8. Hukuk Dairesi 2022/5122 E. , 2023/4656 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/44 E., 2022/481 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/183 E., 2021/650 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 222 ada 204 parsel sayılı 5.372,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kullanıcısının kim olduğunun tespit edilemediği belirtilerek, tarla vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada 204 parsel sayılı taşınmazın annesinden intikal ettiğini, taksim neticesinde tarım arazisi olarak 40 yıldır zilyetliğinde olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın müvekkili olan davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı tanıklarının, taşınmazın davacının babası ve vefatı ile kendisi tarafından 1980 'li yıllardan günümüze kadar devamlı ekin ekilmek suretiyle kullanıldığını beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın 1980 yılında çalılardan temizlenerek imar ihyaya başlandığı ve 1992 yılı itibari ile imar ihyanın tamamlandığı ve keşif tarihine kadar tarımsal üretim yapıldığı, tarım toprağı sıfatının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği, bu haliyle taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 222 ada 204 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci madde gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile tarla niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın, 1956 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında devlet ormanı olarak tapulama harici bırakıldığı; eğiminin % 5 olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılarak 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları sonucunda tarım arazileri olarak gösterilen alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) çalışmalarında bu durumunun değişmediği; hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve toprak yapısına göre uzun yıllar tarım yapılması sonucu tesviye gördüğü ve tarım arazisine özel düz yapıya kavuştuğu, uzun yıllar işlenmeye bağlı olarak pulluk tabanı ve süngerimsi granüller yapı oluştuğu, uzun yıllar kültür bitkileri tarımı yapılarak emek ve sermaye sarfedilerek imar edildiği, 1980 yılından günümüze kadar düzenli olarak nizasız fasılasız şekilde her yıl sürülerek işlenerek ekonomik faaliyetlere uygun tarım yapılarak imar ihya tamamlandığı, tarım toprağı özelliklerinin kazandığı, 1992 yılı itibariyle imar ihyanın tamamlandığı ve keşif tarihine kadar tarım yapıldığı, imar ihya ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluşmuş bir yer olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!