WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/4657 E.  ,  2023/3574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1890 E., 2022/173 K.
KARAR : Davanın Reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/85 E., 2021/169 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat, 3402 ... Kanunun 41. maddesine dayalı düzeltme istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasına gerekçesi düzeltilmek suretiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sonucunda; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan kök 2038 parsel ... 41.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1969 yılında ... ... adına tespit ve tescil edilmiş, 20.02.1975 yılında kök 2038 parselde yapılan ifraz ve satış nedeniyle 3042 parsel ... 4450,00 m2 yüzölçümüyle davacıların murisi ... ... adına, geri kalan kısmı 3043 parsel ... 37.500,00 m2 yüzölçümlü olarak yine ... ... adına tapuya tescil edilmiş, bilahare 3043 parselde 05.05.1975 tarihinde yapılan ikinci bir ifraz ve satış nedeniyle 3048 parsel ... 4450,00 m2 yüzölçümüyle davacı İdris ... adına, geri kalan kısmı 3049 parsel numarasıyla 33.050,00 m2 yüzölçümüyle ... ... adına tapu kaydı oluşmuştur. Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satış nedeniyle 3049 parsel ... taşınmaz 22.01.2018 tarihinde davalı ... adına tescil edilmiştir.

2. Davacılar vekili asıl davada verdiği dava dilekçesinde; davacıların ... ...'un aldıkları taşınmazları 1977 yılında ev ve ahır yaparak iyi niyetli nizasız ve fasılasız zilyetlik ettikleri, 2017 yılında yapılan kadastro çalışmasında taşınmazda kayma meydana geldiğinin söylendiği, taşınmazların 100 yıldır sınırının hiç değişmediği, davacı iyiniyetli olarak parseli 20 yılı aşkın zamandan beri tapulu yeri olarak kullandığından TMK m.713 uyarınca tescile hak sahibi olduğu, yine davacıların iyiniyetli 3.kişi olduğu ve TMK m. 1007 uyarınca devletin kusursuz sorumluğunun olduğu, tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devletin sorumlu olduğu, davacıların tapu sicilinin tutulmasından dolayı bir zararı ve bu zararın tapu sicilinin ihmal sonucu aykırı tutulması arasında nedensellik bağı olduğunu bu nedenle davalı adına 3049 parselden tapu kayıtlarının ve paftadaki yanlış sınırlarının iptali ile 3042 ve 3048 parselin 33 yıldır kullanıldığı alanda kalıp sınırlarının bu şekilde tespit ve davacılar adına tesciline, paftada bu şekilde tersimatın 2038 ve 3043 parsellerin ve sonradan 1975 yılında yapılan ifraz işleminin ve sınırların düzeltilerek tapuya tesciline, paftaya tersimatına, davacıların kullandığı taşınmazların TMK m. 1023 ve 713. Maddeleri gereğince davacılar adına tesciline, tapu iptali tescili ve sınırların düzeltilerek tersimatına karar verilemediği taktirde; TMK m. 1007 uyarınca şimdilik 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

3. Davacılar vekili birleşen davada verdiği dava dilekçesinde; davacılar ve davalı adına kayıtlı taşınmazların sınırları bazındaki kullanımının 100 yıldır değişmediğini, 2017 yılında parsellerin bulunduğu alanda resmi olmayan bir ölçüm yapıldığını ve ölçüm sonucunda sınırda kayma olduğunun söylendiğini, yapılan hatanın düzeltilmesi taleple dilekçe yazıldığını, verilen cevapta ifraz soncu oluşan parsellerde zeminde kullanım farklı olduğundan ve ifraz işlemleri maliklerin kendi rızalarına göre yapıldığından söz konusu parsellerin 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 41.maddesi kapsamında düzeltilmeyeceğinin belirtildiğini, bu dilekçeye itiraz ettiklerini ancak itiraza bugüne karar cevap verilmediğini ileri sürerek, zeminde kullanımında bir değişikliği olmayan 3042, 3048 ve 3049 ... parsellere ilişkin tapuda ve paftada miktar ve sınır değişikliğine ilişkin 3402 ... Kanun'un 41. maddesine göre düzeltme talebinin reddi kararının kaldırılmasını ve düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazı 02/01/2018 tarihinde ... Satış Memurluğunun 2017/26 Satış dosyasında yapılan ihaleden satın aldığını, davanın müvekkiline yönetilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların 1975 yılında yapıldığını, 40 yıldan fazla sürenin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların taşınmazları plan ve projeye uygun olarak kullanmadıklarını, ev ve ahırı davalının taşınmazın içerisinde yaptıklarını, dava konusu taşınmazlarda TMK 713. maddesi uyarınca iyiniyetli iktisabın olmadığını, davacının herhangi bir ölçüm yaptırmadan kendi değerlendirmesiyle davalı parsellerin kuzeybatıya ve batıya kaymış olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını savunarak davanın öncelikle husumet ve zamanaşımı yönünden incelenerek reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, husumet ve dava şartlarının oluşmadığını, tek bir dava ile bütün taleplerin aynı davada istemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.Asıl dava yönünden, 3402 ... Kanunun 41. maddesi uyarınca teknik hataların düzeltilmesi istemlerinde dava öncesinde Kurum'a başvuru zorunlu olduğu, davacıların başvurularının idarece reddedildiği, davacıların bunun üzerine fiili sınır ile tesis kadastrosu paftasındaki sınırlandırmanın hatalı olduğunu belirterek davalı ... aleyhine fiili duruma uygun olarak düzeltme istemiyle tapu iptal tescil davası ikame ettikleri, yapılan keşif, tanzim edilen rapor, incelenen hava fotoğrafları, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazlar arasında sabit sayılabilecek sınır bulgusuna rastlanmamakla birlikte taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın sınır ihtilafı olduğu, isteğe bağlı ifrazlar neticesinde oluşan sınırlarda ise KK 41 veya 22/a maddesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık da bulunmadığı, her ne kadar Kadastro 41 maddesinden kaynaklanan hatalarda zamanaşımı veya hak düşürücü süre işlemez ise de mülkiyet ihtilafı yönünden KK 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden, davanın dinlenme olanağı bulunmadığından asıl davanın usulden reddi gerektiği,

2. Birleşen davada ise talep sonucu idarece verilen red kararının kaldırılarak düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi şeklinde ileri sürüldüğünden 3402 ... Kanun'un 41. maddesinin açık düzenlemesi gereğince düzeltme işlemini yapacak merciin Kadastro Müdürlüğü olduğu, adli yargı mercilerinin idarenin yerine geçip idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde karar vermesinin de mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği,

3. 4721 ... TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinin ''Tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devlet sorumludur.'' hükmünü içerdiği, TMK 1007. maddesine dayalı söz konusu tazminat istemini içeren davalarda davanın dayanağı, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olması olgusunun olduğu, bu madde kapsamında tazminat talep edilebilmesi için davacıların mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olması gerektiği, oysa asıl talep yönünden de irdelendiği üzere bu yönden iptal edilen bir tapu kaydı ve mülkiyet ihlali bulunmamakla beraber uyuşmazlığın esas konusu mülkiyet ihtilafına sebep veren olay da davacılardan kaynaklanan 1975 tarihli isteğe bağlı ifraz işlemleri olduğu, tazminat istemi yönünden yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle,

Asıl davanın; hak düşürücü süre nedeniyle reddine, yasal şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine, birleşen davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın Kadastro Kanunu 41. maddeye göre düzeltme, tersimat ve ölçümün giderilmesi talepli olarak açılmış olduğunu, bu maddenin uygulanmasında hak düşürücü sürenin aranmayacağını, davacıların tapulu yerlerin şu an kullandıkları sınır ile davalının murisi ... ...'dan iyiniyetli 3. Kişi olarak satın aldıklarını, davacıların şu anki fiili kullandıkları haliyle 1975 yılından bu yana kullandıklarını, davacıların bu kullanımına ne davalının ne de davalının murislerinin itiraz etmediğini, tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarının da bu yönde olduğunu, dava konusu yerin davalı tarafça hiç kullanılmadı, dosyanın mahiyeti dikkate alındığında tek kişilik raporun yeterli olmadığını, harita mühendisinin aynı zamanda ... Kadastro Müdürlüğünde çalıştığını, raporun hükme esas alınmayacağını, keşifte bilirkişi tarafından inceleme ve ölçü yapılmadığı için TMK 713/2.maddesine göre tapu iptali ve tescili istenen kısmın raporda krokide gösterilmediğini, yüzölçümü hesaplanmadığını, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tüm zararlardan TMK 1007.madde uyarınca Devletin sorumlu olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.Asıl davanın, tapu iptali ve tescil ile taşınmaz sınırlarının düzeltilerek tersimi istemi ve terditli olarak TMK 1007. Maddesine dayalı tazminatı istemine: birleşen davanın ise davacıların 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine dayanarak yaptığı teknik hataların düzeltilmesi isteminin Kadastro Müdürlüğünce reddedilmesi üzerine, dava konusu taşınmazların kadastro çalışması sırasında yapılan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan ... fenni hataların Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca düzeltilmesi istemiyle açıldığı,

2. 3402 ... Kadastro Kanununun 12/3.maddesinin uygulanabilmesi için davanın kadastro tespitine itiraza ilişkin olması ve dayanılan hakkın da tespit öncesine dayanması gerektiği, somut davada ise davacı tarafça taşınmazın 1969 yılında kesinleşen tesis kadastrosundaki sınırlarına ve hatalara değil, sonrasında ifrazla oluşan ve 33 yıldır kullandıkları sınırlara aykırı oluşturulduğunu iddia ettikleri sınırlara itiraz edilerek, durumun tesis kadastrosundaki haline getirilmesi istenildiğinden, ana davadaki sınırların düzeltilerek tapu iptali ve tescil isteminin Kadastro Kanununun 12/3.maddesi kapsamında olmadığı halde ilk Derece Mahkemesince bu madde gereğince reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, söz konusu ifraz işlemlerinin maliklerinin kendi istemleri doğrultusunda gerçekleştirilerek kesinleştiği; bu şekilde ifraz işlemine tabi tutulan 2038 ve 3043 nolu parsellerin sayısallaştırma sonucunun paftasıyla uyumlu olduğu; ifraz sonucu oluşan sınırların geldisi olan 3043 ve 2038 parsellerin kadastral sınırlarıyla bir aykırılık oluşturmadığı; davacı tarafça bu ifraz işlemlerinin tespit kadastrosu sonrasında oluşan kullanım durumuna aykırı olduğu iddia edilmekle birlikte, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun "Hataların Düzeltilmesi" başlıklı 41. maddesi, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan ... hataların Kadastro Müdürlüğünce düzeltilmesine ilişkin bir yasal düzenleme olup, somut davada ise ifraz tarihindeki maliklerin kendi talepleri doğrultusunda gerçekleştirilen ifraz işlemleri sonucunda yine maliklerin istemleri doğrultusunda oluşturulan parsel sınırlarının, ifraz işlemi sonrasında bu sınırlara uygun olmayan fiili kullanım durumuna göre düzeltilmesi isteminin Kadastro Kanunu'nun 41.maddesi kapsamında düzeltilmesi gereken hatalar kapsamında bulunmadığından ve davacılar tarafından da bu ifraz işlemleri sonucu oluşan tapu kayıtlarının çapa dayalı olarak satın alınmış olunması karşısında bu kanun kapsamında düzeltme ve tapu iptali işlemi yapılamayacağından, ana davadaki tapu iptali ve tescil isteminin bu sebeple reddinin gerektiği; dolayısıyla söz konusu ifraz işlemlerinin maliklerinin rızasıyla oluşturulmuş olması nedeniyle tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan bir zarar da bulunmadığı anlaşıldığından terditli tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı,

3. Birleşen dava yönüyle; davacı tarafın, davadan önce Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca dava konusu parselin sınırlarının düzeltilmesi yönündeki isteminin Kadastro Müdürlüğünce reddedildiği, düzeltme isteminin reddine karşı dava açılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığı, idarece düzeltme isteminin reddine dair verilen kararlara karşı veya madde metnindeki 30 günlük sürenin dolup tapu kaydına işlenmesinden sonra açılacak davalarda görevli mahkemenin neresi olduğu konusunda Kadastro Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığından, bu tür davalarda görevin, 6100 ... HMK'daki genel hükümler uyarınca belirleneceği, ve ihtilafın çekişmeli yargı işi olduğundan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu, bu sebeple davacıların bu davayı açmakta aktif dava ehliyetleri bulunduğundan ilk derece mahkemesince davanın esası hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucunda davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ve davanın yukarıda açıklanan açıklanan sebeplerle ispatlanamadığından reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle;

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli 2018/85 Esas 2021/169 Karar ... kararının HMK'nun 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın yeniden esasına ilişkin olarak; asıl davadaki istemlerin ve birleşen davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacılar lehine tapu iptali ve tescil, tazminat, 3402 ... kanunun 41. Maddesine dayalı düzeltme isteminin oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 41inci maddesi , 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713, 1007 ve 1023 üncü maddeleri.
2. 4721 ... Kanun'un 713/2 inci maddesi; "Aynı kosullar altında, maliki tapu kütügünden anlasılamayan veya yirmi yıl önce (*) (**) hakkında gaiplik kararı verilmis bir kimse adına kayıtlı bulunan tasınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o tasınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütügüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. ((*) (**) Bu fıkrada yer alan “… ölmüş ya da…” kelimeleri Anayasa Mahkemesi’nin 17/3/2011 tarihli ve E.: 2009/58, K.: 2011/52 ... ararıyla iptal edilmiştir.)
1023. maddesinde; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" hükmü getirilmiştir.

3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede davacılar vekilinin sair talepleri yerinde değildir.

2. Ancak; davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davacıların ... ...'un aldıkları taşınmazlara 1977 yılında ev ve ahır yaparak iyi niyetli nizasız ve fasılasız zilyetlik ettikleri, 2017 yılında yapılan kadastro çalışmasında taşınmazda kayma meydana geldiğinin söylendiğini, taşınmazların 100 yıldır sınırının hiç değişmediği, davacıların iyiniyetli olarak parseli 20 yılı aşkın zamandan beri tapulu yeri olarak kullandığından TMK m.713 uyarınca tescile hak sahibi olduğunu, yine davacıların iyiniyetli 3. kişi olduğunu öne sürerek dava açmış, yapılan keşif sonucunda verilen esas hakkındaki beyan dilekçesinde 4721 ... Kanun'un 713/2 inci maddesindeki şartların davacılar lehine gerçekleştiği halde bilirkişi raporunda bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılmadığı belirterek davacıların zilyetliğinde olan bölümlerin bu nedenle davacılar adına tescilini istediğini beyan etmiş ve bu taleplerine ilişkin emsal kararları da dilekçesine eklemiştir.

İlk Derece Mahkemesince asıl davada ve birleşen davanın nitelendirmesinde hataya düşüldüğü ve kararın gerekçesinin dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı tartışmasız olup, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda (IV.C) bendinde anlatıldığı üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ve davanın kapsamı belirlenerek ve bu yönde gerekçesinin de düzeltiği görülmektedir.

Ne var ki; davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde 4721 ... Kanun'un 713/2 inci maddesine göre tapu iptali ve tescil isteminin olduğu özellikle belirtildiği ve temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının istinaf sebepleri kısmında da bu hususun belirtilmesine rağmen, özellikle asıl davanın terditli olarak açılması ve ayrıca birleşen davanın da bulunması nedeniyle bu talep yönüyle bir gerekçe sunulmaksızın diğer talepler yönüyle değerlendirme yapılarak açılan davaların reddi gerektiğine dair karar verdiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; davacıların 4721 ... Kanun'un 713/2 inci maddesine göre dava konusu taşınmaz hakkında açtıkları tapu iptali ve tescil talebi hakkında da olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken gözden kaçırılması suretiyle diğer talepler hakkında karar verilmesi isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlere kabulü ile hüküm bozulmuştur.

V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (V.C.3.2) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.