WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5113 E.  ,  2023/5073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/262 E., 2022/537 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/174 E., 2021/599 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 282 ada 39 parsel sayılı 6.220,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olup 2000 yılından beri ...'nın kullanımında olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 282 ada 39 parsel sayılı taşınmazı, müvekkili olan davacının babasının, 1950 - 1960 yılından vefat ettiği 1995 yılına kadar komşu 282 ada 37, 38, 40, 42 ve 43 parsellerle birlikte tarımsal amaçlı olarak kullandığını, vefatından sonra ise yapılan taksim neticesinde tarımsal amaçlı olarak davacının kullanmaya devam ettiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın davacının babası tarafından ekin ekilmek suretiyle kullanılırken 20 yılı aşkın bir süre önce vefatı sonrasında yapılan taksimle davacıya düştüğünü, o zamandan beri de davacı tarafından tarımsal faaliyet yapılmak suretiyle kullanıldığını, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kuzeyindeki çalılık alanın eskiden beri mevcut olduğunu beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın çalılık olan (A) bölümünün 2016 yılına kadar imar ihya edilmediği, 2016 yılı ve öncesi hava ve uydu fotoğraflarında yapraklı çalıların bulunduğu, imar ihyasının 2016 yılı sonrasında tamamlandığı, (B) bölümünün ise 1963 tarihli hava fotoğrafında çalılık iken 1971 ve sonraki yıllardaki hava fotoğrafının incelenmesinde çalılardan temizlenerek tarım yapılmaya başlandığı, 1992 yılı itibariyle bu kısmın tamamıyla imar ve ihyasının tamamlandığı, bu tarihten keşif tarihine kadar toprak işleme yapılarak tarımsal üretim yapıldığı, imar ihyasının tamamlanarak tarım toprağı sıfatının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği; bu haliyle taşınmazın (B) bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, (A) bölümü üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 282 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci madde gereğince yapılan kadastro çalışmasında 22.08.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 5.677,188 metrekare yüzölçümündeki kısmı yönünden kadastro tespitinin iptali ile, iptal edilen (B) harfi ile gösterilen 5.677,188 kısmın 282 ada son parsel numarasında tarla vasfı ile ... adına, ifraz sonrası geriye kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 543,721 metrekarelik kısmın 282 ada 39 parsel sayısında tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 22.08.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümü yönünden kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 282 ada 39 parselin tamamının tarım arazisi olduğunu, taşınmazın imar ihyasının davacının babası tarafından yapıldığını ve davacının 1995 yılından beri taşınmaza zilyet olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümü yönünden ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi heyet raporunda hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde taşınmazın eğiminin % 5-12 olduğu, taşınmazın 1963 yılında büyük bölümünün çalılık olduğu, 1971 yılında küçük bölümde çalılık kaldığı, 1980 yılında (B) bölümünün güneyinde münferit yapraklı ağaçlık bulunan açıklık alan, (A) bölümünün ağaçlık alanda kaldığı, 1992 yılında da aynı özellikte olduğu, 2002 tarihli uydu görüntüsünde (B) bölümünün tamamen temizlendiği, 2016 uydu görüntüsüne kadar (A) bölümünde çalılık olduğu, (B) bölümü için imar ihyanın dava tarihine göre 25 yıl önce tamamlandığı, (A) bölümünün 2016 yılından sonra tamamlandığı, uydu görüntülerinin de aynı hususu doğruladığı, tanık ve bilirkişi beyanlarının da raporlarla uyumlu olduğu, kadastro tutanağında da davacının 2000 yılından beri zilyet olduğunun yazılı olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.