WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/4980 E.  ,  2024/3322 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/20 E., 2021/16 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Karabük ili ...ilçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, sınır uyuşmazlığı nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçüm hanesi açık bırakılmak suretiyle davacı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar ... ve Ovacuma Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda önceki 12.05.2014 tarihli karar ile; "davanın reddine, dava konusu 124 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan ve fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 33,63 ve 49,52 metrekarelik bölümlerin paftasında yol olarak gösterilmesine, çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri çıkarıldıktan sonra 6.202,73 metrekare yüzölçümü ile tespit malikleri adına tesciline" karar verilmiş; hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.09.2015 tarihli ilamı ile; "davanın, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda yol olarak belirlenen taşınmaz bölümlerine ilişkin olup, aktarılan davanın kapsamında bulunan bu bölümler hakkında Sulh Hukuk Mahkemesince verilen karar henüz kesinleşmeden kadastro tutanağı düzenlenmekle bilirkişi raporunda (A) ve (B) olarak gösterilen bölümlerin yanında 108 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan (C) bölümünün de aktarılan dava kapsamında olduğunun anlaşıldığı, bu durumda 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da dava kapsamına alınıp bu doğrultuda Orman İdaresine de husumet yöneltilerek dava konusu yolun tümü hakkında toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Davacının karar düzeltme talebi üzerine; aynı Daire tarafından 04.04.2017 tarihli karar ile; dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin sair karar düzeltme talepleri yerinde olmadığı, ancak, taraflar arasındaki çekişmeli yolun bir bölümünün 108 ada 1 sayılı, orman niteliği ile tespit edilen taşınmaz içinde kaldığı, ormanların yönetiminin Orman Genel Müdürlüğüne, mülkiyetinin Hazineye ait olduğu kuşkusuz olup, bozma ilamında Orman İdaresine husumet yöneltilmesi gerektiği belirtilmiş olmakla beraber Hazinenin de davaya dahil edilmesi gerektiği hususunun sehven yazılmadığı, hal böyle olunca; yukarıda anlatıldığı üzere; 108 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslının, "davalıdır" şerhi verilerek Tapu Müdürlüğünden istenmesi, Orman İdaresi ile birlikte Hazineye de husumet yöneltilmesi gereğine değinilerek hükmün ilaveli olarak bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davanın reddine, 124 ada 1 nolu parsel içerisinde yer alan ve fen bilirkişilerinin 29.04.2014 tarihli raporlarına ekli haritada (A) rumuzlu 49,52 m2 ve (B) rumuzlu 33,63 m2'lik alanların paftasına yol olarak işlenmesine, 124 ada 1 nolu parselin (A) ve (B) rumuzu ile gösterilen kısımlar düşüldükten sonra 6.202,73 m2 miktarı ile Kadastro Kanunu'nun 30/2 nci maddesi uyarınca, tespit maliklerinin ölü olduğu anlaşıldığından, mirasçıları adına miras hisseleri oranında (hüküm yerinde isimleri ve payları gösterilmek suretiyle) tespit ve tesciline, fen bilirkişilerinin 29.04.2014 tarihli raporlarına ekli haritada (C) rumuzu gösterilen 23.51 m2'lik kısmın 108 ada 1 parsel numaralı Ovaköseler devlet ormanına ilave edilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline" karar verilmiş, hüküm; davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.