WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/4794 E.  ,  2024/3802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2569 E., 2022/1012 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/341 E., 2019/258 K.

Taraflar arasındaki galleye müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ...'ya velayeten açılan davada; davacı ...'nın Mülhak Hoybarlı El Hac Sadri Esbak ... Paşa Bin Cafer Ağa Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı 23.01.2016 doğum tarihli ...'in babası olan ...'in davalı Vakfın gelir fazlasına müstehak evladı olduğunun İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/256 Esas ve 1999/639 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile tespit edildiği, davacı küçüğün babası olan ...'in babası olan ...'in de davalı vakfın galle fazlasına müstehak evladı olduğunun aynı karar ile tespit edildiği ve annesi olan ...'in de vakfın son mütevellisi olduğu, bu durumda davacı küçük ...'in hem babası, hem babasının babası olan baba dedesi hem de baba dedesinin annesi, bir başka anlatımla babasının babaannesi dolayısıyla davaya konu Mülhak Hobyarlı El Hac Sadri Esbak ... Paşa Bin Cafer Ağa Vakfı ile nesep bağı bulunduğu ve davalı Vakfa ait vakfiyenin son halinde batın şartının olmayıp her batındaki evladın galle fazlasından istifade edebileceğinin belirtildiği hususlarının iddia, yapılan yargılama sırasında toplanan deliller, vakıf senedi, mahkeme kararları, nüfus kayıtları ve bütün deliller toplandıktan sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen usul ve kanuna uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre; davanın kabulü ile "davacı küçük ...'in dava konusu Mülhak Hobyarlı El Hac Sadri Esbak ... Paşa Bin Cafer Ağa Vakfının gelir fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine" karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf taleplerinin reddine ilişkin kararın bir kez de Başkanlığınızca incelenmesini talep zorunluluğu hasıl olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı ... Müdürlüğünün diğer temyiz itirazları yönünden;
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu (2762 sayılı Kanun) gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.

Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma ... olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.

Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.

Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, ... , İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.

Bu genel açıklamalar sonrası dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava konusu Mülhak El-Hac Sadrı-Esbak ... Paşa Bin Cafer Ağa (Hobyarlı ... ... Paşa) Vakfına ait birden fazla vakfiye ve zeyl vakfiyenin bulunduğu, bunlardan 624 numaralı defterin 163. sayfa 113. sırasında kayıtlı el-Hac Ahmed Paşa bin Cafer Ağa Vakfı'na ait Gurrei Cemaziyelevvel 1153 H. / 24 Temmuz 1740 M tarihli vakfiye, 1602 nolu vakfiye defterinin 223/231 sıra nolu 1. sahife 1. sırasında kayıtlı Gurrei Zilkade 1153 hicri tarihli, aynı defterin 43. sahife 14. sırada kayıtlı olan ve Halep’teki mallarına ilişkin tarihsiz ve yine Halep’teki mallarına ilişkin aynı defterin 47. sahife 15. sırasında kayıtlı olan Gurrei Cemaziyelahir 1160 hicri tarihli vakfiyelerle tesis ettiği vakıflarda galle fazlasının evlada bırakıldığı, diğer vakfiyelerde ise gallenin tamamen hayra tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı vakfiyeler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de; bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/2 nci maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
A.)Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

B.1)Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2.) nolu bentte açıklanana nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (1.) bendindeki "...Vakfının" kelimesinden sonra gelmek üzere "624 numaralı defterin 163. sayfa 113. sırasında kayıtlı el-Hac Ahmed Paşa bin Cafer Ağa Vakfı''na ait Gurrei Cemaziyelevvel 1153 H. / 24 Temmuz 1740 M tarihli vakfiye, 1602 nolu vakfiye defterinin 223/231 sıra nolu 1. sahife 1. sırasında kayıtlı Gurrei Zilkade 1153 hicri tarihli, aynı defterin 43. sahife 14. sırada kayıtlı olan ve Halep’teki mallarına ilişkin tarihsiz ve yine Halep’teki mallarına ilişkin aynı defterin 47. sahife 15. sırasında kayıtlı olan Gurrei Cemaziyelahir 1160 hicri tarihli vakfiyelerle tesis ettiği vakıflarda" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2 nci maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

B.2) Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.