WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/4872 E.  ,  2024/2466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/88 E., 2021/42 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle ; "Dava konusu 149 ada 20, 154 ada 1, 221 ada 8 ve 239 ada 44 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 149 ada 20 ile 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu mevkiye "Kiren tarlası" mevkii dendiğini, taşınmazların ...'den geldiğini, üzerlerindeki fındığın ise davalı ... ile eşi tarafından toplandığını beyan etmişler, tespit bilirkişileri ile bir kısım taraf tanıkları ise toplanan fındığın yarısının davacı ...'e verildiğini beyan etmişler, ancak keşif sonrası aldırılan teknik bilirkişi raporunda iki taşınmaz arasından yol geçtiği anlaşılmıştır. Davalının dayandığı, tarafları davalı ... ile davacı ... ve ...'in eşi ... olan 13.06.1995 tarihli senette, "Kiren tarlası namı ile anılan, yolun altındaki fındık bahçesi" ifadesi ile hangi taşınmazın kasdedildiği mahkemece araştırılmadığı gibi, aynı senette " ... bahse konu fındık bahçesinin biz ölene kadar mahsülünü toplayacağız, biz öldükten sonra bu fındık bahçemiz ...'e kalacaktır ..." ifadesi de bulunmasına rağmen sözleşmenin içeriği değerlendirilmemiştir. 221 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; bir kısım yerel bilirkişiler ile davacı tanıkları taşınmazın ...'e ait olup onun tarafından kullanıldığını, bir kısım yerel bilirkişiler ile davalı tanıkları ise taşınmazın ...'ten geldiğini, ancak ... tarafından 1989 tarihli senetle davalıya satıldığını beyan etmişler, ancak davalının dayandığı 27.09.1989 tarihli senet mahallinde uygulanmamıştır. Yine 239 ada 44 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; yerel bilirkişiler ile bir kısım davacı tanıkları taşınmazın ...'e ait olduğunu beyan etmişler, bir kısım tespit bilirkişileri ile taraf tanıkları ise taşınmazın ...'e ait olduğunu ancak kullanmak üzere taşınmazın bir bölümünü davalı ...'e verdiğini beyan etmişler ancak, mahkemece beyanlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi, taşınmazın ... tarafından davalıya kısmen veya tamamen hibe edilip edilmediği, edilmişse hangi bölümlerin hibe edildiği hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 3.06.1995 tarihli senette "...kiren tarlası namı ile anılan yolun altındaki fındık bahçesi..." ifadesinin 154 ada 1 parsel sayılı taşınmaza karşılık gelmesi, "...bahse konu fındık bahçesinin biz ölene kadar mahsulünü toplayacağız, biz öldükten sonra bu fındık bahçemiz ...'e kalacaktır..." ifadesinin davacı ... öldükten sonra 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davalı ...'e kalacağı, davacı ...'ün 11.04.2021 tarihinde vefat ettiği, dolayısıyla taşınmazın mülkiyetinin davalı ...'e kaldığı anlaşılmakla, bu parsel yönünden açılan davanın reddine, 26.12.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda 221 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespit yüzölçümünün 158.72 m2 olduğu, keşif mahallinde okunan senet metninden ve senette geçen hudutların zeminde gösterilmesi istenildiğinde mahalli bilirkişilerin beyanlarından, 27.09.1989 tarihli noter senedinin 221 ada 8 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden açılan davanın reddine, 239 ada 44 parsel ve 149 ada 20 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava; kadastro tespitine itiraz davasıdır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asıl dosya davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.