8. Hukuk Dairesi 2022/5125 E. , 2024/3613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/878 E., 2022/358 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/29 E., 2020/50 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili Demre ilçesi Karabucak Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 5195 parsel sayılı 1435,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 202 ada 385 parsel numarasıyla 1135,37 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 2724 parsel sayılı 10.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 202 ada 379 parsel numarasıyla 10983,08 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 202 ada 385 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini / sınırlarının yanlış belirlendiğini, eksikliğin / yanlışlığın davalıya ait 202 ada 379 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " ... davacıya ait parselin yüzölçümü azalmış ise de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun amacının, zemin ile uyumlu kadastro haritaları oluşturmak olup, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere uygulama kadastrosu sonrasında oluşan kadastro paftasının zemin ile uyumlu olduğu, yapılan 3402 sayılı Kanun' un 22-a maddesi uygulaması ile dava konusu parsellerden davacıya ait 202 ada 385 nolu parselin alan ve sınırlarını aleyhte etkileyecek bir hatanın bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mahalli bilirkişilerin anlatımlarının da teknik bilirkişilerin raporları ile uyumlu olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine ve 202 ada 385 parsel ile 202 ada 379 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararıyla; "... Hazine'ye ait 202 ada 385 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 202 ada 384 parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifrazen oluşarak bilirkişi raporuna göre paftasına tersim edildiği, ancak zemin ile sınırlar arasında kayıklık ve dönüklüklerin bulunduğu, uygulama kadastrosunda bu nedenle sınırların tekrar değerlendirildiği, hata giderilirken ilk tesiste görülen ve halen zeminde var olan sınırların esas alındığı, zeminde sabit bir sınır bulunmadığından davacıya ait parselin sınırlarının geçerli sınır tipinde belirlenmesinin doğru olduğu, geçerli sınır olarak da Kale Kadastro Mahkemesi'nin hükme esas bilirkişi raporundaki cephelere uyulmasının gerektiği, ancak uygulama kadastrosu sırasında bilirkişi raporundaki cephe uzunluklarının farklı alındığının anlaşıldığı, mahkeme kararına altlık teşkil eden cephe uzunluklarına göre sınırlar tanımlandığında davacıya ait 202 ada 385 parsel ile davaya konu aynı ada 379 parsel arasındaki sınırın doğru olduğu, davacıya ait 202 ada 395 parsel ile hükmen ifraz edildiği 202 ada 384 parsel arasında eklenecek çıkarılacak bölümlerin bulunduğu, ancak 384 parselin eldeki dosyada dava konusu olmadığı, buna göre ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!