WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/5069 E.  ,  2024/2257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/90 E., 2022/157 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen davanın kabulüne dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın 3402 sayılı Kanunun' un 22-a maddesi çalışmalarına itiraz yönünden reddine, taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline, hükme esas bilirkişi raporunda (A) ve (B) harflier ile gösterilen yerelere yönelik davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, Gaziantep ili Şahinbey ilçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 1170 parsel sayılı 6.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, aynı parsel numarasıyla 5.000,48 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda kendisine ait Gaziantep ili Şahinbey ilçesi ... Köyü 1170 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin komşu taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, " Dosyadaki bilirkişi raporları, mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, 115 ada 138 (eski 1170) parsel davacıya ait olup mahallinde 24.03.2017 tarihinde yapılan keşifte davacının, yalnız kendi taşınmazının davalı şirket ile olan sınırlarına (115 ada 140 ve 115 ada 139 parsellerle olan sınırına) itiraz ettiğini, diğer sınırlarına herhangi bir itirazının bulunmadığını beyan ettiği, böylece uyuşmazlığın 115 ada 138 (eski 1170) parselin doğu ve güney sınırından kaynaklandığı, mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerince 115 ada 138 parsel ve 115 ada 140 - 139 parselle olan sınırının davacı tarafından hak iddia edilen sınırlar ile aynı olduğu, davalı 115 ada 138 parsel ve 115 ada 140 - 139 parseller arasında zeminde bulunan sınırın kendilerinin aynı köyden olmaları ve herkesin takımının bilmeleri sebebi ile rahatlıkla gösterebildikleri, dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın kendilerini bildiklerinden beri, ta davacının babasından beri aynı şekilde olup hiç değişmediğini beyan ettikleri, gösterilen mevcut sınırlarının tesis kadastrosu sırasında da aynı şekilde olduğunun teknik belgeler olan 1975 tarihli hava fotoğrafı ve 2013 tarihli orta foto ile de sabit olduğu, bu sebeple her ne kadar tesis kadastrosu paftası ile yenileme kadastrosu paftasının çakışması sebebiyle uyuşmazlık mülkiyet uyuşmazlığı gibi görünse de mahkemece ihtilafın mülkiyet uyuşmazlığı olarak değerlendirilmediği, çünkü yenileme kadastrosuna esas teşkil eden 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkındaki Kanun'un (2859 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinde "Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro veya tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır." hükmünün yer almakta olduğu, ancak ilk kadastro paftasının uygulanmaması halinde yapılacak işlemlerin maddenin diğer bentlerinde düzenlendiği, tesis kadastro paftasının uygulanabildiği hallerde 2859 sayılı Kanun uygulaması ile mülkiyet değişikliği yapılamayacağı, ancak somut olayda, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ve bunları destekleyen teknik belgeler ile sabit olduğu ve bilirkişi raporlarında gerekçesi açıklandığı üzere ilk tesis kadastrosu sırasında olması gereken sınırların paftaya yanlış çizilmesi sebebiyle tesis kadastro paftasının uygulanamaması halinin söz konusu olduğu, 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi çalışmalarının amacından yola çıkıldığında da ihtilafın mülkiyet uyuşmazlığı olarak değerlendirilemeyeceği, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmalarının amacının teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi olduğu, bu doğrultuda uygulama çalışmalarında, tesis kadastrosu haritalarının ortafoto üzerine işlendiği, haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden kaynaklandığı tespit edilerek ada raporu düzenlendiği ve bundan sonra yukarıda sözü edilen yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak uygulama tutanağı düzenlendiği ve uygulama kadastrosu haritalarının üretildiği, zeminindeki sınırların ve belirsiz olan sınırların (teknik belgelere ve paftaya göre) belirlenmesi, tanımlarının yapılması, arazide işaretlenip ölçülerek yeniden haritalanmasının 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uygulamalarında temel prensip olduğu gözönüne alındığında, yenileme çalışmalarının zaten bu gibi durumlar için yapıldığı, ancak kadastro yenileme çalışmalarının taşınmazın bulunduğu yörede ve genel olarak ülkemizde ihale usulü ile şirketlere yaptırıldığı ve şirketlerce de yeterli ihtimam gösterilmeden bu çalışmaların tamamlandığı böylelikle yenileme kadatrosu ile düzelmesi gereken hataların düzeltilmediği " gerekçesiyle verilen, davanın kabulüne, dava konusu 115 ada 138 ( eski 1170 ) parsel, 115 ada 140 (eski 609 ) parsel, 115 ada 139 (eski 610 ) parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A madde uygulaması sonucu oluşturulan yenileme (uygulama) tutanaklarının iptaline, 115 ada 138 ( eski 1170 ) parsel sayılı taşınmazın; fen bilirkişileri 18.04.2017 tarihli raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen, yenileme sonucu oluşan sınırlara göre 115 ada 140 ( eski 609 ) parsel içerisinde ölçülen 1208,45 m2 lik kısmın ve aynı krokide "B" harfi ile gösterilen yenileme sonucu oluşan sınırlara göre 115 ada 139 ( eski 610 ) parsel içerisinde ölçülen 261,34 m2 lik kısmın, 115 ada 138 ( eski 1170) parselin yüzölçümüne eklenmesi suretiyle ( 4.976,41 + 1.208,45 + 261,34 ) = 6.446,20 m2 yüzölçümü ile 115 ada 138 parsel olarak fen bilirkişileri 18.04.2017 tarihli raporuna ekli kroki ve koordinatlar dikkate alınarak tapuya kayıt ve tesciline, 115 ada 140 parsel sayılı taşınmazın; fen bilirkişileri 18/04/2017 tarihli raporuna ekli krokide "A" ile gösterilen 1.208,45 m2 lik kısım çıktıktan sonra 115 ada 140 parselin geriye kalan kısmının ( 21.272,75 - 1.208,45 ) = 20.064,30 m2 yüzölçümü ile 115 ada 140 parsel olarak fen bilirkişileri 18/04/2017 tarihli raporuna ekli kroki ve koordinatlar dikkate alınarak tapuya kayıt ve tesciline, Davalı 115 ada 139 parsel sayılı taşınmazın; fen bilirkişileri 18.04.2017 tarihli raporuna ekli krokide "B" ile gösterilen 261,34 m2 lik kısım çıktıktan sonra 115 ada 139 parselin geriye kalan kısmının (1.395,46 - 261,34) = 1.134,12 m2 yüzölçümü ile 115 ada 139 parsel olarak, fen bilirkişileri 18.04.2017 tarihli raporuna ekli kroki ve koordinatlar dikkate alınarak tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2021/5988 Esas ve 2021/10822 Karar sayılı ilamıyla " Somut olayda, tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastrosu paftasının çakıştırılması suretiyle düzenlenen teknik bilirkişi raporlarından, uyuşmazlığın, uygulama kadastrosuna yönelik olmadığının, tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı olduğunun anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın tesis kadastro tutanağı dava tarihinden daha önceki tarihte kesinleşmiş olup, kadastro tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın, uygulama kadastrosuna yönelik olmadığı, tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı olduğu gözetilmek suretiyle, mahkemenin görevsizliğine, uygulama kadastro tutanağının olağan usullerle kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine, kadastro tutanağının bir örneği içine konulmak suretiyle dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine " değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a maddesi çalışmalarına itiraz yönünden reddine, davacının bilirkişi raporunda krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen yerlere ilişkin tapu iptali ve tescil davası yönünden işbu dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydına, dava konusu 115 ada 138, 115 ada 139 ve 115 ada 140 parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastrosu uygulama tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de mevcut olmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL' nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.