapu sicilinin 21707/54704 hisseli olarak davalı Hazine adına kayıtlı payına zilyet olduğunun tespitine, tapu siciline kullanım şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve kanuna uygun, mahallinde yapılan keşifte beyanları alınan mahalli bilirkişi ve tanıklar beyanlarında; dava konusu taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunu, davacıdan önce de taşınmazda babasının kullanımının bulunduğunu, babasının çocukları arasında yaptığı paylaşım sonucu dava konusu taşınmazı davacıya bağışladığını, davacının taşınmazda değişik bahçe ürünleri ekmek suretiyle tasarrufta bulunduğunu, taşınmazda işgalci olarak geçen kişilerin taşınmazda kullanımlarının bulunmadığını bildirdikleri; bu haliyle davacının taşınmazda kullanımını ispat ettiği anlaşıldığından 21707/54704 pay yönünden davasının kabulüne karar verilmiş; ...'a yönelik açılan dava yönünden ise kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işlemine konu olmaması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkarak 3 üncü şahıs adına tapuya tescil edilmesinden sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığından -... aleyhine açılan- davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taşınmazın tamamı üzerinde zilyet olduğunu, dinlenen tüm tanıkların dava konusu taşınmazın tamamında davacının 20 yılı aşkın süredir önce anne babasının daha sonra ise kendisinin zilyet olduğunu beyan ettiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın tamamı üzerinden davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken mevcut şekilde verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceğinin ifade edildiğini, bu şekilde Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan dava konusu taşınmazın tarla vasfında Hazine adına tescili ve diğer davalılar adına tespiti işlemi doğru olduğundan verilen mahkeme kararı hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davalılardan şerh maliki ...'ın taşınmazdaki payını 6292 Sayılı Kanun uyarınca satın aldığının, bu haliyle kullanıma dayalı açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın bu davalı yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi taşınmazın Hazineye ait payı yönünden ise fiilen kullanıcı durumunda olduğu anlaşıldığından bu pay yönünden kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının HMK.353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanımı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun'un 6 ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!