8. Hukuk Dairesi 2022/460 E. , 2023/3527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1321 Esas 2021/2241 Karar
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2007/1297 Esas 2019/54 Karar
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan, dava konusu 119 ada 5 ... taşınmaz,7.530,26 metrekare yüz ölçümü ile 53 nolu Toprak Tevzi Komisyonunun 23 parsel numarası altında olduğu ve işgalcileri belirtilerek mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir.
2.Davacılar vekilleri, ... ili ... ilçesi Yocalık Köyünde bulunan 119 ada 5 parsel ... taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın vekil edenlerine miras yolu ile intikal ettiğini, 90-10 yıldır zilyet olduklarını belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın vekil edenleri adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzii komisyonunca mera olarak tespit edilen 17, 18 ,19, 21, 22, 23 ve 24 parsel ... taşınmazlar kapsamında olduğunu, kadimden beri mera olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı Hazine dayanağı olan 23 numaralı toprak tevzi parseli kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişileri, tanık beyanları, bilirkişi raporları, davalı köy tüzel kişiliği temsilcisinin kabul beyanı ve toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarından uzun yıllar önce yaklaşık 100 yıldır davacı ve bayileri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir zaman mera, yaylak yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı ve zemin üzerinde fiili olarak bölündüğü, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda da taşınmazın 1955, 1968, 1988 tarihlerinde de meyve bahçesi ve biçenek arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, gerek belirtmelik tutanağında gerekse tablendigatif tutanağında davalı taşınmazın kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davalı Hazinenin ise dava konusu taşınmazın mera olduğunu ispatlar nitelikte 53 no.lu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı anlaşılmakla; davacıların evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde belirlenen mera kaydının öncesinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatladığı görüldüğü gerekçesi ile, davanın kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü 119 ada 5 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 08,06,2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 2261,09 m2'lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek ... oğlu 1950 doğumlu ... adına bir katlı ahır ve bahçesi vasfı ile, aynı raporda B harfi ile gösterilen 5269,17 m2lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek ... oğlu 1954 doğumlu ... adına bir katlı betonarme ahır ve bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılması gerektiğini, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu (3083 ... Kanun) hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1936 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 ... Kanun'un 14 ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılması gerektiğini, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 16/B, 46 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar aşağıda açıklanan bent dışında usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de yöntemince ve yeterince 40-100 dönüm araştırması yapılmamıştır. Şöyle ki, 3402 ... Kanun'un 14. maddesinde, belgesiz zilyetlik yolu ile en fazla kuru arazide 100 dönüm, sulu arazide ise 40 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği hüküm altına alınmış olup, Dairece aynı günde temyiz incelemesi yapılan ve bir kısım davacıları ortak olan ... Kadastro Mahkemesinin 2007/1337 Esas, 2019/24 Karar 2007/1296 Esas, 2019/37 Karar ... dosyalarındaki davacı ...'ya verilen miktar toplamı ile Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.11.2007 tarihli yazısı uyarınca davacı ...'nın senetsizden edindiği miktar da göz önüne alındığında 100 dönüm sınırlamasını aştığı görülmekte ise de, gelen yazı cevaplarında sadece miktarlar yazılı olduğundan taşınmazların senetsizden edinilip edinilmediği hususu her türlü tereddütten uzak olarak tespit edilememiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince, davacı adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, (Mahkemece, her ne kadar senetsiz edinim miktarları dosya arasına alınmış ise de, dosya arasında sadece “belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi” konulmakla yetinilmiş, taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları ve varsa mahkeme ilamları dosya arasına alınmamıştır.) az yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen, halen derdest ve bir kısım davacıları aynı olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirme yapılmalı, yine, aynı davacı tarafından belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde davalar bulunması halinde bunların da denetimi yapılmalı, son olarak belgesiz zilyetlik yolu ile edinilecek miktar sınırının aşılması halinde dava konusu taşınmazlar yönünden davacıya tercih hakkı tanınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle reddine,
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!