8. Hukuk Dairesi 2022/3782 E. , 2024/1643 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/416 E., 2021/916 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/5 E., 2020/17 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine/görevsizliğe karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ve davacı ... mirasçılarından ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen 2014/415 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosya davacısı ... vekili; Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Köyünde 27843 ada 73, 188 ve 191 sayılı taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesine göre Hazine adına kadastro tespitinin yapıldığını, davacıların kullanımında olan yerlerden bir kısmının 188 ve 191 parsel sayılı taşınmazların bir kısmında davalıların zilyet gösterildiğini, 27843 ada 188 parsel sayılı taşınmaz yönünden ayrı dava açıldığını, dava konusu taşınmazlarda davacıların zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek son tespitte 27843 ada 191 parsel sayılı taşınmazın krokide (A1) ile işaretli 1.799,38 m², (A2) ile işaretli 853,48 m², (A3) ile işaretli 887,87 m²'lik kısımlarına ilişkin kadastro tespitinin iptali, bu kısımların kullanıcısının davacılar olduğunun taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2014/523 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili; 27843 ada 191 parsel sayılı taşınmazın 1000 m²'lik bölümünün zilyetlik devir sözleşmesi ile ... ...'den satın aldığını, taşınmazın miktarının davalı lehine artış yapılarak davacının zilyetliğindeki yerin gerçek zilyetliğindeki yerden eksik ölçüldüğünü ileri sürerek taşınmazın 1000 m²'lik bölümünün davalı adına olan kullanıcı şerhinin iptali ile davacı adına tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini talep ve dava etmiş, Antalya Kadastro Mahkemesinin 2012/608 Esas sayılı dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen 2012/619 Esas sayılı dosya davacısı ...; 278 ada 191 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına kullanıcı olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Antalya Kadastro Mahkemesinin 19.12.2014 tarih 2012/619 - 2012/753 E - K sayılı ilamı ile Antalya Kadastro Mahkemesinin 2012/608 Esas sayılı dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan birleştirilmesine karar verilmiştir.
Asli müdahil ... 15.02.2016 tarihli dilekçe ile; 27843 ada 191 parselde (A13) ile gösterilen 502.89 m2 ve eşi ...'nın kullanıcısı ve hak sahibi olduğu, 1000 m² arsaya ilişkin olarak müdahale talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'in davasının ve birleşen 2014/523 Esas sayılı dava davacısı ...'nın davasının ispatlanamadığından reddine, birleşen 2012/619 Esas sayılı dosya davacısı ...'in davasının davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu, diğer davalılar yönünden ise dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, müdahil ...'nın (A13) bölümü hakkındaki isteminin mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiş; birleşen 2014/523 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili ve davacı ... mirasçıları istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava tarihi itibariyle şerh konulması talep edilen taşınmaz veya taşınmaz bölümünün değerinin belirlenmesi ve eksik harcın ikmalinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi, daha sonra taraflarca ileri sürülen deliller toplanmak suretiyle bir hüküm tesisi gerekirken, dava değeri belirlenmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince 2019/5 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; asıl dosya davacısı ...'in dava konusu parselin (A1), (A2) ve (A3) bölümü kendisinin zilyetliğinde olduğu iddiasıyla tespitin iptaliyle adına kullanıcı tespiti yapılması davasının keşifte dinlenilen yerel bilirkişinin davacının bu kısımlarla ilgilenmediğini ve devralan kişilere kadar yıllarca boş kaldığını söylemesi; bilirkişi raporunda 10.06.2009 tarihli uydu görüntüsünde (A1-A2-A3) bölümlerinin makilik iken 05.06.2012 tarihli ve 03.04.2014 tarihli uydu görüntülerinde ancak çalılarının temizlenmiş durumda bulunması ve 09.01.2016 tarihli uydu görüntüsünde ekim dikim yapıldığının belirtildiği, 31.12.2011 tarihi itibariyle kullanılan araziler olmadıkları anlaşıldığından davacı ...'in davasının sübut bulmadığından reddine,
Birleşen 2012/619 Esas sayılı dosya davacısı ...'in dava konusu parselin tamamının kullanımında olduğu iddia edilmekle birlikte, tanığının dava konusu taşınmazları ekmediğine dair beyanı da dikkate alınarak ve kullanımsız olarak şerh verilen (A9) ile gösterilen kısmın 2012 yılı uydu görüntüsünde temizlenmeye başladığı hususları beraber değerlendirildiğinde, davacının davalı olarak gösterdiği ...'ın parselde adına kullanıcı veya muhdesat tespiti yapılan bir kişi olmadığı anlaşıldığından ... adlı kişiye yöneltilen davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine; diğer davalılar yönünden ise sübut bulmadığından reddine,
Birleşen 2014/523 Esas sayılı dosya davacısı ... tarafından kendisi adına kullanıcı tespitli (A2) bölümünün yanında bulunan bu kısmın, sunduğu tarihsiz “Zilliyetlik Devir Sözleşmesi”nin (A2) bölümüyle birlikte kapsamında kaldığı dinlenenlerin beyanlarıyla anlaşılmakla birlikte, kendi tanıklarının da açıkladığı gibi bu kısmın tespitten önceki tarihlerden (kendisine devreden ... ...'in oğlu olan) tanığı ...'in anlatımına göre tespitten önceki birkaç yıldır davacının değil davalı ...'in kullanımında olduğu anlaşıldığından ve davacının sözleşme ile devraldığı yere dahil olması zilyetliğiyle birleşmediği sürece davacıya kullanıcı sıfatı hakkını kazandırmaya yetmeyeceğinden, davacının kullanımında olmadığı anlaşılan davacı ...'nın (A3-1) ile gösterilen kısım hakkındaki davasının reddine;
Müdahil Yurdagül Güzelkara sunduğu Antalya 4. Noterliğinin 26/06/2015 tarihli 13730 yevmiye nolu “Muvafakatname” başlıklı belgeye göre talebi tespit tarihinden sonra doğan bir hakka ilişkin olup Kadastro Mahkemesince incelenemeyeceğinden müdahilin (A13) ile ilgili kısım yönünden
Müdahil Meral Buldukun sunduğu Antalya 17. Noterliğinin 27.06.2019 tarihli muvafakatnamesi uyarınca talebi tespit tarihinden sonra doğan bir hakka ilişkin olup Kadastro Mahkemesince incelenemeyeceğinden müdahilin (A4) ile ilgili kısım yönünden Mahkemenin görevsizliğine, 27843 ada 191 parsel numaralı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 Sayılı Kanun) ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere parselin tespit gibi tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karara karşı davacı ... vekili ve davacı ... mirasçılarından ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm birleşen 2014/415 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen 2014/415 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Birleşen 2014/415 Esas sayılı dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!