WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/4422 E.  ,  2024/1512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, Erzincan ili Merkez ilçesi Güllüce Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1117 parsel ... 11.180,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 121 ada 124 parsel numarasıyla 9.592,31 m2 yüzölçümlü olarak ve tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1118 parsel ... 11.400,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 121 ada 125 parsel numarasıyla 12.512,65 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazine adına kayıtlı bulunan Erzincan ili Merkez ilçesi Güllüce Mahallesi eski 1117 yeni 121 ada 124 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve eksikliğin komşu 121 ada 125 parsel ... taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesine talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, usule ilişin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, " uygulama kadastrosu sırasında, dava konusunu oluşturan parsellerin ortak sınırının tespitinde zemindeki tumpa uyulduğunun görüldüğü, mahalli bilirkişi beyanlarında, bu tumpun kadim olduğunun belirtildiği, ancak dava konusu yerde 1971 yılında "toplulaştırma işlemi" yapıldığı ve arazilerin daha kullanışlı hale getirilmesi için fiziki zemindeki sınırlardan farklı olarak sınır tespitini içeren bu çalışma nedeniyle, fiziki zemindeki sınırın önemini yitirmiş olduğu, dava konusu sınırın 1971 yılında toplulaştırma işlemiyle oluşturulan tesis kadastrosu paftasına uyularak tespitinin gerektiği, tesis paftası esas alınarak oluşturulan sınıra göre, bilirkişi raporu ve ekli krokilerde "A" harfi ile gösterilen alanın davalı tarafa ait parselden ifraz edilerek; davacı Hazineye ait parsele eklenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu eklemeye rağmen dava dilekçesinde talep edilen yüzölçümüne ulaşılamadığı, Bu farklılığın tesis kadastrosundaki alan hesap hatasının yanı sıra, dava konusu yapılmayan ve yenileme çalışmalarında 121 ada 122 parsel olarak tespit gören mera vasıflı taşınmazdan kaynaklandığı " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 121 ada 124 ve 125 parsel ... taşınmazların uygulama tespitinin iptaline, teknik bilirkişinin 28.09.2021 tarihli (havale 29.09.2021) raporuna ekli krokide, "A" harfiyle gösterilen 736,37 m2' lik alanın ifrazı ile davacı Hazineye ait 121 ada 124 nolu taşınmaza eklenmesine; 121 ada 124 (eski 1117) parsel ... taşınmazın 10.328,68, 121 ada 125 (eski 1118) parsel ... taşınmazın 11.776,28 m2 yüzölçümleriyle tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,

Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.