WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/4592 E.  ,  2024/1638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1249 E., 2022/1201 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/238 E., 2021/105 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, Mersin ili Erdemli ilçesi Kumkuyu Yemişkumu 175 ada 143 parsel sayılı taşınmaz Maliye Hâzinesine ait olup davacılar ve murisleri olan ... tarafından yaklaşık 13 senedir kullanılmakta olup muris adına buranın ecrimisili Milli Emlak Müdürlüğüne ödendiği, şikayet edenler yurt dışında yaşamakta olduğundan ve annelerinin yıllardır yurt dışında yaşadığı için doğal hayatı yaşaması için bu yerin kullanım hakkı muris adına alındığı ve bugünkü halini alana kadar 13 senedir her türlü emek ve bakımı yaptırıldığını, dava konusu taşınmazı 2009 (yılından beri ecrimisilini ödemek suretiyle imar ve ihya ettikleri, Bu taşınmaz içerisine kapama bahçe (zeytin, nektarin, karadut, kayısı, şeftali, limon ve ceviz dikip, 1300 m den su sondaj kuyusu açtırarak 9 bin dolara yüksek inçli motor sulama boruları döşedikleri,davalı ile müvekkillerin murisi anneleri arasında yaklaşık 2 yıldır arkadaşlık başladığı, muris hastalığını öğrendikten ve tedaviye başladıktan itibaren çocuklar yurt dışında iken, hem bahçe hem dava ve hastalıkla ilgilenmekten yorulduğu için davalıdan yardım aldıkları, söz konusu şahsın murisin sağlığında kötü niyetli olarak annelerinin yatırması için kendisine verdiği parayı kendi adına yatırdığını, murisin vefatından sonra hemen tespit yaptırtarak muhtar ve yalancı şahitlerle buranın kullanımını üzerine aldıklarını öğrendiklerini belirterek davalı adına yapılan hatalı tespitin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu yerin Hazine adına kayıtlı olup orman dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, Milli Emlak Müdürlüğünce yapılmış olan geçerli bir zilyetlik tespiti olmadığı ve tapuda buna ilişkin şerh bulunmadığı, davalının yalnızca işgalci konumunda olduğu, buna ilişkin ecrimisil bedeli ödediği, işgalciliğin mirasçılara geçen bir hak olmadığı, fiili bir durumdan ibaret olduğu ve muhdesatların aidiyet şerhine ilişkin davacılar vekilinin sunduğu emsal kararlar doğrultusunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca tapunun beyanlar hanesine şerh verilemeyeceği, bu maddenin kadastro çalışmalarının yapıldığı zaman dilimine özgü olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen orman sınırı içinde kalan taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılabileceği, dava konusu taşınmazın taşlık çalılık vasfıyla Hazine adına hükmen tescil edildiği, 6292 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir idari işleme tabi tutulmadığı ve davalı adına yapılmış bir tespit de bulunmadığı, gerçek kişiler tarafından idareyi işlem yapmaya zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.